İstanbul’da Yılbaşı İçin Üst Düzey Güvenlik Önlemi
50 Bin Personel Sahada Olacak
İstanbul Valiliği, 2026 yılının huzur ve güven içinde karşılanması amacıyla kent genelinde geniş kapsamlı yılbaşı tedbirleri aldı. Açıklamaya göre 1661 noktada 7 bin 225 kara aracı, 37 deniz unsuru, 4 helikopter ve toplam 50 bin 427 personel görev yapacak.
Kritik Noktalarda Yoğun Denetim
Alışveriş merkezleri, havalimanları, otogarlar, toplu taşıma istasyonları ile yılbaşı kutlamalarının yapılacağı meydan ve eğlence alanlarında emniyet, jandarma ve sahil güvenlik ekipleri 24 saat esasına göre sahada olacak. Tüm hastaneler kesintisiz hizmet verecek, 112 Acil Sağlık ekipleri 1304 personelle görev başında bulunacak.
Acil Durum ve Denetim Birimleri Teyakkuzda
AFAD, AKOM ve itfaiye ekipleri yangın ve benzeri risklere karşı hazır bekleyecek. Tarım ve Orman Müdürlüğü 813 personelle gıda ve hijyen denetimlerini sürdürecek, Ticaret Müdürlüğü ise fahiş fiyatlara karşı 33 ekiple denetim yapacak. Belediye zabıta ekipleri de kontrollerini artıracak.
Ağır Araçlara Geçici Yasak
Ağır tonajlı araçlar ve iş makinelerinin Sarıyer, Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Bakırköy, Zeytinburnu ve Kadıköy ilçelerine girişleri 31 Aralık sabah 08.00’den 1 Ocak saat 12.00’ye kadar yasaklandı. Ayrıca elektrik, su, doğalgaz ve iletişim hizmetlerinde aksama yaşanmaması için ilgili kurumlar gerekli önlemleri aldı.
HABER YORUM
“Bir ah çeksem karşıki dağlar yıkılır” diyordu ya şair…
Şu yılbaşı kutlamalarını ve yılbaşı çılgınlıklarını görünce bir ah çekesim geliyor… O öyle bir ah ki, bir değil bütün dağları yıkacak bir ah!
Devletin bütün birimleriyle, bu gecede teyakkuza geçmesi ne kadar düşündürücü değil mi?
Nedir bu Allah aşkına, gavurlara benzeme çabası?
Ben senin gibi giyineceğim, ben senin gibi yiyip içeceğim, ben senin gibi yılbaşı kutlayacağım!
Sonra…
Devletin ve yılbaşı kutlayacakların harcayacakları paralara ne demeli?
Sosyal medyada, “Umre ve hacca gideceğinize öğrencilere ve ihtiyaç sahiplerine yardım edin” diye ahkam kesenler, yılbaşı bahanesiyle milyonlar harcayacak… Ne gariptir ki bunun adı da ilericilik ve modernizm olacak…
Ve elbette ertesi gün her şey normale dönecek(!)
İsrafın adı “eğlence”, gavurları taklidin adı ise “çağdaşlık” olacak…
Kimliğini ve benliğini kaybederek modern olduğunu zanneden bu zavallılar(!), inançlarını, örf ve adetlerini örseleyerek ilerici ve modern olduklarını zannede dursunlar, biz şuraya notumuzu düşelim…
Bizim ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir yıl değil; yeni bir idrak, yeni bir ahlâk ve yeniden dirilmiş bir vicdandır.
Ve işte o zaman, çekilen “ah” da dağları yıkmaz; kalpleri inşa eder.
İSLAMİ HABER “MİRAT”







