

Komedyen Deniz Göktaş hakkında, sahne gösterisinde İslam dini ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. Kamuoyunda geniş tepki toplayan sözlerin ardından alınan karar, toplumun ortak değerlerine yönelik hakaretlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Birçok vatandaş, farklı düşüncelerin özgürce dile getirilebileceğini ancak kutsal değerlere hakaret edilmesinin ne sanat ne de mizah adı altında meşrulaştırılamayacağını ifade etti.
Uzmanlar ve hukukçular, ifade özgürlüğünün demokratik toplumların temel ilkelerinden biri olduğunu, ancak bu özgürlüğün başkalarının inanç ve haklarını hedef alan aşağılayıcı söylemleri kapsamadığını belirtiyor.
Toplumun büyük bölümünün kutsal kabul ettiği İslam dini ve Kur’an-ı Kerim hakkında aşağılayıcı ifadeler kullanılması, kamu vicdanını yaralayan bir tutum olarak değerlendiriliyor. Bir kişinin komedyen olması ya da yaptığı işi mizah olarak tanımlaması, toplumun dini değerleriyle alay etmesine hukuki veya ahlaki bir ayrıcalık sağlamıyor.
Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturma, birçok kesim tarafından toplumun inanç değerlerinin korunması açısından yerinde bir adım olarak değerlendirildi. Dini değerleri hedef alan söylemlerin cezasız kalmasının benzer olayların artmasına yol açabileceğini savunan vatandaşlar, hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.
Toplumsal barışın korunmasının, farklı inanç ve düşüncelere saygı gösterilmesiyle mümkün olduğu ifade edilirken, herhangi bir inanca yönelik aşağılayıcı ve provokatif söylemlerin normalleştirilmemesi gerektiği dile getirildi.
İfade özgürlüğü, eleştiri ve mizah hakkını güvence altına alırken; nefret, hakaret ve toplumun kutsal değerlerini aşağılamaya dönüşen söylemler ise hukuki denetime konu olabiliyor. Başlatılan soruşturmanın da bu çerçevede değerlendirildiği belirtiliyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube