
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, Filistin’i işgal eden İsrail’e karşı tüm Müslümanlara birlik çağrısı yaptı. Karadaği, İslam dünyasının bugün üzerine düşen en önemli sorumluluğun güçlü olmak olduğunu vurguladı. İşgalci İsrail’in ancak Müslümanların ortak duruşu ile uluslararası anlaşmalara uymaya zorlanabileceğini ifade etti.
Karadaği, İsrail’in geçmişte olduğu gibi 10 Ekim’de Gazze’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına da uymadığını hatırlattı. Bu durumun, İsrail’in yalnızca sözle değil, güçle sınırlandırılabileceğini gösterdiğini belirtti. “İslam dünyasının üzerine düşen ve vacip olan şey güçlü olmaktır” diyen Karadaği, İsrail’i anlaşma şartlarına uymaya zorlayacak tek unsurun Müslümanların birliği ve gücü olduğunu söyledi.
Karadaği, Kudüs ve Filistin davası etrafında sağlanacak birliğin İsrail’in bugünkü politikalarını sürdüremeyeceğini dile getirdi. “Eğer bu birlik sağlanabilseydi, işgalci İsrail Filistin’de ve bölgede istediği gibi hareket edemezdi” ifadelerini kullandı. Müslüman ülkelerin siyasi, ekonomik ve diplomatik olarak ortak hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Gazze’deki insani felakete de dikkat çeken Karadaği, çocukların açlık ve soğuk nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Yardımların kesintisiz şekilde Gazze’ye ulaştırılması gerektiğini belirten Karadaği, tüm İslam dünyasını bu konuda daha etkin olmaya çağırdı.
HABER YORUM
Bu gün İsra ve Miraç gecesi…
Peygamberimizin Mekke’den alınarak, çevresi bereketli kılınan Kudüs ve Mescidi Aksa’ya getirilmesinin sene-i devriyesi…
Ve…
Kur’an-ı Kerimin beyanıyla çevresi mübarek ve bereketli kılınan Mescidi Aksa, bugün işgal altında…
Siyonist postalları altında ezilen Mescidi Aksa, bu gece, belki de her zamankinden daha fazla gözyaşı dökecek…
Siyonist postalları altında ezilen o Mescidi Aksa, bütün Müslümanlara ve insanlığa haykıracak ve şöyle diyecek:
“Ey Müslümanlar! Siz birlik olup bana sahip çıkamadınız ama ben Siyonist postallarına inat dimdik ayaktayım!”
“Ey İnsanlar! Ben Peygamberler diyarıyım!
Hz. İbrahim’in duası, Hz. Davud’un secdesi, Hz. Süleyman’ın adaleti, Hz. Zekeriya’nın sabrı, Hz. Yahya’nın teslimiyeti ve Hz. İsa’nın merhameti bu topraklarda yankılandı.
Ben, Resûlullah’ın (s.a.v.) Miraç’a yükselmeden önce imam olup peygamberlere namaz kıldırdığı mukaddes mekânım. Ben, ümmetin ilk kıblesiyim. Ben, Kur’an’ın “çevresi mübarek kılınan” diye andığı Mescid-i Aksa’yım!
Bugün zincirlerle, barikatlarla, silahlarla kuşatıldım;
ama ruhum kuşatılamadı!
Taşlarım yaralı, avlularım kanlı, minberim mahzun;
fakat izzetim hâlâ ayakta!
Ey Müslümanlar!
Unutmayın, ben sadece Filistin’in değil, bütün ümmetin emanetiyim.
Beni savunmak bir coğrafya meselesi değil, iman meselesidir!
Ey İnsanlık!
Burada susturulan sadece ezan değil;
adalet, vicdan ve insanlıktır!
Ben sabrediyorum…
Ama siz ne kadar daha susacaksınız?
Ve Mescidi Aksa bize bugün, şu ayetleri fısıldıyor:
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.” (Âli İmran 103)
İSLAMİ HABER “MİRAT”