islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
33,0448
EURO
36,0187
ALTIN
2.564,07
BIST
11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Parçalı Bulutlu
Salı Açık
33°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
34°C
Perşembe Az Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
32°C

Hevasını İlah Edinmiş İlahiyatçıların(!) “Şeriat Bildirgesi” Üzerine

Hevasını İlah Edinmiş İlahiyatçıların(!) “Şeriat Bildirgesi” Üzerine
25 Haziran 2024 10:25
A+
A-

Hevasını İlah Edinmiş İlahiyatçıların(!) “Şeriat Bildirgesi” Üzerine

Birinin kendini ilahiyatçı olarak tanımlaması sizleri aldatmasın… İlahiyat mezunu olmak kişiyi dindar yapmadığı gibi alim de yapmaz… İlahiyat diplomasına sahip olmak hiç kimseye din hakkında ahkam kesme hakkı vermez… Sosyal medyada dolaşan “ŞERİAT İSLAM DEĞİLDİR” bildirgesini baştan sona okudum ve İslam’ı özümseyememiş muharref bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu gördüm…

İlahiyat camiasında kabul görmeyen, dışlanan ve zerre kadar itibarları olmayan bu insanlardan başka bir şey de beklenmezdi… Zihniyet sapkın olunca sözler de sapkın olur… Yazımı bu sapkın ilahiyatçıların sözlerini alıntılayarak uzatmak istemiyorum… Size bunların muharref zihniyetleri ve sapkın kimlikleri hakkında az bir bilgi vermekle yetineceğim…

Bu kişilerin ulusal çizgileri ve milliyetçi duruşları dini tümüyle kabul etmelerinin önünde ciddi bir engel olarak durmaktadır… Bunların içinde tanıdığım ve haklarında reddiye yazdığım, makaleler kaleme aldığım bazı kişiler var ki din konusunda konuşacak en son kişilerdir…

Şeriat elbette İslam demek değildir ama İslam’ın çağlara hükmeden, her çağa uyan, nüzul dönemi ile sınırlandırılamayan evrensel bir şeriatı/kanunu vardır… Bu ilahiyatçı laik kafalara göre; “dinin sadece “inanç, ibadet ve ahlak” boyutu evrenseldir… Dinin hüküm/kanun formları ise zamana göre değişkenlik gösteren tarihsel hükümlerdir… Amaç korunur ama şekil, form dönemlere göre farklılık gösterir… Yani zina eden zinadan vazgeçirilmelidir ama bunun yolu kırpaçlama değildir, hırsızlık yapan hırsızlıktan vazgeçirilmelidir ama bunun cezası el kesmek değildir bunlar çağdışıdır, barbarcadır… Allah, bu hükümleri o dönem için uygun görmüş, söz konusu hükümler bu döneme uymamakta ve barbarca kalmaktadır.…” “Ee ne yapmalıyız” dediğinizde “oturup düşünüp çağa uygun bir ceza veririz” derler… “Peki düşündük sonuç ne dersiniz” “hapis” derler… İnsanın “Behey habis herifler! Siz Allah’ın hüküm koyuculuğunu reddedip kendinizi hüküm koyucu yaptınız ve çağa uygun ceza diye insan psikolojisine asla uygun olmayan hapis cezasını mı uygun gördünüz?” diyesi gelir…

Bu aklı yetmez, din bilmez ilahiyatçı takımına göre insanın içtihadı Allah’ın hükmünü iptal eder… Gerekçeleri ise basit, “bu hükümler araplara gelmiş, 1400 yıllık hükümler çağımıza ve milletimize uymuyor” …

Genelde bu duruşu sergileyen kişiler laik, Atatürkçü, ulusalcı ve milliyetçi bir zihne sahiptirler… Bunlara göre dinin hukuksal normları çağdaşıdır ve mutlaka değiştirilmelidir… Bu laik kafalı ilahiyatçılar tarihselci bir düşünce dünyasına sahip oldukları için dini inanç, ibadet ve ahlak boyutunda kabul eden ama dinin getirdiği hukuk sistemini hevalarına uymadı diye reddeden düşünce dünyaları bozuk insanlardır…

Bu şer zihniyetin öncü isimleri sanki İslamın şeriatının savunanlar devlet düşmanıymış gibi şu şer sözleri sarfederek bildirgeye son veriyorlar… “İlahiyatçılar olarak bizler, bütün halkımızı, aziz dinimiz İslam’ı yaşarken aynı zamanda büyük Atatürk’ün ve şehitlerimizin emaneti olan; laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti devletimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.” Gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum… İslam şeriatının evrenselliğini savunanların bunlardan daha çok devlete bağlı olduklarını, vatanı koruduklarını ve daha çağdaş bir zihniyete sahip olduklarını bilmiyor olmalılar… Zaten bu kör zihniyetten başka bir şey de beklenmez…

İslamın bitirmek istediği köleliği dine yamayan, ihtilaf konusu olan mürtedin öldürülmesini dinin asli bir hükmü gibi gösteren, tek evliliği teşvik ettiği halde ruhsat olan ve zorunlu hallerde uygulanan çok eşliliği dinin asli bir hükmü ve emriymiş gibi gösteren bu sözde ilahiyatçıların zerre kadar samimi olduklarına inanmadığım gibi art niyetli olduklarına olan inancım da tamdır…

İslam’a hiçbir şekilde uymayan, batıda kilise zihniyetine reddiye olarak çıkmış laikliği “Unutulmamalıdır ki, laiklik dinin doğru ve özgürce yaşanabilmesi için de yaşamsal önem taşımaktadır.” Sözleriyle savunan bu zihniyetin isimleri aşağıda geçen müntesiplerinin nasıl bir bataklıkta debelendiklerini görmek için başka bir söze hacet yoktur…

Cemil KILIÇ (İlahiyatçı Yazar)
Şahin FİLİZ (İlahiyatçı Prof. Dr.)
Mustafa ÖZTÜRK (İlahiyatçı Prof. Dr.)
İsrafil BALCI (İlahiyatçı Prof. Dr.)
Hatice Doğan (İlahiyatçı Dr.)
Hakkı Yılmaz (İlahiyatçı Yazar)
Hıdır Temel (Din Bilimleri Dr.)
İdris ŞAHİN (İlahiyatçı)
Yaşar KOÇER (İlahiyatçı)
Fikret EROĞLU (İlahiyatçı)
Halis DİNÇER (İlahiyatçı)
Emine YÜCEL (İlahiyatçı)
Mehmet GÖL (İlahiyatçı)
Mustafa Sağer (İlahiyatçı)

Ey seküler, laik, demokrat, milliyetçi, ulusalcı, batıcı, modernist ve Atatürkçü sözde ilahiyatçılar! Bu din hakkında konuşmak, İslam şeriatı hakkında ahkam kesmek sizi aşar, aklınız zihin dünyanız bu dini anlamaya yetmez… Gidin kendi ulusalcı, milli dininizi şekillendirin, İslamın hükümlerine Arap kanunu demekten vazgeçin… Kendinizi daha da rezil etmeyin…

Doç. Dr. Cahit Karaalp

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM