islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4390
EURO
56,2357
ALTIN
6.890,13
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C

İnsanlık Giderek Aptallaşıyor!

İnsanlık Giderek Aptallaşıyor!

İnsanlık Giderek Aptallaşıyor!

Zekâ testlerindeki gerileme, eğitimdeki nitelik kaybı ve dijital bağımlılık yeni bir küresel krize işaret ediyor

İnsanlık teknolojik açıdan ilerlerken düşünme, anlama ve dikkatini toplama yeteneğini mi kaybediyor? Son yıllarda yayımlanan araştırmalar, bazı gelişmiş ülkelerde zekâ testi puanlarının ve öğrencilerin temel akademik becerilerinin gerilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar bu düşüşün genetik veya etnik kökenle değil; eğitim, çevre, yaşam biçimi ve dijital alışkanlıklardaki değişimlerle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.

  1. yüzyıl boyunca birçok ülkede IQ testi sonuçları, her on yılda yaklaşık üç puan yükseldi. Daha iyi beslenme, sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması, eğitime erişimin artması ve insanların daha karmaşık zihinsel faaliyetlerle karşılaşması bu yükselişin başlıca sebepleri arasında gösterildi.

Araştırmacı James Flynn’in adıyla anılan bu gelişme, bilim dünyasında “Flynn etkisi” olarak tanımlandı.

İnsanlık giderek aptallaşıyor

İnsan uygarlığı, gerileme ve bozulma sürecinden geçiyor. Yüzyılın büyük bölümünde IQ test puanları istikrarlı bir şekilde yükselirken, 20. yüzyılın sonlarından itibaren bu büyüme gelişmiş ülkelerde tersine döndü.

  • Genç nesiller, aynı yaşta olan ebeveynlerine göre daha düşük test puanları göstermeye başladı.
  • İnsanlar sanal bir dünyaya hapsolmuş, kitap okumayı bırakmış ve analitik ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirememektedirler.
  • Düşünceleri klip tabanlı hale gelmiş ve konsantrasyonları düşmüştür.
  • Kültürün “Amerikanlaşmasını”, basitleşmesini, gerilemesini ve yozlaşmasını görüyoruz.
  • İnsanların fiziksel, zihinsel ve ruhsal niteliklerinde belirgin bir düşüş yaşanmaya başladı.

İnsanların tüketiciye dönüştürüldüğü, kendi arzularının kölesi haline geldiği tüketim toplumu, hızla bir yok etme ve kendi kendini imha etme toplumuna dönüştü.

Global elitler, güçlerini korumak için insanlığı basitleştirmek üzere kasıtlı olarak çalışıyor. Bu süreçte kullanılan başlıca yöntemler şunlardır.

  • Dünya çapında yapay olarak aşılanan kitlesel uyuşturucu ve alkol bağımlılığı
  • İlaç sektörünün, “hap”ın her şeyi iyileştireceği fikrini neredeyse dini bir biçimde aşılaması
  • İnsan sağlığını baltalayan yapay gıdaların yaygınlaşması
  • Her türlü sapkınlığın aktif propagandası ve aile kurumunun yıkılması
  • Pornografinin yaygınlaşması ve cinsel devrim
  • Devletlerin yapay savaş yuvalarına dönüştürülmesi
  • Eğitim ve sağlık sistemlerinin basitleştirilmesi ve yok edilmesi
  • Kitlesel göçün küreselciler tarafından güçlü bir silaha dönüştürülmesi

Eğitim ve sağlık sistemleri, insanları daha zeki ve sağlıklı kılmak yerine onları aptal ve sistemin kölesi haline getiriyor. Küresel “elit”, insanlığı basitleştirerek kontrol altında tutmayı hedefliyor.

Asıl tehlike: Aklın teslim alınması

Bugün insanlığın karşı karşıya bulunduğu asıl tehlike, belirli bir halkın veya topluluğun varlığı değil; eğitimin niteliksizleşmesi, düşüncenin sloganlara indirgenmesi ve insan iradesinin ekranlara teslim edilmesidir.

Aklını kullanmayan, okuduğunu sorgulamayan ve doğruyla yanlışı ayırmak için çaba göstermeyen toplumlar kolayca yönlendirilebilir. Teknolojik ilerleme de ahlaki ve zihinsel gelişmeyle desteklenmediğinde insanlığı kurtarmaya yetmez.

İnsanlık bilgi çağında yaşıyor; fakat hikmet, muhakeme ve hakikat arayışı giderek zayıflıyor.

Sorulması gereken soru şudur:

İnsan gerçekten aptallaşıyor mu, yoksa düşünme yeteneğini kendi elleriyle mi terk ediyor?

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Cenk Cemil dedi ki:

    Yüzbinlerce – ve belki de milyonlarca insanın FUTBOL STADYUMLARINI ve PARTİ MİTİNGLERİ,Ni zorlama yapılmadan doldurduğu bir ortamda elbetteki insanalrın zeka seviyelerinin yükseldiğini, düşünme ve akletme hassalarının da arttığını söyleyemezsiniz ! Hızla kıyamet saati yaklaşıyor da kimsenin umurunda değil !