
Su, Allah’ın insanlığa verdiği en büyük nimetlerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de, “Her canlı şeyi sudan yarattık.” buyrularak suyun hayatın temel kaynağı olduğu bildirilmiştir.
Ancak günümüzde milyonlarca insan, kaynağından değil, plastik damacanaların içinden su tüketiyor. Peki, her gün evimize giren bu damacanalar gerçekten ne kadar güvenli?
Bu soru artık sadece bir tüketici tercihi değil; aynı zamanda halk sağlığı meselesidir.

Bilim insanlarının ortak görüşü şu:
Ruhsatlı ve denetlenen damacana sular, uygun şartlarda kullanıldığında doğrudan “zararlıdır” demek doğru değildir.
Türkiye’de ambalajlı sular Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılıyor ve düzenli mikrobiyolojik ile kimyasal analizlerden geçiriliyor.
Ancak asıl risk çoğu zaman suyun kendisinden değil;
gibi etkenlerden kaynaklanabiliyor.
Yaz aylarında birçok kişi market önlerinde veya kamyon kasalarında saatlerce güneş altında bekleyen damacanaları görüyor.
Isı arttıkça plastik ambalajlardan suya kimyasal geçiş ihtimali konusunda uzun yıllardır bilimsel tartışmalar sürüyor.
Bazı araştırmalar, izin verilen sınırların altında olduğunu belirtirken, birçok uzman da özellikle yüksek sıcaklıklarda plastik temasının mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini ifade ediyor.
Dolayısıyla;
“Güneşte beklemiş damacanayı gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz.” demek de,
“Kesinlikle zehirlidir.” demek de bilimsel olarak doğru değildir.
Son yıllarda dünyanın en önemli çevre ve sağlık başlıklarından biri mikroplastikler oldu.
Araştırmalar yalnızca damacana sularında değil;
Bu nedenle mesele sadece damacana değil; modern plastik kullanımının tamamıdır.
Bilim insanları mikroplastiklerin uzun vadeli etkileri konusunda araştırmaların sürdüğünü belirtiyor.
Birçok uzmanın dikkat çektiği başka bir konu ise su sebilleri.
Damacana ilk açıldığında güvenli olsa bile;
bakteri oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.
Bu nedenle bazı uzmanlara göre evlerde kullanılan sebillerin belirli aralıklarla profesyonel şekilde temizlenmesi gerekiyor.
Sağlıklı su tüketmek isteyen vatandaşlar şu hususlara dikkat etmeli:
Bugün insanlar neden kaynak suyuna ulaşamıyor?
Neden doğal kaynaklarımızın büyük bölümü ticarileşti?
Neden şehirlerde yaşayan milyonlarca insan plastik ambalaja mahkûm hale geldi?
Belki de tartışılması gereken esas mesele budur.
Çünkü su ticari bir meta olmaktan önce Allah’ın bütün insanlığa ortak nimetidir.
Bugün elimizdeki bilimsel veriler, ruhsatlı damacana suların tamamen güvensiz olduğunu göstermiyor.
Ancak plastik kullanımının azaltılması, hijyen kurallarına uyulması ve tüketicilerin bilinçli davranması gerektiği konusunda ciddi uyarılar bulunuyor.
Su hayatın kaynağıdır.
Hayat kaynağımızı korumak ise hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur.
İSLAMİ HABER “MİRAT”