islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5921
EURO
54,9747
ALTIN
6.499,25
BIST
13.798,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Hafif Yağmurlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C

TESETTÜR: BİR KIYAFET TERCİHİNDEN ÖTE AHLAKÎ VE MANEVÎ BİR DEĞER

TESETTÜR: BİR KIYAFET TERCİHİNDEN ÖTE AHLAKÎ VE MANEVÎ BİR DEĞER
14/06/2026 14:12
A+
A-

TESETTÜR: BİR KIYAFET TERCİHİNDEN ÖTE AHLAKÎ VE MANEVÎ BİR DEĞER

Bir toplumun nereye doğru sürüklendiğini anlamak istiyorsanız, önce kıyafetlerine değil, kıyafetlere yüklediği anlamlara bakın.

Çünkü bazı şeyler vardır ki kumaştan ibaret değildir.

Bayrak gibi…

Kefen gibi…

Ve tesettür gibi…

Bugün canımızı acıtan meselelerden biri de tam olarak budur.

Tesettür, İslam’ın inşa ettiği ahlak kalesi olmaktan çıkarılıp moda sektörünün raflarına yerleştiriliyor.

Bir zamanlar Allah’a teslimiyetin sembolü olan örtü, bugün vitrinlerde bir marka yarışının parçası hâline getiriliyor.

Birileri sürekli olarak bize şunu telkin ediyor:

“Kalbin temiz olsun yeter.”

Bugün birçok insana din denildiğinde ilk söylenen sözlerden biri budur:

“Kalbin temiz olsun yeter.”

Ne gariptir ki Allah’ın emirlerini konuşmaya başladığınızda, tesettürü, namazı, haramı ve helali hatırlattığınızda hemen bu cümle çıkar ortaya.

Oysa insan sormadan edemiyor:

Eğer kalbin temiz olması yeterliyse, Allah niçin namazı emretti?

Eğer kalbin temiz olması yeterliyse, Allah niçin tesettürü farz kıldı?

Eğer kalbin temiz olması yeterliyse, Allah niçin haramları yasakladı?

Kur’an’ın hiçbir yerinde, “Kalbiniz temiz olsun, gerisi önemli değil.” diye bir ayet yoktur.

Tam aksine Kur’an, temiz kalbin temiz ameller doğuracağını öğretir.

Çünkü kalp ağacın köküdür, ameller ise meyvesidir.

Meyve vermeyen bir ağacın kökünün sağlam olduğunu iddia etmek ne kadar mantıklıysa, Allah’ın emirlerine sürekli sırt çeviren bir hayatın arkasına saklanıp “Ama benim kalbim temiz.” demek de o kadar mantıklıdır.

Kalbin temizliği, Allah’ın emirlerine rağmen değil, Allah’ın emirlerine teslimiyetle ortaya çıkar.

“Kalbin temiz olsun yeter.” sözü, çoğu zaman nefsin Allah’ın emirlerinden kaçmak için kullandığı en konforlu sığınaktır.

Oysa Kur’an’ın verdiği mesaj çok farklıdır:

“Önemli olan kime kulluk ettiğindir.”

İşte kavga tam burada başlıyor.

Tesettür Kumaşla Değil, Takvayla Başlar

Rabbimiz buyuruyor:

«“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır.” (A’râf, 26)»

Dikkat ediniz.

Allah Teâlâ sadece örtüden bahsetmiyor.

Örtünün ruhundan bahsediyor.

Takvadan bahsediyor.

Yani mesele yalnızca bedeni örtmek değildir.

Nefsi de dizginlemektir.

Bakışı da korumaktır.

Dili de muhafaza etmektir.

Bugün birçok insan tesettürün santimini konuşuyor ama takvasını konuşmuyor.

Rengini tartışıyor ama ruhunu tartışmıyor.

Biçimini konuşuyor ama ahlakını konuşmuyor.

Hâlbuki içi boşaltılmış bir tesettür, kabuğu kalmış bir meyveye benzer.

Şekil vardır.

Ruh yoktur.

Önce Gözler Tesettüre Girecek

Kur’an’ın dikkat çekici emirlerinden biri de budur.

Allah Teâlâ önce kadına değil, erkeğe hitap ediyor:

«“Mümin erkeklere söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.” (Nûr, 30)»

Ardından kadınlara sesleniyor:

«“Mümin kadınlara da söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.” (Nûr, 31)»

Demek ki tesettür sadece başörtüsüyle başlamıyor.

Önce göz kapaklarında başlıyor.

Gözünü haramdan sakınmayan bir insanın sürekli iffet konuşması ne kadar anlamlıdır?

Kalbi her türlü kirli görüntüyle doldurup sonra ahlak nutukları atmak samimiyet midir?

Tesettür sadece başın örtülmesi değildir.

Şehvetin dizginlenmesidir.

Ahlâkın güzelleşmesidir.

Giyinmiş Çıplaklar Çağı

Bugün yaşadığımız en büyük çelişkilerden biri budur.

Allah Resûlü’nün asırlar önce haber verdiği manzara gözlerimizin önünde gerçekleşiyor:

“Giyinmiş çıplaklar…”

Üzerinde kumaş var.

Ama mahremiyet yok.

Üzerinde örtü var.

Ama haya yok.

Üzerinde tesettür etiketi var.

Ama tesettür ruhu yok.

Vücut hatlarını tamamen ortaya çıkaran dar kıyafetler…

Dikkat çekmek için tasarlanmış kombinler…

Teşhir üzerine kurulu sosyal medya hesapları…

Ve bütün bunların adına “tesettür modası” denilmesi…

İnsan ister istemez soruyor:

Tesettür dikkat çekmek için mi vardır, dikkat çekmemek için mi?

Tesettür teşhir için mi vardır, mahremiyeti korumak için mi?

Tesettür nefsin reklamı mıdır, Allah’ın emrine teslimiyet midir?

Bu sorulara dürüst cevap vermeden meseleyi anlayamayız.

Mahremiyetin Ölümü

Bugün yalnızca tesettür değil, mahremiyet anlayışı da saldırı altındadır.

Eskiden ev ile sokak arasında sınırlar vardı.

Yatak odası ile kamusal alan arasında mesafe vardı.

Şimdi o sınırlar birer birer kaldırılıyor.

Yatak odasında giyilmesi gereken kıyafetlerle sokaklarda dolaşılıyor.

Mahrem olan teşhir ediliyor.

Özel olan pazarlanıyor.

Gizli kalması gereken şeyler alkış toplamak için sergileniyor.

Modern kültür insana sürekli şunu söylüyor:

“Ne kadar görünürsen o kadar değerlisin.”

İslam ise tam tersini söylüyor:

“Ne kadar takvalıysan o kadar değerlisin.”

Biri nefsi besliyor.

Diğeri ruhu.

Biri teşhiri kutsuyor.

Diğeri hayayı.

Tercih de tam burada ortaya çıkıyor.

Netice-i Kelâm

Artık şu gerçeği kabul etmek zorundayız:

Tesettür yalnızca bir kıyafet meselesi değildir.

Bir hayat tarzıdır.

Bir ahlak sistemidir.

Bir kulluk bilincidir.

Konuşmanda tesettür olacak.

Bakışında tesettür olacak.

Sosyal medya kullanımında tesettür olacak.

Ticaretinde tesettür olacak.

Aile hayatında tesettür olacak.

Çünkü tesettür gardıropta başlamaz.

Şahsiyette başlar.

Bugün bizim ihtiyacımız olan şey, vitrinlerde satılan yeni bir tesettür modeli değildir.

Bizim ihtiyacımız olan şey, yeniden takvâ elbisesini kuşanmaktır.

Çünkü takva gidince örtü şekle dönüşür.

Haya gidince tesettür modaya dönüşür.

Ruh gidince geriye yalnızca kumaş kalır.

Ve unutmayalım:

Önemli olan, tesettürlü bir hayat yaşayabilmektir.

“Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır.” (A’râf, 26) buyuran Rabbimiz, hepimize takvâ elbisesini kuşanmayı, hayâ ile yaşamayı ve rızasına uygun bir hayat sürmeyi nasip etsin. Âmin.

Kadir Bekil

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

Yorumlar
  1. Cenk Cemil dedi ki:

    Güzel bir konuya temas ettiniz Hocam… bendeniz sadece şunu sormak istiyorum ! 24 yıldır ülkemzideki bu Başöertüsü Zülmünü ortadan kaldrıdığı için aşağı-yuarı bütün müslümanalrın oyunu her seçimde alan iktidarımız acaba bu konuyu kökünden halletti mi acaba ? Yani, far-zı muhal ikidara seküler kafa taşıayan bir iktidar geldiğinde Başörtüsü Zülmü yeniden hırtlamayacak mı ? Bu sorunun cevabıan maalesef olumlu yanıt vermek mümkün değil diyotrum. Yani, konu kanununen halledilmiş ve Anayasamıza madde olarak eklenmiş değil !.. Herkesin bilgielrine arz olunur !