islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,8375
EURO
55,4361
ALTIN
6.479,42
BIST
11.165,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Çok Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
17°C
Cuma Çok Bulutlu
16°C
Cumartesi Çok Bulutlu
17°C
Pazar Az Bulutlu
18°C

KUTSALIN REHİN ALINIŞI: İSLAM DÜNYASINDA GÜÇ ŞEHVETİ VE BÜYÜK ÇÖKÜŞ

KUTSALIN REHİN ALINIŞI: İSLAM DÜNYASINDA GÜÇ ŞEHVETİ VE BÜYÜK ÇÖKÜŞ

KUTSALIN REHİN ALINIŞI: İSLAM DÜNYASINDA GÜÇ ŞEHVETİ VE BÜYÜK ÇÖKÜŞ

Günümüz İslam dünyası, kendi yarattığı politik paranoyanın ve tiranlığın kıskacında tarihsel bir can çekişme süreci yaşıyor. İktidara gelenlerin kılcal damarlarına kadar sızan güç şehveti ve iktidar sarhoşluğu, ahlaki değerleri yok eden ölümcül bir virüse dönüştü. Hukukun saygınlığını bütünüyle yitirdiği bu iklimde, tahakküm kurmayı varlık sebebi sayan bir zihniyet sıradanlaşıyor. En acı olanı ise aziz İslam’ın, bu otoriter ve çıkarcı yapılar elinde tamamen siyasal bir aparat haline getirilmesidir. Din, evrensel ahlaki ilkelerinden koparılarak ya ulaşılamaz bir ütopyaya ya da geçmişe sığınılan zavallı bir nostaljiye indirgeniyor. Pragmatist-otoriter muhafazakârlık kurumsallaştıkça, kitleler başka bir alternatifin mümkün olabileceğine dair inançlarını tamamen kaybediyor.

Karizmatik Figürlerin Gölgesinde Dinin İşlevselliğini Yitirmesi

Bu coğrafyada yaşanan en büyük kırılma, Kur’an-ı Kerim’in evrensel otorite ve meşruiyetinin yerini, karizmatik ve mistik figürlerin almasıdır. Din, bu figürlerin eliyle evrenselliğinden koparılarak taşralı bir yapıya dönüşüyor. Sınırsız hırslarıyla sahnede çok canlı görünen yerel tiranlar, ahlak ve fazilet bağlamında birer ölüden farksızdır. Toplumlar ise varoluşsal farkındalıklarını kaybettikleri için bu ikiyüzlülüğü kanıksıyor.

Eleştirel düşünceyi savunan, gündem belirleme gücüne sahip özgün entelektüellerin, bilgelerin ve akademisyenlerin meydandan çekilmesi, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir fırsatçılığın toplumsallaşmasına yol açıyor. Pragmatist propagandaya sıkı sıkıya sarılan iktidarlar, aslında entelektüel ve ahlaki açıdan sıfırı tükettiklerini gizlemeye çalışıyorlar. Ancak bu yetersizlik, toplumda merhametsizliği ve iktidar narsisizmini normalleştirmekten başka bir işe yaramıyor.

Sloganların Esaretinde İçi Boşaltılmış Toplumlar

Hamasetin, önyargıların ve ezberletilmiş sloganların ötesine geçemeyen bir toplumda, saygı duyulmaya değer hiçbir şey kalmaz. Muhalif seslere hayat hakkı tanımayan, beton dostu ama çevre düşmanı olan, magandalığın ve maçoluğun kol gezdiği bu yeni toplumsal yapı, dinsel ve kültürel hayatı basitleştirerek insanı edilgen birer dünyevileşmiş canlıya dönüştürüyor. Çıkarcı, içeriksiz ve anlamsızlaşmış varoluşlar, her zaman faşizmin yeşermesi için en elverişli iklimi hazırlar.

Ulus-devletlerin birer güvenlik devletine dönüşmesi, İslam’ın sömürgeleştirilmesine ve sınırların ırksallaştırılmasına neden oluyor. Kendi bağımsız var oluşunu ve bilgisini üretemeyen bu devletler, emperyalist odakların kapılarında meşruiyet ve himaye arıyor. Müslüman halklar, sömürgeci dünyanın kavramsal baskısından kurtulamadığı için kendi İslami tahayyülünü bile Batı merkezli kavramlarla ifade etmeye çalışıyor.

Yeni Putperestlik: Kişisel Tercihlerin Mutlaklaştırılması

Bugün seküler ya da muhafazakâr fark etmeksizin, tek adam rejimlerinde putperestlik sadece adres değiştiriyor. Her yeni putperestlik, kendi kişisel tercihlerini mutlaklaştırarak topluma dayatıyor. Siyasal propagandanın dili sadist bir saldırganlık barındırıyor; yerli ve milli tiranlar kötülükle, zulümle ve suikastlarla saltanat sürüyor. Siyonist emperyalizme karşı hamasi nutuklar atılırken, Gazze’deki soykırımın en büyük ortağı olan küresel güçlerle dostluk ilişkilerini sürdürmek, bu düzenin utanç verici ikiyüzlülüğünü gözler önüne seriyor.

Pragmatist Muhafazakârlığın Ürünü: İlkesiz Karakterler

Pragmatist muhafazakârlık, ilkesiz zamanlarda ilkesiz karakterler üretiyor. Müslüman olmak etnik veya mezhepsel bir asabiyete sığınmak değil, evrensel İslam ailesine ait olmakla başlar. Bu idrak kaybedildiği için ortak bir gelecek vizyonu inşa edilemiyor. Kendi gündemiyle büyülenen iktidarların araçsal rasyonalitesi, muhaliflere insan gibi değil birer nesne gibi yaklaşıyor. Bilinmelidir ki, iktidarın çıkar ve ihtiras alanlarında sahte ve maskeli varoluşlarla yer kapmaya çalışanların özgür bir zihne sahip olması imkânsızdır.

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.