
İnsan, hayatın ruhu; akıl, irade ve vicdan insanın ruhu; ahlâk, aklın, iradenin ve vicdanın ruhudur. Din bütün ilke ve değerleriyle insana yardımcıdır. Vahiy/Kur’an, bilgi, bilinç ve rehberliğiyle akla, iradeye ve vicdana yardımcıdır. İbadetler, anlam ve amaçlarıyla ahlâka yardımcıdır. Sonuçta akıldaki iyi, doğru ve güzel düşünceler, dildeki dürüst ifadeler ve sözler, elimizdeki ahlâk eksenli eylemler/ameller, bütünüyle insanın hayat ibadetleridir.
İbadetler ahlak üretimi sayesinde hayatı kolaylaştırır, güzelleştirir, iyileştirir ve doğru rotaya/sırat-ı müstakîme sokar.
Gerek formu/şekli, kuralı ve zamanı belli namaz, oruç, zekat vs. gibi ibadetler, gerekse ibadetleşen davranışların kazandırdığı güzel ahlâk, iyilik, merhamet, doğruluk ve ıslah edici salih ameller sayesinde hem insan Rabbinden hoşnut ve razı olur hem de Allah bizlerden razı olur. Peki kulun Allah’tan, Allah’ın da kulundan razı olmadığı birinin;
1) Hayat sürdüğü bu yaşam alanı dışında bir evi, mekanı, dünyası var mı?
2) Yüce Yaratıcının var edip hizmetine sunduğu hava, su, toprak, güneş, ay vs. sayısız nimet ve imkânın birini geri alacak olsa bize yaşam şansını kim verebilir? “De ki: Yeraltı ve yer üstündeki tüm sularınız büsbütün çekilip gitse, artık size hayat verecek bir yudum suyu kim verir?” (Mülk,67/30) Gel de “Âlemlerin Rabbi Allah verecek!” deme bakalım…
3) Rabbimizin bu sayısız ve sınırsız nimet ve ikram yetkisi, insanda olsaydı birbirine zırnık verir miydi?
“Onlara de ki: Bakın, Rabb’imin sonsuz lütuf ve rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı, harcanıp tükenir endişesiyle onları sımsıkı elinizde tutar ve hiç kimseye zırnık vermezdiniz. İnsanoğlu, gerçekten de çok açgözlü ve çok cimridir!” (İsra, 17/100)
Hayatın anlam ve amacı iyiliktir, güzel ahlaktır ve iyi insan olmaktır. İyilik fıtraten/yaratılıştan karakterimizdir. Çünkü “Allah iyiliği fıtratımıza/yaratılışımıza kodlamıştır.” (Nahl,16/30; Tirmizî, 3/75, hn. 75)
İyi ve iyilik karakterimiz olduğuna göre, hayatımız ibadetimiz, ibadetlerimiz de güzel ahlâkımız olsun inşallah.
Zira biz, bu dünyaya kötülük yapmaya veya yapmamaya gelmedik. El-BERR/iyiliğin kaynağı olan Allah, “yeryüzüne sadece ve sadece iyilik indirdi.”(Nahl,16/30) Mutlak iyi olan Allah’ın iyi kulları, güzel insanlar! Biz bu dünyaya sadece ve sadece iyilik yapmaya ve iyi insan olmaya geldik. Öyleyse hayatımızda kendimizle pazarlığa paydos! Her ne ki iyi, onu hemen yapacağız. Her ne ki kötü, derhal elimizin tersiyle iteceğiz. Çünkü her iyilik ve salih amel ibadettir ve hayatı da ibadet eyleyendir.
Karakteri icabı, “kendi iyiliklerine sevinen, kendi kötülüklerine de üzülen mümindir.” (Ahm. b. Hanb. 3/446, hn. 15374)