Makale

İNSAN BÜYÜR AMA ÇOCUKLUĞU BÜYÜMEZ

İNSAN BÜYÜR AMA ÇOCUKLUĞU BÜYÜMEZ

Deneyim duyguyu, duygu hatırayı, hatıra kişiliği şekillendirir.
Çocuklara bırakacağımız en büyük miras, yaşadıkları hayatın kendisidir.

Geçen gün oğluma pilav yaparken içine şehriye koysam mı koymasam mı diye düşündüm. Çünkü eşimle pilav konusunda anlaşamıyoruz; onun lezzetli dediğiyle benim lezzetli bulduğum farklı. Biliyorum ki ikimiz de anne evinde yediğimiz pilavı en lezzetli pilav sanıyoruz. Ve tahmin ediyorum ki oğlum için de durum büyük ihtimalle aynı olacak. İlk kez tadacağı pilav, yani benim yaptığım pilav, onun için en doğrusu olacak. İşte insan galiba böyle kodlanıyor; ilk deneyim, beynimizde ölçü oluyor. Bu sadece yemeklerle ilgili bir durum da değil. İnsan hayatta da en çok ilk tattığı duyguları doğru kabul ediyor ve hatırlıyor. Olaylar karşısında ilk hissettikleri iz bırakıyor ve kolay kolay silinmiyor.

Francis Galton’un kelimelerle yaptığı çağrışım deneyinde insanların aklına gelen hatıraların büyük kısmının çocukluk ve ilk gençlik yıllarına ait olduğu görülmüş. Demek ki zihnimizde en kalıcı olan şeyler, hayatın ilk yıllarında yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz. Zaten bu yüzden büyüdüğümüzde hep aynı cümleleri kuruyoruz:

“Eskisi gibi tadı yok.”
“Eski bayramlar başkaydı.”
“Çocukken her şey daha güzeldi.”

Aslında belki bayram değişmiyor, yemek değişmiyor, dünya o kadar da değişmiyor. Ama o günlerde hissettiğimiz duygular değişiyor. Biz belki de en çok o duyguları özlüyoruz. Çocukluk sadece büyüdüğümüz yıllar değil, hayatı nasıl hissedeceğimizi öğrendiğimiz yıllardır. Çocukluk, insanın hayata nasıl bakacağını öğrendiği yerdir. Neyin değerli olduğunu, neyin ayıp olduğunu, neyin normal olduğunu, neyin sevilmeye değer olduğunu insan en çok orada öğrenir. Vicdanını, merhametini, cesaretini, korkularını biraz da o yıllarda yaşadığı ilk duygular şekillendirir. Ve eğer insan bu duyguları olması gereken yerde, yani ailesinde yeterince yaşayamazsa, büyüdüğünde onları aramaya devam eder. Bazen bir arkadaş grubunda, bazen bir takımda, bazen bir toplulukta, bazen bir düşüncenin içinde…
Çünkü insan aslında girdiği gruba değil, orada bulduğu duyguya bağlanır. Belki de bu yüzden bazı insanlar bir takımı sadece tutmaz, onun için kavga eder. Bazıları bir gruba sadece katılmaz, onun için herkesi karşısına alır. Bir genç kız bazen büyük bir aşk hayaliyle yakar dünyaları… Aslında aradığı, eksik bırakılan sevilme hissidir. Savunduğu şey, çoğu zaman bir takım bir fikir değildir. Orada savunduğu şey, belki de hayatında ilk kez hissettiği ait olma duygusudur. Bu yüzden biz bugün çocuklarımız için en iyi okulları, en iyi oyuncakları, en iyi imkânları sunmak için çabalıyoruz. Ama belki de en çok vermemiz gereken şey, onların ilk hatıralarında kendilerini değerli, sevilmiş ve ait hissetmelerini sağlamaktır. Birlikte yapılan sahurlar, edilen dualar, bayram sabahları, eve gelen misafirler, kapıya gelen birine verilen bir tabak yemek, bir büyüğün elini tutarak yürümek, yapılan bir hatadan sonra özür dilemeyi öğrenmek… Bunların hepsi bir çocuğun sadece hatırası değildir. Bunlar bir insanın karakterinin parçalarıdır. Bu yüzden çocuk yetiştirmek sandığımızdan daha büyük bir iştir. Çünkü biz çocuklarımıza sadece bir ev ya da bir meslek değil, hayatın ölçüsünü bırakıyoruz.

İnsan büyüyünce yeni şehirler görür, yeni insanlar tanır, yeni bir hayat kurar. Ama çoğu zaman kurduğu hayatın ölçüsü, çocukken yaşadığı hayattır. Ve insan, ömrü boyunca biraz da ilk hissettiği duyguların izini sürer.
Çünkü insan büyür ama çocukluğu büyümez.

Şeyma Demircan Namazcı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

MEDYA HABERCİLİĞİNDEN AKADEMİK EKOL YOLCULUĞUNDA MİRAT-HABER

MEDYA HABERCİLİĞİNDEN AKADEMİK EKOL YOLCULUĞUNDA MİRAT-HABER: PROF. DR. ALİ SEYYAR’IN İKİ YENİ ESERİ EKSENİNDE BİR…

4 saat ago
  • Gündem

Teknoloji Devlerinden BMGK’de Uyarı Geldi

Teknoloji Devlerinden BMGK’de Uyarı: Yapay Zekâda Kontrol Kaybı Riski! OpenAI, Anthropic ve Hugging Face yöneticileri,…

11 saat ago
  • Genel

31 MART OLAYI; İSYAN MI, DARBE Mİ?

31 MART OLAYI; İSYAN MI, DARBE Mİ? Osmanlı tarihinin en tartışmalı otuz altı saati... Bir…

12 saat ago
  • Genel

Gazze İçin Sokağa Çıkan Hollywood Yıldızları Gözaltına Alındı

Gazze İçin Sokağa Çıkan Hollywood Yıldızları Gözaltına Alındı Susan Sarandon ve Hannah Einbinder, New York’taki…

13 saat ago
  • Genel

Etiyopya’da: Yedi silahlı Grup Hükümete Savaş İlan Etti

Etiyopya’da Yeni İç Savaş Riski Büyüyor: Yedi Silahlı Grup Hükümete Savaş İlan Etti Etiyopya, Afrika…

14 saat ago
  • Gündem

Ofis Eve Taşınıyor: İnsan da Evine mi Kapanıyor?

Ofis Eve Taşınıyor: İnsan da Evine mi Kapanıyor? Hibrit çalışma modeli, çalışma hayatında yeni bir…

14 saat ago