islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1634
EURO
53,9889
ALTIN
6.093,10
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

Macron, Türkiye’den Ne İstiyor?

Macron, Türkiye’den Ne İstiyor?

Macron, Türkiye’den Ne İstiyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dış politikadaki sert çıkışları ve Türkiye ile yaşadığı sürtüşmeler, basit bir diplomatik anlaşmazlığın çok ötesinde, derin bir jeopolitik kırılmanın tezahürüdür. Gazeteci Kadri Gürsel gibi deneyimli analistlerin de vurguladığı üzere, Paris’in Ankara’ya karşı sergilediği bu “hazımsızlık”, kaybedilen mevzilerin ve sarsılan bir imparatorluk mirasının yarattığı hayal kırıklığıyla ilgilidir.

İşte Macron’u uykusuz bırakan o temel başlıklar:

Karabağ’dan Libya’ya: Sahada Kaybedilen Etki

Fransa, Ermenistan’ın en büyük hamisi ve Minsk Grubu’nun bir parçası olarak Dağlık Karabağ’da oyun kurucu olmayı beklerken, Türkiye’nin Azerbaycan’a sunduğu stratejik destekle masanın tamamen dışında kaldı. Benzer bir tablo Libya’da da yaşandı. Fransa’nın desteklediği gayrimeşru güçler, Türkiye’nin askeri ve diplomatik hamleleriyle geriletilirken; Fransa, Akdeniz’deki “eski hegemonyasının” sona erdiğine şahitlik etti.

Afrika’da “Françafrique” Döneminin Sonu

Macron’un en büyük yarası ise şüphesiz Afrika. Sahel bölgesinden (Mali, Burkina Faso, Nijer) birer birer çekilmek zorunda kalan Fransız askeri varlığı, yerini Türkiye’nin “eşit ortaklık” temelli modeline bırakıyor.

• Türkiye’nin Yumuşak Gücü: Savunma sanayii iş birliklerinden insani yardımlara kadar Türkiye’nin kıtada artan nüfuzu, Fransa’nın neokolonyal düzenini tehdit ediyor.

• Propaganda Savaşları: Macron’un sık sık “Türkiye kaynaklı dezenformasyon” iddialarını gündeme getirmesi, aslında Afrikalı gençlerin Fransa’ya karşı uyanışını engelleyememesinin bir itirafıdır.

Rencide Edilen “Büyüklük” Duygusu

Fransa için Türkiye, sadece bir rakip değil; aynı zamanda Fransız “Grandeur” (büyüklük) idealini zedeleyen “irkiltici bir güç”. Paris, kendisini Avrupa’nın ve Akdeniz’in doğal lideri olarak görürken, Ankara’nın otonom, sonuç odaklı ve pragmatik dış politikası bu algıyı sürekli olarak test ediyor.

Sonuç: Macron’un Türkiye karşıtı söylemleri, iç siyasetteki aşırı sağ baskısını dindirme ve dışarıdaki prestij kaybını örtme çabasıdır. Ancak görünen o ki; Libya’dan Kafkasya’ya, Afrika’dan Doğu Akdeniz’e kadar uzanan yeni denklemde Fransa, artık tek başına kural koyucu değil, gelişmeleri geriden takip eden bir aktör konumuna düşmüştür.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.