
HER ZULMÜN, GÜNAHIN CEZASI; KENDİ CİNSİNDENDİR.
İnsanlık için en büyük tehdit ve tehlike haline gelen zulüm; zorbalığa, barbarlığa ve orman kanununa dönüşmüştür. İstediği her bir şey için tek bir kelime; “VER!” diyor o kadar. Oysa tek taraflı verilen her kararın, senaryonun, dağa kaldırmanın tek bir adı vardır; zulüm, vahşet, barbarlık ve haydutluk. Vermeyeni de DEPORT edip başkanlıktan köleliğe ve meçhul sona mahkum ediyor. Ardından da övünerek meydan okuyor: “GÜÇLÜYÜM, ÖLÜMCÜLÜM VE DÜNYANIN KRALI BENİM.”
Avrupa’nın burnu havada başkanları, başbakanları ve de kralları; hepinize geçmiş olsun, gördüğünüz göreceğiniz bu kadar ve buraya kadar… Doğurduğunuz evlat, kurduğunuz devlet, demoklasin kılıcı gibi başınızda; size kan kusturacak. Etme bulma dünyası dedikleri; tam da bu. Kızılderililere ne yaptıysanız; aynıyla siz de belanızı bulacaksınız. boşuna dememişler: “dedesi erik yer torununun dişi kamaşır” diye…
Siz ey Batı! Latin Amerika’yı ele geçirdiğiniz zaman oradaki Astekler, Mayalar, İnkaları inci çıkartmak üzere derinlere dalsın diye arkalarına taş bağlayıp denize atıyordunuz ve oracıkta ciğerleri patlayarak ölüyorlardı. Sizin de ödünüz patlayacak, uykularınız kaçacak ve ölüm korkusu acı acı sizi de tutacak, ölmeden ölen, iki ayaklı tabutlara döneceksiniz.… çünkü zalimler kendi kaderlerini, kendi elleriyle yazar.
Otorite, yönetim, iktidar, vicdanı olmayan ellerde ölümcül, tehlikeli bir silaha dönüşür. Ama her zulüm, zorbalık, zalimlik, bir gün sahibine iade edilir. Çünkü zulmetmeye alışmış toplumların kendi içinden yetişen zalimleri hiç eksik olmaz. Zalimin vicdanı taş bağlarken, gerçek insanların yüreğinden adalet, merhamet ve insanlık pınarları çağlar. Sonuçta tarih boyunca zulüm gören her insan ve toplumlar, bilinçlenir, direnç kazanır ve zulmü alt edecek güce ve iradeye ulaşır.
Zulmün ve zalimin uzun süreli ömür sürdüğü hiçbir yerde görülmemiştir. Tarihte bunun bir örneği de yoktur. Gün gelir, adalet o mazlumun sessiz gözyaşlarını, bir fırtınaya çevirir ve zalimleri tarihin çöplüğüne gömer. Mazlumun gözyaşı, sessiz bir dua gibidir; bu dua her ne kadar duyulmaz sanılsa da kör de görür, sağır da duyar. İşte o kadar kuvvetlidir.
“Zalimler asla kurtuluşa erecek değildirler.”(Kasas, 28/37) Zalimler için yaşasın cehennem!
NURİ ÇALIŞKAN
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”