islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

KUR’AN’A ARZ MESELESİ

KUR’AN’A ARZ MESELESİ
12/03/2025 10:02
A+
A-

Geçen haftaki yazımız, bazı yanlış anlaşılmalara neden oldu sanırım. Ya okuyucu anlatmak istediğimizi anlayamadı, ya da biz kendimizi doğru ifade edemedik. Ben ikinci şıkkı, yani kendimi doğru ifade edemediğimi varsayarak ufak bir düzeltme yapmak istiyorum inşallah.

Meal okunmasın, Kur’an anlaşılmasın gibi bir yaklaşım içinde değiliz, böyle bir yaklaşımın da doğru olmadığını hassaten belirtmek isterim. Zira hesaba çekileceğimiz kitap, Kur’an’dır ve her mümin gücü, anlayışı, kapasitesi oranında anlamaya, kavramaya, anlayıp kavrayamadığı yerleri bilenlere sorup öğrenmeye ve amel etmeye mecburdur. Kur’an’ın anlaşılamayacağına, anlaşılır olmadığına dair yaklaşımlar yanlıştır.

Bunları ifade ettikten sonra değinmek istediğimiz, “Her şeyin Kur’an’a arz edilmesi gerektiği” meselesine gelelim. Aslında bu ifade modern bir söylemdir, lakin üretildiği dönem itibarıyla haklılık payı da vardır. Malum olduğu üzere, modernleşmenin dayattığı yenidünya görüşü, değişen şartlar, oryantalist saldırılar karşısında Müslüman entelektüellerin felsefi anlamda sıkışmışlığı, onları yeni bir kurtuluş düşüncesi üretmeye itti. Bu da, “Kaynaklara dönüş, her şeyi Kur’an’a arz etmek ve Asr-ı Saadete gitmek”ti. Bunun adına süreç içerisinde “İslamcılık” denildi. Bu kavram ise ayrıca tartışılacak bir meseledir.

Bir kurtuluş düşüncesi olarak ortaya çıkan bu yeni söylem, Müslüman toplumlar içinde asırlardan beri süre gelen her ne varsa, hepsinin yeniden değerlendirilip yorumlanmasını icbar etti.

Kur’an’a arz edilenlerin başında, oryantalizmin etkisiyle de, ilk başta Hadisler ve hadis külliyatı geldi. “Peygamber Kur’an’a aykırı bir şey söylemez” denildi. El-Hak doğrudur. Allah’ın Resulünün (sav), kendisine inzal edilen vahye aykırı bir şey söylemesi elbette düşünülemez. Vahyi gizleyemeyeceği gibi, eklemede yapamaz.

Ardından geleneklerimiz, göreneklerimiz, fıkhi külliyatımız, kelam geleneğimiz… Her ne varsa, Kitaba aykırı olamaz denildi. Elbette bunlarda doğrudur. İslam’a kendi tarihsel süreci içinde, kendinden olmayan, sonradan eklenmiş, ilave edilmiş, dinden ve Resulullah’ın uygulamasında olmadığı halde varmış gibi kurallaştırmak elbette yanlıştır.

Bu yaklaşım zamanla öyle katılaştı ki, geleneğin çeri çöpü, batıl yönleri dışlanırken; insani ilişkileri, muhabbeti, komşuluk hukuku, vefakârlığı vb. iyi olan her şey de dışlandı. Dışlananların yerine başka değerler de üretilemedi. Ve Müslümanlar köksüzleşti, tarihsizleşti, tutunacak dalları kalmadı.

İslamcı gelenek, her şeyi Kur’an’a arz etmek ve kaynaklara dönme iddiasını güderken, aslında Kur’an’a arz etmesi gereken birçok hususun da üstünden atladı.

Hadisler Kur’an’a arz edilirken, siyaset ve siyasetçiler Kur’an’a arz edilmedi. Kur’an’a arz söyleminin icadı yıllarında, laik siyaset ve parlamentonun, Kur’an’a uygun mu değil mi olduğu tartışılmadı. Ne laik siyaset ne de laik siyasetçilerin durumu Kur’an’a arz edilmedi. Laik siyaset ve laik siyasetçilerin Kur’an’a arz edilmeyişi, ilk günden bugüne devam etmektedir. İşin garip yönü ise, Kur’an’dan da delil bulunabilmektedir. Oysa bir mesele Kur’an’a arz edilecekse, bunun ilk basamağı, fertten topluma, özelden kamusala her alanı etkisi altına alan siyaset ve siyasetçiler olmalıydı. Peygamberi devre dışı bırakan salt Kur’an’cı, salt mealciler, ne işleyen laik düzeni, ne bu dizeni işleten laik siyasetçileri ve siyaseti Kur’an’a arz etmek gerekliliğini gündem etmedi.

Laik Kemalist eğitim hiçbir zaman Kur’an’a arz edilmedi. Neslimizi ifsat eden, zihinlerini iğdiş eden, geleceği olmayan hedefsiz, gayesiz, kimliksiz, kişiliksiz bireyler üreten eğitim sistemi, Kur’an’a arz edilmeliydi. Ne yazık ki bu da yapıl(a)madı.

Sömürüye dayalı kapitalist iktisadi sistem Kur’an’a arz edilmeliydi, bu da yapılmadı. Faiz ile riba farklı şeyler olarak değerlendirildi. Kur’an’dan delil de bulundu. Üreten, işleyen, emek sarf eden, çalışan bütün kesimler zarar edip iflas ederken, Kapitalist sistemin mabetleri olan faiz müessesi bankalar, akla hayale gelmeyecek devasa karlar elde etti. Azgın azınlık bir kesim yükselirken, toplumun büyük kısmı sefalete sürüklendi. Bu mesele de Kur’an’a arz edilmedi.

Bütün bunlar yer yer tartışıldı ise bile, işleyen laik siyasetin kendi paradigması içinde tartışıldı, paradigma dışında bir öneri getirilmedi. Elbette getirilmesi de mümkün değildi. Zira en başta işleyen laik seküler düzenin, topyekün Kur’an’a arz edilmesi gerekmekteydi.

Peygambersiz, sünnetsiz yapılan Kur’an okumaları, Peygamberin devleti nasıl yönettiği, neyle düzeni sağladığı, nasıl bir siyasi, iktisadi, hukuki ve içtimai düzen kurduğu göz ardı edilince, ortaya çarpık bir zihin dünyası çıktı. İlk yapılması gereken, hükmedici makamın, neyle ve nasıl hükmettiğine bakmak ve buranın Kur’an’a arz edilmesi gerekmekteydi. Burası ıskalanınca, gerisi teferruat, havanda su dövmek derecesine indi.

Dedemin evliya türbesine gidip dua etmesini Kur’an’a arz edip, ona müşrik diyenler, kendisini ilah gibi gören, Allah’ın hiçbir haram – helal sınırlarını tanımayan, nefsini ilah edinmiş birer ölümlü tanrı gibi davranan siyasetçileri de Kur’an’a arz etmeli değil mi?

YAKUP DÖĞER

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.