
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu tartışmalarına farklı bir pencereden baktı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun siyasi görüşleri nedeniyle tutuklanmadığını söyledi. Dosyadaki iddiaların cumhurbaşkanlığı adaylığından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararının ardından görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe’ye konuştu.
Kılıçdaroğlu, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil.”
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığıyla yargı sürecinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
“Bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı ilan edip bunu siyasi dava diyemeyiz. Adaylığı için oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, davalar ayrıdır.”
Kılıçdaroğlu ayrıca tutuklamayı doğru bulmadığını söyledi. Ancak herkesin kamu kaynaklarının hesabını vermesi gerektiğini de hatırlattı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, CHP yönetiminin oluşturduğu söylemi doğrudan sarsıyor. İmamoğlu cephesi, yürütülen yargılamayı başından beri “siyasi dava” olarak nitelendiriyor. Ancak dosyada yalnızca siyasi konuşmalar veya eleştirel açıklamalar bulunmuyor. Savcılık iddianamesinde rüşvet, ihaleye fesat ve suç gelirlerini aklama suçlamaları yer alıyor. İddianamede tanık beyanları, HTS ve baz kayıtları da bulunuyor. Ayrıca MASAK raporları, dijital materyaller ve görüntüler deliller arasında gösteriliyor.
Savcılık, bazı iş insanlarının baskıyla para vermeye zorlandığını da iddia ediyor. İddianamede İmamoğlu dâhil 402 kişi hakkında çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. İmamoğlu ve avukatları ise bütün suçlamaları reddediyor. Dosya hakkındaki kesin kararı bağımsız mahkeme verecek.
Bir kişinin cumhurbaşkanı adayı olması, hakkındaki iddiaları kendiliğinden siyasi yapmaz. Siyasi kimlik, yolsuzluk suçlamalarına karşı dokunulmazlık zırhı sayılamaz. Dosyadaki delillerin güvenilirliği elbette mahkeme önünde tartışılmalıdır. Tanıklar dinlenmeli, kayıtlar incelenmeli ve savunma hakkı eksiksiz korunmalıdır. Ancak ciddi suçlamaları yalnızca “siyasi operasyon” sözüyle geçiştirmek de hukuk değildir.
Kılıçdaroğlu bu bakımdan doğru bir ayrım yapmaktadır. Cumhurbaşkanlığı adaylığı siyasi bir meseledir. Rüşvet ve yolsuzluk suçlamaları ise hukuki bir meseledir.
Kılıçdaroğlu’nun sözleri meseleyi özetliyor: Adaylık ayrıdır, yargılama ayrıdır. Kamu görevi üstlenen herkes, harcanan her kuruşun hesabını millete vermelidir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube