
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik baskın ve yıkımlarını sürdürdü. Nablus ve Ramallah çevresinde gerçekleştirilen operasyonlarda Filistinlilere ait 3 bina yıkılırken, 7 Filistinli gözaltına alındı.
Bölgedeki görgü tanıklarının Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği bilgilere göre, İsrail ordusuna bağlı askeri birlikler Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus kentinin Teavun Ulvi bölgesine baskın düzenledi.
İsrail güçleri, “C Bölgesi”nde inşa edilen Filistinli Ömer Saad’a ait evi buldozerlerle yıktı.
Cuma günü evinin yıkılacağına ilişkin tebligat aldığını belirten Saad, üç katlı evinin her katında üç ailenin yaşadığını ve binada toplam 10 kişinin ikamet ettiğini söyledi.
Saad, evinin yıkılmasına rağmen bölgeyi terk etmeyeceğini belirterek, “Evimi yıksalar da enkazın üzerine çadır kurup orada yaşayacağım.” dedi.
Filistin haber ajansı WAFA‘nın aktardığı bilgilere göre, İsrail güçleri bu kez Ramallah’ın kuzeyindeki Birzeit kasabasına bağlı Ayn el-Saky beldesinde Filistinlilere ait iki binayı daha buldozerlerle tahrip etti.
Dörder katlı olduğu belirtilen iki binanın yıkılmasıyla birlikte bölgede çok sayıda Filistinlinin barınma imkanı da ortadan kaldırılmış oldu.
İsrail güçlerinin baskın düzenlediği bölgelerde yıkımlarla eş zamanlı olarak 7 Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi.
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin operasyonlar sırasında yollara barikatlar kurarak trafik akışını durdurduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca yıkım ve gözaltılar sırasında Filistinlilere karşı göz yaşartıcı gaz bombası kullanıldığı aktarıldı.
Batı Şeria’da Filistinlilere ait yapıların yıkılması, gözaltılar ve baskınlar, bölgedeki gerilimin ve Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı insani baskının devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

Filistinli kardeşlerimizin çilesi bitmiyor…
“Pekiyi bu yıkılan evler bize neyi gösterdi?” hiç düşündük mü?
Söyleyelim;
İşgalin sadece toprak üzerinde olmadığını,
İşgalin artık evin içine, ailenin hayatına, çocukların geleceğine kadar uzandığını gösterdi.
Fazla söze hacet yok…
Filistin bize, insan olabilmenin sırlarını verdi aslında…
Sır diyorum, çünkü kendini modern zanneden insan(!) düşünme yetisiyle birlikte vicdanını kaybetti. O vicdanla birlikte de insanlığını…
İşte Filistin, o vicdanı bulabilmenin sırlarını öğretti bize ve tüm dünyaya…
Evi yıkılan Ömer Saad ne demiş?
“Evimi yıksalar da enkazın üzerine çadır kurup orada yaşayacağım.”
İnancın, dirayetin ve zulmün karşısında dik duruşun kelimelerle buluşmasıdır bu cümle…
Filistin’in sessiz çığlığıdır bu cümle…
Ve aynı zamanda da Filistin’e sessiz kalanlar, Filistin için harekete geçmeyenler için sitemdir bu cümle…
İnsan sevgisinden uzak, kendini modern zanneden insanların beynine ok gibi saplanması gereken kelime dizisidir bu cümle…
“Beni evimden çıkarabilirsiniz ama vatanımdan çıkaramazsınız” diyen bir halkın sesini, insan duyabiliyorsa insandır.
O sesi duyup da yüreği sızlıyorsa vicdan sahibidir.
O sesi duyup da zulme karşı bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyorsa hâlâ insanlığını kaybetmemiştir.
Çünkü Filistin bize sadece bir toprak parçasını anlatmıyor.
Filistin bize imanı, sabrı, direnci, onuru ve insan kalabilmeyi anlatıyor.
Filistin susmuyor…
Biz duyuyor muyuz?
Filistin direniyor…
Biz ne yapıyoruz?
Filistin insanlığı hatırlatıyor…
O zaman son sorumuz şu olsun!
Biz hâlâ insan mıyız?
İSLAMİ HABER “MİRAT”