islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5202
EURO
55,7063
ALTIN
6.633,21
BIST
11.721,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C

İKİ BÜYÜK RAHMET: KUR’ÂN VE YAĞMUR

İKİ BÜYÜK RAHMET: KUR’ÂN VE YAĞMUR
17/10/2026 09:44
A+
A-

İKİ BÜYÜK RAHMET: KUR’ÂN VE YAĞMUR

Bütün varlıkların yaratıcısı olan Rabbimiz, evrensel elçisi kıldığı Hz. Muhammed ile insanlığa gönderdiği son mesajlarını içeren Kur’ân-ı Kerîm’i rahmeti olarak niteler. (Yûnus 10/57) Kur’ân-ı Kerîm’de de yağmuru rahmetinin müjdesi olarak vasıflandırır.

Kur’ân kalplere ve toplumlara, yağmur da bütün canlılara hayat verir.

Biz bu makalemizde incelememizi yağmur üzerinde yoğunlaştıracağız.

Kur’ân ve Yağmur

İslâm’ın ana kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm’i inceleyerek okuduğunuzda, insan için yaratılmış doğal çevre varlıkları ile yoğun iletişime geçebiliyorsunuz.

Dağlar, denizler, nehirler, bin bir çeşit bitkiler, hayvanlar, madenler ve de güneş, ay ve yıldızlar… Bunların yanı sıra rüzgârlar, bulutlar ve yağmurlar dikkatinizi çekiyor.

Yağmur Derken Suyu, Su Derken de Yağmuru Çağrıştırabilirsiniz

Yineleyelim, Rabbimizin insanlığa son mesajlarını içeren Kur’ân’ımızda yağmur/su teması sık sık işlenmektedir.

Özelliklerine göre de yağmur değişik isimler almaktadır. Örneğin, iri ve sert damlalı olursa vâbil; sürekli yağarsa vedk; damlaları çoksa ğadek; kuraklığın akabinde, ihtiyaç duyulduğunda ğays; çise şeklinde olduğunda tall; azap/ceza niteliğine dönüştüğünde metar ismini almaktadır.

Geliniz, Kur’ân’da ufak bir geziye çıkalım.

a) Yağmur Allah’ın canlılara rahmetidir:

“O’dur rüzgârları rahmetinin önüne katıp müjdeci olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca, onu ölü toprağa doğru sevk edip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.” (A‘râf 7/57)

b) İstisnasız her canlı varlık yağmurdan/sudan yaratılmıştır:

“Bütün canlıları sudan yaratan Allah’tır. Öyle ki kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayağı, kimi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır; çünkü O gerçekten de her şeye gücü yetendir.” (Nûr 24/45)

c) Yağmur/su Allah’a şükretmemiz gereken pek büyük bir nimettir:

“Görmez misiniz içtiğiniz suyu? Siz mi yağdırıyorsunuz onu buluttan, yoksa biz mi yağdırmaktayız? Dileseydik onu acı/tuzlu bir su hâline getirirdik. Hâlâ mı şükretmezsiniz?” (Vâkıa 68-70)

d) Rabbimiz Kur’ân’da yağmurun oluşumuna dikkatlerimizi çekmekte, ilim insanlarını da bu alanda bilimsel çalışmalar yapmaya yöneltmektedir:

“Görmüyor musun, Allah bulutları dilediği yere sürüklüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunların arasından yağmur çıkıyor. Gökten, içinde dolu bulunan, dağlar gibi bulutlar indirir; onunla dilediğine afetler verir, dilediğinden de o afeti çevirip uzaklaştırır. Bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri alır.” (Nûr 24/43)

e) Varlığımızı sürdürebilmek için muhtaç olduğumuz toprak ürünleri ve hayvansal varlıklar için de yağmura/suya muhtacız:

“O Allah ki yeryüzünü size bir dinlenme yeri, gökyüzünü de bir şemsiye ve çardak gibi yapmış, gökten su indirmiş ve onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarmıştır. O hâlde tek ve bir olduğunu bile bile Allah’a ortak olabilecek tarzda kanun koyucular ve itaat edilecek kimseler kabul etmeyin.” (Bakara 2/22)

f) Yağmurun canlılar için bir felakete dönüşmemesi için o ölçüye göre indirilmektedir:

“O Allah ki gökten ihtiyacınıza göre belli ölçülerde su indirir de onunla kupkuru ölü memleketlere hayat verir. İşte siz de böylece kabirlerinizden diriltilip çıkarılacaksınız.” (Zuhruf 43/11)

“Ayrıca, takdir ettiğimiz bir ölçüye göre gökten yağmur yağdırdık ve onun yeryüzündeki göl, akarsu, yeraltı suları gibi doğal depolarda birikmesini sağladık. Ve hiç kuşkusuz biz, bütün su kaynaklarını kurutarak onu yok etme gücüne de sahibiz.” (Müminûn 18)

Yağmur Rahmettir Ama Felakete Dönüşebilir

Tarihte Nuh Tufanı’nda, Âl-i Firavun’un boğulmasında, zamanımızda tsunami ve sel felaketlerinde görüldüğü üzere su/yağmur insanlar için azaba dönüşmekte; ceza aracı olmaktadır.

Burada bilinmesi gereken çok çok önemli bir mesele de yağmurun/suyun insanların Allah’a îmanı ve itaati, inkârı ve zulmü ile yakın ilişkisidir. Mesela adalet ve Allah’tan af dilemek bereketli yağmurlara sebeptir:

“Ve eğer yolda dosdoğru yürüselerdi onlara mutlaka bol bol bereketli yağmurlar indirirdik.” (Cin 72/16; Ayrıca bak. Nûh 71/10-12)

“Hûd Peygamber kavmine şöylece çağrıda bulundu: Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanmayı dileyin, sonra O’nun buyruklarına dönün ki üzerinize bolca yağmur göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın; sakın günahkârlar olup Allah’tan yüz çevirmeyin!” (Hûd 11/52)

Allah ve âhiret sorgulaması yokmuş gibi azgınca yaşamak, ortak aklın ve bilimin gerektirdiği maddî önlemleri almamak, rahmet ve bereket olan yağmurları felaket sebebi kılabilmektedir.

Yağmurlar gibi önemli doğa olayını Allah’tan ve yaşantımızdan bağımsız olarak görmek, ancak üniversitelerimizde maddeci akademisyenlerde görülebilecek muhteşem (!) bir ahmaklıktır.

Bitirirken…

Bunlar, Kur’ân’da yaptığımız kısa gezintimizle yapabildiğimiz tespitlerimiz. Kur’ân elimizde, yağmurlar üzerimize yağmakta, tefekkür için aklımız da başımızda olduğuna göre düşünüp ibret almayacak ve kulluk çizgisine gelmeyecek miyiz?

Bereketli yağmurları doğanın Hâlıkı olan Rabbimizden istemeyecek miyiz?

Sözü Rahman olan Allah’ın rahmeti olan kitabı Kur’ân’ın sorusuna bırakalım:

“Ey Peygamber! Doğru inanç ve ahlâkın insan hayatında sudan daha hayati bir öneme sahip olduğunu idrak edemeyen, bu yüzden Rahman’a kul olmayı reddeden o zalimleri uyararak de ki: ‘Gökten indirdiği kar ve yağmur sularını dağlarda depolayıp biriktiren, sonra onu serin ve tatlı pınarlar, gözeler şeklinde istifadenize sunan ve o suyla insanlara, hayvanlara ve bitkilere hayat bahşeden Allah’tır. Bir düşünsenize, şayet Allah hayatın kaynağı ve tüm canlıların en önemli ihtiyacı olan tatlı su kaynaklarını aniden kurutsa ve bütün suyunuz çekilip yerin dibine gitse, söyler misiniz, Allah’tan başka kim size o akan tatlı suyu geri getirebilir?’” (Mülk 67/39)

Ali Rıza Demircan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.