İSLAMLAŞMANIN ÖNÜNDE KİMLER DURUYOR? Halk arasında nesilden nesile aktarılan, adeta toplumsal bir refleks hâline gelmiş genel geçer bir söylem vardır: “Hacılar hocalar insanı dinden soğutuyor” cümlesi, dindarlıkla ilgili yaşanan her türlü krizin faturasını peşinen belirli şahıslara ve zümrelere keser. Tabi biraz daha derinlemesine, sosyolojik ve eleştirel bir gözle bakıldığında, bu...
Kemalist Devrimlerin Dinle İmtihanı: Yabancı Tanıklar Ne Anlatıyor? Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında gerçekleştirilen köklü dönüşümler, Türkiye’nin yalnızca siyasi ve hukuki yapısını değil, toplumun din ve gelenekle ilişkisini de önemli ölçüde değiştirdi. Peki bu dönüşüm dışarıdan nasıl görülüyordu? Alman gazeteci ve yazar Lilo Linke, 1935’teki Türkiye gezisinin ardından 1937 yılında Allah Dethroned:...
CUMA HUTBELERİ: 20 MİLYON KİŞİLİK MİNBERE, SIFIR DİKKAT! VİDEO YORUM Bir cuma günü düşünün… Türkiye’nin dört bir yanında camiler doluyor. Milyonlarca insan aynı anda susuyor ve minberden yükselen söze kulak vermesi bekleniyor. Belki 20 milyon insan… Hiçbir televizyon kanalının, hiçbir reklam kampanyasının kolay kolay ulaşamayacağı kadar büyük bir kitle. Üstelik...
YAZ MEVSİMİYLE ARTAN MÜSTEHCENLİK Yaz, güzel mevsim. Rabbimizin her nimeti gibi “mevsim” nimeti de -biz kirletmediğimiz sürece- güzeldir. Dört mevsimin kendince güzellikleri ve özellikleri vardır. İlkbahar ve yaz mevsimini sevmemize rağmen müstehcenler, soğuk nedeniyle kapanmaya mecbur kaldıkları için kış mevsimi son zamanlarda daha çok sevimli hale geldi. Geçtiğimiz günlerde, “Dostlarla...
DİLE NÜFUZ EDEN SİNSİ SEKÜLERLEŞME Kelimeler masum değildir. Her kelime, ait olduğu düşünce dünyasını da beraberinde taşır. Bir toplumun dilinden Allah’ın yaratması, takdiri, kudreti ve iradesini hatırlatan kavramlar çekildikçe, bunların insan zihnindeki canlılığı da zamanla zayıflamaktadır. Bu sebeple dildeki sekülerleşme, sadece kelimelerin değişmesi değil; aynı zamanda tevhit merkezli dünya tasavvurunun...
Kadir İnanır da Öldü: Benim Hüznüm Bambaşka… Ölüm; sarsıcı çıplaklığıyla insan ruhunu titreten, kaçışı ve dönüşü olmayan o mutlak son… Eğer bu dünyada baki kalmaya bir çare, ölümün heybetli hakikatine direnecek beşeri bir güç olsaydı, şüphesiz Kainatın Efendisi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ölmezdi. Yaratılmışların en şereflisi bile fani diyara veda etmişse, her nefis...
SİVİL TOPLUM KISKACINDA CEMAATİN TASFİYESİ Müslüman coğrafyanın son iki asırdır içinden geçtiği sarsıcı ve olumsuz dönüşüm, tarihsel bir gerçeklik olarak tartışmanın ötesindedir. Modern tasavvurun seküler bir hayat tarzı olarak yeryüzünü kuşatması, insanlığı öncelikle siyasi alanda dönüştürmüş, ardından kapitalist tüketim ekonomisinin dayatmalarıyla iktisadi ve hukuki olarak iliklerine kadar sarsmıştır. İslam dünyası...
RİBA! İşe, bakar mısınız, dünyada en çok banka faizi veren ülkeler arasında Türkiye ikinci olmuş! İlk 10’da sırası ile Venezuella (%58.59), Türkiye %37, Zimbabve %35, Arjantin %29, Nijerya %27, Malawi %26, İran %23, Mısır %20, Lübnan %20, Sierra Leone %18.75. Bu ülkelerin yarısı Afrika ülkesi. İlk 10’un 6’sı İslam konferansına üye. Zimbabve...
DEMOKRASİ VE LAİKLİK İLE SESSİZ İŞGAL Türkiye’nin asıl meselesi yalnızca ekonomik kriz, siyasi çekişme, seçim tartışması veya günlük gündemlerden ibaret değildir. Bunların hepsi önemlidir; fakat bunların arkasında daha derin, daha sessiz, daha köklü bir mesele vardır: Türkiye’nin yön meselesi. Bir toplum yönünü kaybettiğinde, sadece kurumları bozulmaz; dili bozulur, ahlakı bozulur,...
İTTİHATÇILIKTAN GÜNÜMÜZE MÜSLÜMAN MODERNLEŞMESİNİN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ Müslüman modernleşmesinin serüveni, egemen tarih yazımında genellikle radikal kopuşlar, varoluşsal bölünmeler ve seküler-kutsal, merkez-çevre gibi çatışmalar üzerinden okunmaktadır. Bu doğrusal yaklaşımda, 20. yüzyılın başındaki İttihat ve Terakki pozitivist, Jakoben ve Batıcı rasyonalitenin öncüsü sayılır. 21. yüzyılın muhafazakâr-demokrat iktidarı ise bu çizgiye reaksiyon olarak doğduğu...
HOCA CAMİDE Bazı cümleler var… İlk duyduğunuzda sadece bir şaka gibi gelir. Gülünüp geçilir. Hatta samimi, doğal, hayatın içinden sanırsınız. Ama yıllar sonra fark edersiniz ki o küçücük cümlenin içine koskoca bir bakış açısı gizlenmiştir. Ne kadar ince, ne kadar sinsice yer etmiş zihnimize bazı kalıplar… Üstelik bunu bugün ekranları...
SOSYAL İLİM NEDEN DIŞLANIYOR Sosyal bilim, hayatı ve onun içindeki insan ilişkilerini, sosyal dünyanın aksaklıklarını ve eksikliklerini düzeltmek için ortaya konulmuş, kültürel ve sosyo-psikolojik çalışmalardır. Bir manada insan hayatının yaşayış felsefesini ve düzenini analiz etmekte ve çoğu zaman da hayatın problemlerini ele alarak çözümler gösterebilmektedir. Sosyal Bilimin Önemsizleştirilmesi Sosyal Bilimin...
İSLAMİ İDDİANIN LAİK SİSTEME ENTEGRASYONU VE İSLAMİ AKIL Türkiye’de Müslümanların siyasal iddiası başlangıçta yalnızca bir partiye iktidar kazandırmak, devlet imkânlarını kullanmak veya seküler düzen içinde daha görünür hâle gelmek değildi. Asıl iddia; Allah’ın hükmünü hayatın merkezine almak, adaleti egemen kılmak, zulme karşı durmak, başörtüsü ve dinî kimlik üzerindeki baskıları kaldırmak,...
KÜRESEL EFENDİLERİ RAHATSIZ ETMEYEN İSLAMCILIK(!) Yıllardır konuşuyor, yıllardır yazıyoruz… Teşhis tamam, tespit doğru, analiz gırla! Peki ya icraat? Ortada koca bir hiç var. Küresel sistem dünyayı dört bir koldan kuşatmış, ümmetin boğazına çökmüşken biz hâlâ “durum değerlendirmesi” yapıyoruz. Hadi diyelim ki dün zemin yoktu, imkân kıttı; yahu bugün koca bir...
NEYİ KONUŞUYORUZ Kİ! Gaziantep’teki dans ve müzik gösterisi için kimi Manifest’i eleştiriyor, kimi Fatma Şahin’i, kimi de AK Parti’yi ya da İçişleri Bakanlığını eleştiriyor. Manifest bir konser için izin istemiş, izni almış, belediyenin de desteği ile salon istemiş, salonu da vermişler. Bu Gaziantep’in başına gelen ne böyle. Biri geliyor, kurban keserek, tekbirlerle kerhane...
MÜSLÜMANLARIN İSTİKAMET KRİZİ VE SAVRULMA NEDENLERİ Geçmişten Günümüze Bir Kimlik, Bilinç ve Hakikat Muhasebesi İslam tarihi yalnızca zaferlerin, medeniyetlerin ve büyük fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda yönünü kaybeden toplumların, hakikatten uzaklaşan nesillerin, dünya karşısında çözülmeye başlayan bilinçlerin ve istikamet krizlerinin de tarihidir. Çünkü Kur’an’ın ortaya koyduğu hakikat şudur: Bir toplum...
“SEVGENÇLİK”TEN SORUMLU GENÇLİĞE Gençlik, bir toplumun dinamiğidir. Bu dinamik unsurun maddi ve manevi donanımlı olması hayati bir öneme haizdir. Çılgın, zinakâr, hayatı umursamayan, gayesiz, geleceğe ait tasarımları olmayan, üretmeyen hep tüketen bir gençlik, toplumun sırtında bir kamburdur. Zamanında çaresine bakmadığı, gençliği başıboş bıraktığı için de toplum, bu kamburun altında ezilmeye...
MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMA İMTİHANI İslam, insanı yalnızca bireysel ibadetlerle sınırlı bir varlık olarak görmez; onu aynı zamanda ahlaki, toplumsal, siyasal ve medeniyet kurucu bir sorumluluğun taşıyıcısı olarak tanımlar. Müslüman olmak, sadece şahsi kurtuluş arayışı değil; hakikatin, adaletin, merhametin, kardeşliğin ve ümmet bilincinin yeryüzünde temsil edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle İslam, insanı...