Mehmet Akif’in “Müslümanlık nerde?” isimli şiiri sanki bu günümüzü anlatıyor. Akif’in tanıklığı önemli. Bu şiir, “Safahat”ın “Hakkın Sesleri” bölümünde yer almaktadır ve bu bölüm 1913 yılında yayımlanmıştır. Şiir, Balkan Savaşları’nın (1912-1913) ardından yaşanan toplumsal ve manevi çöküşün etkisiyle yazılmış olup, dönemin ahlaki ve dini yozlaşmasını eleştiren güçlü bir içeriğe sahiptir. Şimdi biraz Gazze’yi...
Kelam, tasavvuf ve felsefenin en çetrefilli, anlaşılması en zor doktrinlerden biri Vahdet-i vücud konusudur. Bağdat merkezli “zühd ve takva”ya, Horasan merkezli “mistik ve mitolojik tasavvuf”tan ayrı “felsefi tasavvuf”un merkezi konusu olan Vahdet-i vücud teorisinin mimarı Muhyiddin ibn Arabi (öl. 638/1240), isim babası, İbn Arabi’nin üvey oğlu Sadettin Konevi’dir (öl. 673/1274)....
Heybelerinde kutlu emanet taşıyan kahramanlar vardır. Onlar, güneşin selamını gülümseyerek alan ve toplumu için gündüzünü geceye katarak çalışanlardır. Bu büyük yük kahramanlarını yetiştiren ya da şimdiki zamanda araştırıp bulan toplumlar, büyük ve kalıcı toplumlardır. Bir de alışkanlıklarının mahkûmu olanlar vardır. Düşünceyi umursamaz da, düşünce benzerine düşünce diye sarılanlar vardır ki,...
Bakın arkadaşlar, mesele aslında çok basit bir mantık meselesidir. Batı’nın hafızasında Atatürk, onların gözünde bir “Batılılaşma projesi”nin sembolüdür. Yani Batı’ya benzemek, Batı’nın sistemini içselleştirmek… Bu yüzden onlar Atatürk’ten korkmaz, bilakis onu kendi modernleşme kalıplarının bir uzantısı olarak görürler. Ama Osmanlı dediğiniz zaman iş değişir. Çünkü Osmanlı, Batı’nın yüzyıllar boyunca karşısında...
Derin mi derin bir gaflet içindeyiz: TBMM, DEVLET BÜROKRASİSİ, SANAYİ VE TİCARET ODALARI, İKTİSAD FAKULTELERİ, FONLANAN MEDYA VE MEDYATİK EKONOMİSTLER, DÜZENE SARI SENDİKALAR ve MAGAZİNE VE SPORA ŞARTLI MİLLETİMİZ bu derin mi derin gafletin içindeyiz. Aslında durum gaflet de izah edilemez. Bilerek veya bilmeyerek yapılanlar ortada. Ancak gafletin ötesine de...
Yaratılmışların en şereflisi, Allah’ın en sevgilisi, iki alemin güneşi, en güzel örnek, Peygamberler dizisinin son halkası, Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya, Selat ve Selâm, Tahiyyatü ikram, her türlü ihtiram olsun. Yüce Rabbimizin “Alemlere Rahmet” ve “En güzel örnek” olarak gönderdiği Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizi, erişilmez kemalatı içinde anlatabilmek, hiçbir faniye nasip...
1-Gıybet etmek Allah (cc) müslümanlara şöyle emrediyor: “… Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurât 49/12) Rasûlüllah (sav) gıybeti; “birinizin, (din) kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır” şeklinde açıklıyor. (Ebû Dâvûd,...
Gazze’nin geldiği son durumda silah, bomba ve katliam ölçüsünde yapılanlara rağmen direnişin sürdürülmesi orada yaşayan insanları açlık ile yokluğa tevdi etmeye yönelik bir arayışı öne çıkardı ve son dönemlerde bu giderek tek seçenek gibi durmaktadır. Bu duruma karşın ise insanlık özellikle sivil arayışlar olarak bu açlık kapanını açmak için sürekli...
Güçlerini, Müslümanların dağınıklığından alan Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesindeki köpekleri, Büyük Şeytan Amerika’dan aldığı güçle dünyanın gözü önünde Gazze’yi işgale başladı. Vahşetini kudurarak şiddetlendirdi. “Tarihî ve ruhanî bir görevdeyim” deyip “Büyük İsrail” vizyonuna çok bağlı olduğunu dile getirmiştir. Gazze’yi işgal etme kararının arkasında bu sinsi niyeti vardır. Bu melun siyonist...
Allah, Allah? Delirdi mi, çıldırdı mı, yoksa zıvanadan mı çıktı şu çivisi çıkmış dünya?… Çok garip; ağzını açıp İsrail veya yahudi dediğin an hemen: “Bak, bak şu ANTİSEMİTİST DÜŞMANA!” demezler mi?… Allah aşkına hz. İbrahim’in küçük oğlu hz. İshak’ın oğullarına/İsrail oğullarına gözün üstünde kaşın var desen; anında ANTİSEMİTİST oluyorsun, dünyayı...
“Tanrı’nın varlığı” konusunda felsefenin yöntemini pek inandırıcı bulmayan kelamcılar “hudus” delili”, “imkân delili”, “düzen delili” veya “fıtrat delili”ni öne çıkarmışlardır. Hudus (veya ihtira) adı verilen delile göre, evrenin kendi kendine varolması, varlığını sürdürmesi düşünülemez. Akıl, evrenin bir yaratıcıya (Halık) ve yöneticiye (Müdebbir) ihtiyacı olduğunu zorunlu kılar. Kısaca ifade etmek gerekirse...
İman, İslam dinin en önemli kuralı ve özüdür. Peygamberimizin bu konudaki hadisi günümüzdeki bozulma ve kimliği muhafaza etme konusundaki mucizevi hakikati çarpıcı bir şekilde hatırlatıyor: “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.” (Tirmizî, Fiten,73;...
Müftülük Makâmında Batı’nın Propagandası Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş şöyle diyor: “Laiklik, din karşıtı bir ideoloji değildir. Dinin devlet işlerine karışmasını engellemektedir. Laiklik ilkesi; dini, siyasi çekişmelerin malzemesi haline getirmemek için bir güvencedir.” Bak kardeşim, bu “laiklik” dedikleri şey öyle masum bir şey değildir. Batı’nın bize sattığı, içimize boca ettiği...
Allah bütün varlıkların yaratıcısı, tüm insanların Rabbidir. O yarattıkları arasında ayırım yapmaz. Ancak denemeye uğratmayı dilediği kişilere ve toplumlara görevler yükleyerek geçici ayrıcalıklar verebilir. Bu durum onlar için mutlak hayır değildir. Kalıcı mutluluk, Allah’ın tekliği ve yüceliğine inanıp emirleri ve yasaklarına uyan Müttekilerindir. Şanı büyük olan Allah, İsrailoğullarına Elçisi olarak...
“Bilim Felsefesi” açısından bakıldığında, “bilimin, bütün meselelerimizi, çözmeye yetkili sihirli bir değnek olmadığı, ancak belli nitelikteki problemlere uygulandığında etkin olduğu bilinmektedir. Ne var ki, bilimin kapsam ve sınırlarını kesinlikle belirleme, çok zor olduğundan hangi meselelerin ilmî incelemeye konu olabileceği, hangi meselelerin olmayacağı öteden beri sürüp gelen bir tartışmadır.” Kapsam ve...
Meşhur bir yanılgı vardır: Komunist’ler, Mason’lar, Siyonist’ler, Faşist’ler geldi, biz bu yüzden geri kaldık. Buna siz kendi liderinizi, tarikatınızı, ya da düşman olduklarını, rakiplerinizi de ekleyebilirsiniz. Hayır bu söz doğru değil. Bizim gerçek düşmanımız nefsimize taht kurup oturan Şeytan’dır. Ve onun dostlarıdır. Şeytan’ın varlığı günah işlememizin bahanesi değildir. Şeytan’ı da...
Haber kanalları gün boyu açık. Sosyal medyanın hızlı akışı, önüne gelen gündemi tsunami etkisiyle yerle bir ediyor. Gündemde uzun süre kalmayı başarabilen bir gündem maddesi kalmıyor âdeta. Her şey kısa bir zaman diliminde konuşulup unutuluyor. Teknoloji, bize arama geçmişimizi silme özelliğinin yanında zihinsel geçmişi de silme özelliği kazandırmış gibi. Dün...
Bugün size Kur’an-ı Kerimdeki kıyamet ayetlerinden örnekler sunacağım. “Ağzımızın tadını kaçıran ölümü” sıkça anacağımız günler kapıda. Ve zaten biz “alemlere rahmet olarak gönderilen ahir zaman peygamberinin ümmeti” değil miyiz! Yaşamak dediğiniz şey, ertelenen güne: ölüme bir adım daha yaklaşmak demek değil mi? Kişinin ölümü kendi kıyameti değil mi? Öldükten sonra...