
İnönü’ye Göre
ATATÜRK “AYYAŞ” MIYDI?
Kabul edelim veya etmeyelim Odatv Türkiye’nin medyasal bir gerçeği. Yorumlayabileceğim bir haber bulabilmek için Ben de her gün ona nazar eylerim. Genelde bir şeyler de bulurum.
Bu gün de nasibimize bir şeyler çıktı. Okuyalım:
***
[Atatürk’ün ölümünün perde arkası: Kinin gerçeği
Kaan Arslanoğlu yazdı…
Doktorlar, çevresi, özellikle İnönü taraftarları Atatürk’ü ayyaş göstermekte yarış ettiler. Oysa Atatürk – saklanacak bir şey değil – çok sık içki içiyordu. Söylenenlere göre her seferinde aldığı miktar öyle sanıldığı gibi çok yüksek değildi. Ancak sık içim sonuçta ağır bir yükleme getiriyordu. Alkol de en önemli siroz nedenlerinden biridir. Sirozun en sık nedeni virüslere bağlı hepatitlerdir. Sonra alkol ve bazı ilaçlar, toksinler gelir.
İnönü de aralarındaki görüş ayrılıklarını Atatürk’ün ayyaşlığına bağlayanların başında geliyordu. İnönü hatıralarında şöyle demişti: “Akşam içki sofrasında alınan kararların sabah değişmesi bir adet olmuştu. Bu yüzden ben birçok defa müşkül vaziyette kaldım.” (Şevket Süreyya Aydemir) ]
5816 ve KAMÂLİSTLER
Her zaman söylerim…Onu ATA ÜRK haline getirecek olan 5816 yasa ve gerçekleri saptıran asırlık yalanlara sarılmakta olan Kamâlistlerdir.
Kişinin en yakınlarınca ayyaş olarak nitelenmesinden ve hele hele İnönü’nün “Akşam içki sofrasında alınan kararların sabah değişmesi bir adet olmuştu. Bu yüzden ben birçok defa müşkül vaziyette kaldım” şeklindeki yermelerinden daha aşağılayıcı ifadeler ne olabilir?
HARAM BİLMEZ ALKOLİKLERE SICAK BAKMAYIZ
Kim olursa olsun devamlı içen ve yarı sarhoş bir kafa ile Devlet işlerini içki masasına taşıyan ve böylece Rabbimizin içki yasağını da tanımayan bir kişiye bilgili ve bilinçli müminlerin sıcak bakamayacağı açıktır.
Bir hayli yaşlandık. Dilimizi tutmak, bazı konulara girmek istemiyoruz ama olmuyor. Çünkü kültüre cihad gibi imanî ve ahlâkî bir mecburiyetimiz var, kaldı ki nerede bir konu edilse, ilgili bir hatıra önümüze düşüyor. Burada da düşüverdi:
Onu da beş yıl kadar önce yayınladığım “GÜZEL KUL OLMA MÜCADELEM” isimli hatıratımdan aktarayım:
MİLLİ GĞVENLİK HOCAMIZ ALBAY
{ Salahattin Akültan: 1967-1969 yılları arasında okuduğum İstanbul İmam Hatip Okulu’nda unutmadığım hocalardan biri de Milli Güvenlik Hocamız Albay S. Akültan’dı. Kendine özgü bir adamdı. Sınıfta, aslında dersler içeren fakat yarı müstehcen olan vecizeleri bolca kullanırdı.
İsmet İnönü, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan hatıratının bir bölümünde Çankaya’daki içki sofrasına da değiniyordu. İnönü’nün, gece yarısından sonra alınacak devlet yönetimi ile ilgili kararların, geçersiz kabul edilmesine ilişkin görüşlerini açıklayan bölümünü S. Akültan hocaya gösterdiğimde, beni ürküten ve Allah’a sığındıran öyle bir küfür savurdu ki hâlâ kulaklarımda yankılanmaktadır. Demek ki insan doğası, kim olursa olsun içki sofrasında karar alınması gibi yanlışlara tepki veriyor, tavır koyabiliyordu.}
Ne kadar günahkâr olurlarsa olsunlar şahsen bütün ölmüşlerimizi rahmetle anarım. Ama dinim yasakladığı için belgeli deistleri hayırla anamıyorum. (Tevbe 84) Şimdi bunun sorumlusu ben miyim, 5816 nolu yasa mı yoksa odatv mı?
ARD
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Kıymetli hocam; elinize, emeğinize, keleminize… sağlık… Allahbrazıbolsun… konunun dini, imani hususlarını … ayrıca “diger konuların” tarihsel boyutlarını da zati âlinizin çok iyi bildiğinizin şehidiyiz…
Müsaadeniz olursa bir iki husuda naçizane düşüncelerimi burada paylaşmak isterim…
Devletin tepesinde oturan, iki dudağının arasından çıkan her şey kanun sayılan Mustafa Kemal; zamanının başvekili, başbakanı olan İnönü’nün de ifadesiyle şahitliğiyle! tescilli! sadece bu “ayyaş” derecesindeki alkol tüketimiyle bile değerlendirilse;
– Milletin kaderini belirleyen bir liderin zihni daima ayık, kalbi daima berrak olmalıdır.
Zira; içkiyle bulanmış, bulanıklaşmış, dumura uğramış! bir akıl, akl-ı selim kararların düşmanıdır!
– Tarih, milletin bağrından çıkmış büyük liderleri başarılarıyla, hayırla yâd eder. Ancak, bir liderin! içki masalarında aldığı tutarsız, tartışmalı… kararlarlarına, aynı masada bulunanlar bile itiraz ediyorsa, alınan bütün bu kararların yasallıgı, ahlakiliği, insaniliği… elbette sorgulacaktır…!
– Diğer taraftan içki, ayyaşlık bireyin sadece bir zaafı olarak da değerlendirilemez…
Zira bu zaaf! kurucu!!! bir liderin! milletin önünde örnek olması gerekirken, ayyaşlık! derecesindeki alkol gibi zararlı bir alışkanlıklarla… anılması bile, başlı başına “inşa ettiği!” her şeyi çürütmek için kafi sebeptir diye düşünüyorum…
Kaldı ki “tartışılması” gerekenler arasında bu alkol/ ayyaşlık! meselesi tabir yerindeyse ‘devede kulak’ bile değildir…
Hürmetlerimle…
Atatürk’ün ölüm sebebinin de alkole bağlı olduğunu bir doktora tezi üzerinden tescil ettiğim kitabım da bu arada yayınlanmıştır: Seyyar, Ali; Türk Basınında Tartışmaların Ortağında Atatürk ve Atatürkçülük; Paradigma-Akademi Yayınları; Çanakkale; 2023.