İhtimallerin Dışında

Siyasetin koridorlarında geçen bir yaşamın aktörlerinden biri demişti ki:

Siyaset, ihtimaller sanatıdır…

“Nasıl yani?” diye sorduğumda ise:

Mesele, en iyi ihtimali tercih edebilmekten geçen formülü bulmak…

“Neydi o formül?” diye sorduğumda:

İhtimallerin arasında umutlara şans tanımayan savaşlara mahkûm olur…

Ve eklemişti:

Savaş kapıya dayandığı zaman da her şey için çok geç kalınabilir.

Yıllardan beri İslam coğrafyasında gün geçmiyor ki yeni bir savaşın kapıları aralanmasın.

Ya da terörün veya yeni bir darbenin.

Milyonlarca insan günlük yaşıyor.

Geleceğinden umutsuzca ölümü bekliyor…

Ve silahların gölgesinde çocuklar büyütülüyor…

*     

Ortadoğu siyaseti ise belirsizliklerin ilk adresi.

Sisler bulvarında dolaşan liderler her gün yeni bir pis oyuna yenik düşüyor.

Birlik ve beraberliğin uzağında gezinmeye devam ediyorlar.

“Uçurumu gördüğünde kuş, suyu gördüğünde balık olanların” yol haritalarındaki belirsizlikler daima yeni bir savaşa sürüklüyor kendilerini…

Ve siyasi ihtimaller arasında tüm ihtimallerin uzağındaki kör kuyulara düşülüyor.

Sonuç odaklı yaşanıyor…

*     

ABD’nin Irak’a neden geldiği bir sorudur…

Lakin Irak’ı yönetenler bir gece yarısı Kuveyt’i işgal ederek başlayan savaşla adeta kırmızı mühürlü davetiye ile ABD’yi bu topraklara çağırabilecekleri ihtimalini hiç düşünmeyişleri daha büyük bir sorudur.

Dönemin Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz’e Bağdat’ta sormuştum:

Kuveyt işgaliyle ABD’yi Bağdat’a çağırabileceğinizi hiç fark etmediniz mi?

Demişti ki:

Biz Irak ABD Büyükelçisi’ne sormuştuk… O da Washington’a sordu ve bize “Irak’ın komşularıyla olan sınır sorunudur ve bizi ilgilendirmez” dediği için Kuveyt’e girdik…

*   

Savaş kapıya dayanmadan dönemin Rusya Başbakanı Yevgeniy Primakov Bağdat’a gider.

Ve Saddam Hüseyin ile görüşür…

Primakov görüşmeyi şöyle anlatıyor:

Kuveyt’ten çekileceğinize dair bir bildiri yayınlayın ve geri çekilmenin de kısa bir sürede olacağını taahhüt edin dedim. Ama anladım ki Saddam zamanın kalmadığını kavrayamıyordu.

*     

İslam coğrafyası hâlâ birlik ve beraberlikten uzak durmaya devam ediyor.

Ve zamanlarının daraldığını hâlâ fark etmiyorlar…

Siyasetin tüm ihtimalleri dışında ne kadar savaş stratejisi varsa uyguluyorlar…

Faturayı ise İslam coğrafyası ödüyor…

Mehmet SOYSAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir