HÜDA PAR Milletvekili Demir’den ‘laiklik bildirisi’ne tepki: Epsteinci düzenin yerel versiyonu…
HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında “laiklik bildirisi”ne yönelik eleştirilerde bulundu.
“Toplumun İnanç Değerlerini Hedef Alıyor”
Ramazan ayı öncesinde yayımlanan bildiriyi eleştiren Demir, metnin halkın dini hassasiyetlerini hedef aldığını savundu. Bildiriyi destekleyen çevrelerin ideolojik bir tutum sergilediğini ifade eden Demir, bu yaklaşımın geçmişteki vesayetçi anlayışları çağrıştırdığını söyledi.
“Epsteinci Düzenin Yerel Versiyonu”
Demir, açıklamasında sert ifadeler kullanarak, “Epsteinci düzenin yerel versiyonu elitistlerin çıkış umudunu hâlâ halkın inancına saldırmakta bulması acınasıdır” dedi. Ramazan ayının toplumsal birlik ve manevi atmosferine vurgu yapan Demir, dini değerlere yönelik eleştirilerin karşılık bulmayacağını dile getirdi.
Kültür-Sanat Desteklerine Eleştiri
Devlet bütçesinden kültür ve sanat projelerine sağlanan desteklere de değinen Demir, aile yapısını zedelediğini öne sürdüğü yapımlara kamu kaynağı aktarılmaması gerektiğini belirtti. Kültürel üretim politikalarının toplumun değerleriyle uyumlu olması çağrısında bulundu.
Camilerin Enerji Giderleri Gündemde
Basın toplantısında ibadethanelerin elektrik giderlerini de gündeme taşıyan Demir, cami ve Kur’an kurslarının enerji faturalarının genel bütçeden karşılanması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki vakıf gelirlerinin bu giderler için kullanılabileceğini ifade etti.
HABER YORUM
Ramazan dolayısıyla okulların süslenmesi ve Ramazan sevincinin evlatlarımız tarafından yaşanmasını ve yaşatılmasını çekemeyen ve eleştiren zihniyeti kınayarak başlayalım haber yorumumuza…
Kınamak biraz hafif kaldı galiba…
Ama biz şimdilik kınama ile yetinelim ve hatırlatalım:
-Bu ülke Müslüman bir ülkedir…
-Bu ülkede her Müslümanın Ramazan ayına özel program yapma, Ramazan ayının kadir ve kıymetini çocuklarına anlatma özgürlüğü vardır. Sizin laiklik ilkeniz dahi bu özgürlüğü kısıtlayamaz, önüne geçemez. Zaten önüne geçiyorsa, bu laiklik değildir, demokrasi hiç değildir. Bunun adı olsa olsa 28 Şubat artığı fikir ve düşüncelerin tekrar hortlatılması adına atılan bir adım demektir.
Tam da 28 Şubat’ın yıl dönümünde…
Tam da Ramazan’da…
**
-Bu ülke Müslüman bir ülke.
-Ramazan’ı yaşamak, çocuklarımıza öğretmek, kutlamak özgürlüktür.
-Laiklik, özgürlüğü engellemek değil, korumaktır.
Çocuklarımızın neşesini çekemiyorsanız, yazık…
Noel’e, Cadılar Bayramı’na gösterdiğiniz ilgi, alaka ve toleransı, “İnsanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan Kur’an” ayı Ramazan-ı Şerif’e göstermiyorsanız, daha da yazık…
İsterseniz artık bu milletin yakasından bir düşün… Düşün de bu millet sizden kurtulsun…
Gidin nasıl yaşamak istiyorsanız yaşayın ve öylece geberin… Ama Müslümanlara nasıl yaşayacağı konusunda artık baskı yapmayın…
Baskı yaptığınızda ya da yapmaya çalıştığınızda, bencilliğiniz ile birlikte cehaletinizi, rezilliğinizi ya da kepazeliğinizi ortaya koyduğunuzu da unutmayın!
İSLAMİ HABER “MİRAT”
MİRATYOUTUBE