
Karabağ Zaferi, Azerbaycan ordusunun mücadelesi ve Türkiye’nin kritik desteğiyle şekillendi. Savunma teknolojileri, mühimmat desteği ve askeri işbirliği süreçte önemli rol oynadı.
Yaklaşık otuz yıllık işgalin ardından kazanılan Karabağ Zaferi, bölgedeki dengeleri değiştirdi. Azerbaycan ordusunun mücadelesine Türkiye’nin askeri, siyasi ve diplomatik desteği eşlik etti.
Türkiye’nin katkıları arasında SİHA’lar, mühimmat tedariki ve askeri tecrübe paylaşımı öne çıktı. İki ülkenin savunma alanındaki işbirliği, Azerbaycan’ın askeri kapasitesinin güçlenmesine katkı sağladı.
Türkiye, sağladığı savunma sanayii ürünleriyle Azerbaycan ordusunun sahadaki imkânlarını artırdı. Özellikle SİHA’lar, keşif ve hedeflerin etkisizleştirilmesinde dikkat çeken araçlar arasında yer aldı.
Askeri malzeme desteğine, eğitim faaliyetleri ve operasyonel tecrübelerin paylaşılması eşlik etti. Böylece iki ülkenin yıllara yayılan askeri işbirliği, savaş sürecinde karşılık buldu.
Aktarılan bilgilere göre, Azerbaycan ordusu harekâtın ilk haftalarında çeşitli zorluklarla karşılaştı. Bu süreçte Türkiye’nin üst düzey komutanlarla destek sağladığı belirtildi. Bahtiyar Paşa ve ekibinin operasyonların sevk ve koordinasyonuna katkıda bulunduğu ifade edildi.
Karabağ meselesinde Rusya’nın bölgesel ağırlığı, uzun yıllar önemli bir etken olarak kaldı. Moskova’nın politikaları, Azerbaycan’ın askeri ve diplomatik hareket alanını etkiledi.
2020 savaşı ile Eylül 2023 harekâtı, farklı jeopolitik şartlarda gerçekleşti. Rusya’nın Ukrayna’ya yoğunlaşması, 2023 sürecinin değerlendirilmesinde ele alınabilecek etkenler arasındaydı. Şubat 2022’de başlayan geniş çaplı savaş, 2020 zaferinin gerekçesi olarak gösterilemez.
Karabağ savaşı sırasında Türkiye’nin savunma teknolojileri, uluslararası ihracat kısıtlamalarıyla da karşılaştı. SİHA’larda kullanılan Kanada menşeli optik sistemler, bu tartışmaların merkezine yerleşti.
Yaşanan süreç, kritik savunma bileşenlerinde yerli üretimin önemini yeniden gündeme getirdi. Türkiye, savunma sanayii imkânları ve askeri işbirliğiyle Azerbaycan’a desteğini sürdürdü.
Türkiye’nin Karabağ sürecindeki desteği, kardeşlik hukukunun güçlü bir örneğiydi. Bu desteğin ardından Ankara’nın hassasiyetlerine karşılıklı saygı gösterilmesi beklenirdi..
Aliyev’in başörtüsü ve İsrail konularındaki tutumuna yönelik eleştiriler, bu beklentiye dayanıyor. Türkiye’nin hassasiyetlerini önemsemeyen bir yaklaşım, nankörlüktür. Ankara’ya meydan okuma izlenimi veren tercihler de kardeşlik hukukuna zarar vermiştir.
Karabağ’da verilen desteğin hatırlanması, karşılıklı güvenin korunması açısından önem taşıyor. Aliyev yönetiminden beklenen, Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeten ve dayanışmayı güçlendiren siyasi bir anlayış olmalıdır. Bizden söylemesi böyle devam ederse kaybedecek kendisi olacaktır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube