
Olur, fakat mecbur kalınmadıkça tercih edilmemelidir.
Allah’ın yarattığı varlık yapısına müdahale, Kur’ân’da Şeytanî bir işlem olarak değerlendirilmiştir. Bu yüzden iğdiş etmek, hayvanların cinselliklerine karşı işlenen bir zulümdür. Kur’ânî çizgide Peygamberimiz de “Devenin, sığırın, koyunun ve atın iğdiş edilmesini şiddetli bir dille yasaklamıştır.” (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Hn. 20289; M. Zevâid, Hn. 9368)
Bazı İslâm bilginleri, hayvanların iğdiş edilmesini, yaratılışa müdahale ve hayvana zulüm niteliğinde haram bir işlem olarak gördükleri halde, haramlığı eti yenmez hayvanlara tahsis etmektedirler. Eti yenilebilir hayvanların küçüklüklerinde etlerinin lezzetlendirilmesi amacıyla iğdiş edilebileceklerini söylemektedirler. Bu görüşleri, İslam’la bağdaştırmak mümkün değildir. Nitekim Hz. Ömer ve Enes bin Malik gibi büyüklerimiz nesli olan hayvanların iğdiş edilmesine onay vermemişlerdir (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 9/22; Abdürrezzâk, el-Musannef, Kitâbü’l-Menâsik, Bâbü’l-İhsâ, 4/349).
Peygamberimiz tarafından yasaklanan iğdiş ameliyesine uğratılan hayvanlar, bir ölçüde şeklen ve mânen kusurlu sayılmaktadır. Bu sebeple kurban edilmeleri caiz olmakla birlikte mecbur kalınmadıkça tercih edilmemelidir. Caizdir, çünkü Peygamberimiz, muhtemelen iğdiş edilmelerini yasaklamadan önce, iğdiş edilmiş hayvanlardan kurban kesmiştir (Ebu Davud, Dahâyâ, 4). Doğrusunu Allah bilir.