Hz. İsa’ya Yapılan İftiralara Karşı Müslümanlar Tepki Göstermelidir

Yüksek Mahkeme “İsa’nın İlk Günahı” Dizisinin Devamına Karar Verdi

Brezilya Yüksek Mahkemesi, “milyonlarca Katolik’in onurunu kırdığı” gerekçesiyle yapılan şikayet başvurusunu değerlendiren alt mahkemenin, “The First Temptation of Christ” (İsa’nın İlk Günahı) adlı skandal yapımın, internet üzerinden film ve dizi izleme platformu Netflix’ten geçici olarak kaldırılması yönünde verdiği kararı iptal etti. Yüksek Mahkeme Başkanı Dias Toffoli, “ifade özgürlüğünün demokrasinin temeli olduğunu” belirterek, Hz. İsa’nı eşcinsel olduğuna dair imalı görüntüler veren filmin yayınlamasına devam edebileceğine hükmetti.

Hz. İsa’ya Yapılan İftiralara Karşı Müslümanlar Tepki Göstermelidir

Değerli Okuyucularım;

Haberi okudunuz. 46 dakikalık filmde 30. doğum gününde eve dönen Hz. İsa‘nın, eşcinsel olduğu ima ediliyor. Filmin yapımcıları, bunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Üstelik Brezilya Yüksek Mahkemesi de bu görüşü benimseyerek, Hz. İsa’ya yönelik çirkin iftiralar ihtiva eden bu filmin yayınlanmasında bir sakınca görmedi.

Biz Müslümanlar olarak bütün Peygamberlere ve onlara indirilmiş bütün vahiy kitaplarına inanırız. Hz. İsa da bizim peygamberimiz. Ona yapılan her türlü hakaret, iftira, Peygamebrimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav) yapılmış gibi değerlendirilmelidir. Çünkü Peygamberler kardeştir ve bir Peygambere yapılan haksızlık, diğer Peygamberleri de manen üzer. Onun için Müslümanlar olarak bizler en az Hıristiyanlar kadar genelde peygamberlere, özel de ise Hz. İsa’ya yönelik saygısızlıklara karşı tepkilerimizi meşru zeminde göstermeliyiz ve bu gibi provokatif çıkışları protesto etmeliyiz. Diğer yandan Hz. İsa’ya iman eden Hıristiyanlara da böylece bizlerin Hz. İsa’ya nasıl baktığımızı göstermiş ve onlara İslâmî açıdan gerçek İseviliği tanıtmış oluruz. Peki günümüz Hıristiyanlardan farklı olarak biz Müslümanlar Hz. İsa’yı nasıl biliriz ve neden bizler Hz. İsa’ya sahip çıkmalıyız?

Kur’ân’da Hz. İsa’nın Konumu

İslâm’a göre Allah’ın kulu ve peygamberi olan İbn Meryem ve Mesih olarak da zikredilen Hz. İsa’nın yaratılışı, doğrudan âlem-i emir ile olmuş ve onun yaratılışı Hz. Âdem’e benzetilerek, onu anasız ve babasız yarattığı gibi, Hz. İsa’yı da Ruhü’l-Kudüs ile Hz. Meryem’in rahmine cenin yerleştirerek, babasız yaratmıştır (Enbiya: 91; Al-i İmran: 59). Hz. Meryem’in hamilelik süreci, doğumu ve doğum sonrası yaşadıkları enteresan olaylar, Kuran-ı Kerim’de tek tek anlatılmaktadır (Meryem: 16-33).

Kendisine İncil’in verildiği, son Peygamber Hz. Muhammed‘i (sav) müjdelediği bildirilen, “Allah’tan bir ruh ve kelime” olarak tavsif edilen Hz. İsa, dünyaya gelince, o dönemin Kudüs Kralı Hirodes, kâhinler yolu ile İsrailoğulları’nın kitaplarında gelmesi beklenen Hz. İsa’nın/Mesih’in doğacağı günlerin geldiğini az çok sezmiş ve tahtının elinden alınacağı korkusuyla yeni doğan çocukları katletmeye başlamıştı. Bunun üzerine Hz. Meryem, Allah’ın emriyle evladını korumak maksadıyla “oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere” gizler (Müminin: 50). Allah’tan kendisine peygamberlik verildiğinde Hz İsa, Hz. Yahya ile görüşmüş ve Havari adıyla bilinen 12 sahabisiyle Filistin ve çevresinde herkesi hak yoluna davet etmiştir. Kuran-ı Kerim’in ifadelerine göre bu süreçte Hz. İsa, Allah’ın izniyle birçok mucize gerçekleştirmiştir (Al-i İmran: 49).

Yahudilerin Hz. İsa’ya Karşı Düşmanlığı

Hz. İsa, peygamberliğini icra ederken, 3 yıl aradan sonra Yahudiler onun varlığından rahatsız duymaya ve onu Roma devletine karşı kışkırtmaya başlar. Kur’ân-ı Kerim’in beyanına göre Havariler, Hz. İsa’ya iman eder, lakin Yahudiler onlara karşı komplo kurnaya başlar. Ancak, onlar inananlara hile yapa dursun Allah da (onlara karşı) hile yapar. Ve Allah, (hileye karşı) hile yapanların en üstünüdür (Al-i İmran: 53-54).

Yahudiler, acaba Hz. İsa’ya nasıl bir tuzak kurmak ister de C. Hak, onların bu sinsî oyunlarını bozar? Yahudilerin plânı, bir algı operasyonuyla Hz. İsa’yı bugünün tabiriyle Roma devletini yıkmak isteyen bir “terörist” olarak ilan etmek ve onu idama mahkûm etmektir. Zahiren de olsa bu plânlarını gerçekleştirdiklerini düşünen Yahudiler, hiç farkına varmadan büyük bir yanılgıya düşer. Çünkü Allah, bu haince teşebbüslerini alt üst eder.

Hz. İsa İdam Edilmemiştir

Kur’ân-ı Kerim, idama mahkûm edilen Hz. İsa’nın yerine yanlışlıkla başka birinin öldürüldüğünü şu şekilde açıklamaktadır:

“Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve ‘Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük’ demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedir. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler. Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.“ (Nisa: 156-158).

Allah-u âlem, çarmıha gerilen kişi, Hz. İsa’yı Roma makamlarına ispiyonlayan Yahuda İskaryot idi. İslâm kaynaklarına göre Hz. İsa’yı ele vereceği sırada, bu hain kişi, Allah tarafından yaratılan bir karmaşıklıkla Hz. İsa’nın suretine büründürülür ve Romalı askerler Hz. İsa diye onu asar veya çarmıha gerer. Buna göre tarihî boyutuyla “Allah’ın elçisi Meryem oğlu İsa’yı öldürdük” veya günümüz itibariyle “Hz. İsa şu veya bu şekilde öldürüldü” demek, Allah’ın kesin açıklamalarını reddetmek anlamına geldiği için, hem büyük bir yalandır, hem de Allah’ın lanetine çekecek kadar büyük bir iftiradır.

Peki öldürülmediğine göre Hz. İsa’nın durumu/akıbeti ne oldu? İlgili âyetlerde de açıklandığı üzere Hz. İsa, yüce Allah katında ‘beşerî ihtiyaç ve zaruretlerden tamamen sıyrılmış ve melek gibi nuranî bir hayat sürmektedir. Ancak meleklerin belli bir vücut kalıpları ve şekilleri olmamasına rağmen Hz. İsa, dünyadaki bedenlerine benzer nuranî bir vücutla semavattaki makamlarında bulunur.’

Hz. İsa, Peygamberimizin (sav) Geleceğini Müjdelemiştir

Hz. İsa’nın Allah katında manen diri olmakla birlikte ahir zamanda yeryüzüne bedenen yeniden geleceğine ve İslâm’ı tebliğ edeceğine dair birçok hadis de mevcuttur. Zaten Hz. İsa, daha hayattayken Allah’ın elçisi olması hasebiyle şeriata teslim olmuş bir Müslümandı ve bu sıfatla da Peygamberimizin (sav) geleceğini ve vahiy dinlerin en son halkası olan İslâm’ı tebliğ edeceğini havarilerine ve İsrailoğullarına bildirmiştir. Nereden mi biliyoruz bunu? Çünkü Peygamberimizin (sav) bununla ilgili enteresan bir sözü vardır da onun için. Hadis mealen şu şekildedir: 

“Ben, atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annem Amine’nin rüyasıyım. Annem rüyasında içinden çıkan bir nurun Şam diyarı saraylarını aydınlattığını söylemişti. Peygamber anneleri hep böyle rüyalar görür.” (Müsned, 4/127).

Bazı Müslümanlar maalesef hadislere artık pek itibar etmez oldu. Onun için bu hadisi teyit eden ilgili âyeti de burada veriyorum:

“Ve an o zaman ki hani Meryem oğlu İsa, ey İsrailoğulları demişti, şüphe yok ki ben, size, elimdeki Tevrat’ı gerçekleyen ve benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah elçisiyim; fakat o, onlara, apaçık delillerle gelince bu dediler, apaçık bir büyü.” (Saf: 6)

Ezcümle

Dünün Yahudileri Hz. İsa’nın mübarek sözlerine “Bu, apaçık büyüleyerek aklı etki altına alan sözler” gibi itirazlarla hem onu, hem de Peygamberimizi (sav) inkâr etmeye kalkıştılar. Bugün ise onların neslinden gelenler ise aynı sinsî emelleriyle aslında Hz. İsa’yı itibarsızlaştırarak Peygamberimize (sav) de saldırmak isteyeceklerdir. Bunun önüne geçmeliyiz ve Hz. İsa’ya yapılan her türlü menfi tutum ve davranışlara karşı İslâmî duyarlılığımızı aktif olarak sergilemeliyiz.

Prof. Dr. Ali SEYYAR

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

1 YORUM

  1. Ben bu yazıyı okumadan kar verdim cunku biktikSapitmis Şaşırmış Misyoner sayfalardan Onlardan biri zannedip okumafim özür dilerim yazılarınızı dogru

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here