islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

“İbrahim Anlaşmaları: İslam Âlemini Kandırmaya Yönelik Yeni Bir Tuzak”

“İbrahim Anlaşmaları: İslam Âlemini Kandırmaya Yönelik Yeni Bir Tuzak”
24/11/2025 13:27
A+
A-

“İbrahim Anlaşmaları: İslam Âlemini Kandırmaya Yönelik Yeni Bir Tuzak”

Siyonist İsrail rejiminin yıllardır yürüttüğü kuşatma, baskı ve işgal politikalarının ortasında gündeme getirilen “İbrahim Anlaşmaları”, İslam dünyasına “barış” adı altında dayatılan yeni bir tuzak olarak değerlendiriliyor. Beş yıl önce Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerin apar topar imzaladığı bu anlaşmalar, şimdi Kazakistan’ın da katılımıyla yeniden dolaşıma sokuluyor. Washington ve Tel Aviv, Endonezya ve Malezya gibi nüfuzlu Müslüman ülkeleri de aynı çembere çekmeye çalışıyor.

Ancak sorulması gereken soru basit:
İslam’ın temel inanç sistemini görmezden gelen, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul etmeyen emperyalist güçlerle, biz Müslümanlar hangi ortak zeminde buluşacağız?

“Dinlerarası diyalog” makyajıyla yeni bir operasyon

Bugün ortaya atılan “üç dinin ortak mirası”, “Hz. İbrahim etrafında birleşme” gibi sloganlar, geçmişte CIA destekli FETÖ yapısının Türkiye’de pazarladığı “dinlerarası diyalog” safsatasının neredeyse birebir kopyası niteliğinde.
Aynı söylem yeniden sahneye sürülüyor; yalnızca aktörler değişmiş durumda.

Müslümanlar zaten Hz. Musa ve Hz. İsa’yı peygamber olarak tanır, sever ve inanırlar. Bu bizim için yeni bir kavram değildir; Amentü’müzün parçasıdır.
Fakat aynı çevreler, Hz. Muhammed’in (sav) son peygamber olduğunu kabul etmezken, nasıl olur da “ortak inanç” zemini oluşturabilir?
Bu, teolojik olarak da, siyasi olarak da mümkün değildir.

Buradaki amaç; Müslümanları inanç temelli bir birlikten uzaklaştırmak, İslam’ın sadece “dinlerden biri” gibi algılanmasını sağlamak ve Siyonist projelere meşruiyet kazandırmaktır.

“Barış” derken Gazze’yi, Sudan’ı, Doğu Türkistan’ı kim öldürdü?

Eğer mesele gerçekten insani değerlerde buluşmak idiyse…
Gazze’de çocuklar diri diri toprağa gömülürken, Sudan’da şehirler yok edilirken, Doğu Türkistan’da milyonlarca Müslüman kültürel soykırım altındayken, bu anlaşmaları savunanlar neredeydi?

Hangi insani değer,
– Doktorları öldüren,
– Hastaneleri bombalayan,
– Filistin’in üzerine fosfor yağdıran,
– Milyonları açlıkla teslim almaya çalışan İsrail’i temize çıkarabilir?

“İbrahim Anlaşmaları”nın arkasındaki asıl hedef,
İslam dünyasını Siyonist zulmü normalleştirmeye alıştırmak
ve Müslüman ülkeleri İsrail’le “barış” adı altında hizaya sokmaktır.

İslam dünyasına dayatılan “ortak miras” değil, yeni bir teslimiyet projesi

Mesele ne Hz. İbrahim’dir, ne de ortak tarih ve kültür…
Mesele, İslam’ın siyasi, ahlaki ve itikadi duruşunun yumuşatılması,
Müslümanların “direniş hattı”ndan uzaklaştırılmasıdır.

Bu nedenle:

– İsrail’in “İbrahim” adını kullanması,
– Amerika’nın bunu “barış projesi” diye yüceltmesi,
– Bazı Arap yönetimlerinin koşa koşa bu projeye katılması
,

İslam âlemi için büyük bir tehlike ve ciddi bir uyanış çağrısıdır.

Batıla Asla Alan Açmayan İnanç: İbrahimî Tevhidin Mesajı

İslam’ın batıla karşı bu köklü duruşu, tarihin en açık sahnelerinde kendini göstermiştir. İbrahim Aleyhisselâm’ın eline baltayı alarak putları paramparça etmesi, hak ile batıl arasındaki çizgiyi kıyamete kadar sürecek biçimde netleştirmiştir. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz (sav), Mekke’nin fethinde Kâbe’ye girip “Hak geldi, batıl zail oldu” ayetini okuyarak putları bir bir devirmiş ve tevhidin hükmünü yeniden ilan etmiştir. Bu iki büyük hadise, İslam’ın batıl olan hiçbir inancı, hiçbir ortaklık dayatmasını ve putçuluğa dair hiçbir anlayışı kabul etmeyeceğinin değişmez göstergesidir. Bu nedenle, bugün “ortak inanç”, “üç din etrafında buluşma” gibi söylemlerle dayatılan projelerin, İslam’ın tevhid çizgisini sulandırma girişiminden ibaret olduğu açıktır.

Sonuç

Biz Müslümanlar, Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere iman ederiz.
Ama bunun üzerine kurulacak siyasi projeleri değil, ilahi hakikati esas alırız.

İbrahim Anlaşmaları ise:

  • İslam’ın son peygamber inancını yok sayar,

  • Siyonist düzeni aklama çabasıdır,

  • Gazze ve mazlum coğrafyalardaki zulmü perdelemeye yöneliktir,

  • Dinlerarası diyalog maskesiyle İslam dünyasına dayatılan yeni bir emperyalist mekanizmadır.

Ve bu nedenle, İslam ümmeti için açık bir tuzaktır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.