
Müjdat Gezen hakkında başlatılan soruşturmada ifade verdi
Soruşturma başlatıldı
CHP yandaşı tiyatrocu Müjdat Gezen hakkında, YouTube kanalında sarf ettiği sözler nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan soruşturma başlatıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Gezen’in “Müjdat Gezen ile Bizim Ev” adlı programında kullandığı ifadeler üzerine açıldı.
İstanbul’da emniyete giderek ifade verdi
Soruşturma kapsamında Müjdat Gezen, avukatıyla birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde bulunan Güvenlik Şube Müdürlüğüne giderek ifade verdi.
“Espri amacıyla söyledim”
Gezen, emniyetteki ifadesinde sözlerinin espri amaçlı olduğunu belirtti. Gezen, “Youtube hesabı bana aittir. Soruşturmaya konu olan bölümde geçen sözlerim espri amacıyla söylenmiştir. Halkı belli bir kesime karşı kışkırtıcı ya da aşağılayıcı hiçbir yönü yoktur” dedi.
“Kadınlarımızı yüceltmek istedim”
Gezen, programda sarf ettiği sözlerin, Hz. Muhammed’in “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisinin şaka yollu bir anlatımı olduğunu vurgulayarak, “Buradaki ifadem ülkemin kadınını yüceltmek içindir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.
Emniyetten ayrıldı
İfadesini tamamlayan Müjdat Gezen, avukatıyla birlikte emniyetten ayrıldı.
HABER YORUM
Dünya kuruldu kurulalı, insanların bir kısmı hak tarafında olurken, bir kısmı da batıl tarafında olmuştur…
Bu dünyanın imtihan dünyası olduğunu düşünürsek, bunun tabii ve doğal olduğu yargısına varmak da yanlış değildir..
Ama…
İnanmamak başkadır, inançlarla dalga geçmek ve alaya almak daha başkadır…
Hele ki inançları temsil eden Peygamberleri hicvetmek, kimsenin hakkı da haddi de değildir…
Maalesef bu tür insanlar(!) Asrı Saadet döneminde de yaşamışlardır…
Ve bunların başında da Ka’b b. Eşref gelir…
Bu Yahudi asıllı şair, Bedir savaşında Müslümanların eline esir düşmüş, ağlaya sızlaya çocuklarını bahane göstererek Peygamberimizden özür dilemiş, bir daha Müslümanları alaya alamayacağına dair Peygamberimize söz vermiş, bunun üzerine de Peygamberimiz bu kefereyi affetmişti…
Ama o durmamış, Uhut savaşından önce müşrik kabileleri tek tek gezerek şiir ve hicivleriyle Peygamberimizi ve Müslümanları alaya almaya devam etmiştir…
Uhut savaşından sonra da belasını bulmuştur…
Hülasa, Ümeyye b. Halef, Esed b. Vail, Velid b. Mugire gibi nice şairler, batılın tarafında olmakla kalmamışlar, İslamı ve Müslümanları güya alaya almışlardı…
Bu örnekler de bize gösteriyor ki, Leman dergisi olayında olduğu gibi, bu hadsizler ve densizler bitmeyecektir…
“Tarihin şahitliğiyle biliyoruz ki, inançla alay edenler unutulup gitmiş, iman edenler ise hem bu dünyada hem de ahirette izzet bulmuşlardır.”
Haydi bakalım, inanan insanlar için konumuzu bir ayeti kerime ile bağlayalım inşallah:
“(Ey Muhammed!) Sakın yemin eden, değersiz kimselere boyun eğme. Çok ayıplayana, söz taşıyana, hayra engel olana, saldırgana, günahkâra, kaba ve haşin olana, üstelik soysuz olana uyma. Mal ve evlat sahibi oldu diye, ayetlerimiz okunduğunda, ‘Öncekilerin masallarıdır’ diyene uymaya kalkma. Biz yakında onun burnuna damga vuracağız.” (Kalem, 10-16)