
BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki arkadaşlarının hayatını kaybettiği 2009 yılındaki helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 36’sı tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiği bildirildi.
Soruşturma kapsamında Ankara merkezli olmak üzere 16 ilde 45 farklı adrese operasyon gerçekleştirildi.
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesi olayına ilişkin yürütülen çalışmalarda, FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Operasyonlarda adreslerde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 10’unun halihazırda cezaevinde olduğu tespit edilirken, 33 şüpheli 25 Eylül 2026 tarihinde gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında 5 şüpheli daha gözaltına alındı.
Böylece adli mercilere sevk edilen toplam 38 şüpheliden 36’sı hakkında tutuklama kararı verildi. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın yalnızca mevcut gözaltı ve tutuklamalarla sınırlı olmadığını belirterek çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın “çok yönlü ve titizlikle” yürütüldüğü ifade edildi.
Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin 25 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından olayın meydana geliş şekli ve sonrasındaki arama-kurtarma sürecine ilişkin çok sayıda soruşturma ve inceleme yapılmıştı. Son operasyonla birlikte dosyada yeni bir adli süreç başlatılmış oldu.

Bir tarafta Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yıllar sonra yeniden gündeme gelen soruşturma ve tutuklamalar… Diğer tarafta fon tartışmaları… Şimdi de MHK soruşturması…
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Türkiye’de neler oluyor?
Elbette altını özellikle çizmek gerekir: Soruşturma başka, hüküm başka… Yargılama sonuçlanmadan, suçluluğu kesinleşmeden hiç kimseyi suçlu ilan etmek gibi bir derdimiz yok. Unutmayalım ki Hukukun temel ilkesi olan masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.
Ancak peş peşe gelen soruşturmalar, operasyonlar ve tutuklamalar da görmezden gelinecek bir tablo değil maalesef.
Bir taraftan bakınca insanın aklına şu geliyor: Nereye elimizi atsak oradan bir koku geliyor.
Ama meselenin bir de başka yüzü var.
Belki de Türkiye uzun yıllardır biriken meselelerle yüzleşiyor. Belki devletin ve toplumun farklı alanlarında biriken sorunlar tek tek ortaya çıkarılıyor ve Türkiye kendi bağırsaklarını temizliyor.
Hangisi?
Çürümenin işareti mi, temizlenmenin sancısı mı?
Bunu zaman, soruşturmaların akıbeti ve ortaya çıkacak gerçekler gösterecek.
Şimdilik yapılması gereken ise ne peşinen suçlu ilan etmek ne de yaşananları görmezden gelmek…
Hukuka güvenmek, gerçeklerin ortaya çıkmasını beklemek ve hesabı kim olursa olsun hukuk önünde sormaktır.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Siz bekleye-durun alacaklarını almış ve kotarmış olanalr çoktan Üxküdarı geçtiler ve yeni hayatlarına başladılar-başlıyorlar ! Sadece size şunu hatırlatayım ! By ülke her şeye ve yere para-bütçe var, sadece iş ve sıra EMEKLİLERE gelince onlara “SİZE VERİLECEK PARA BÜTÇEDE YOK” denildi ve nüfusun yarısı yıllardır açlık sınrının altındaki bir maaşa talim ediyor ! Ve bu durumun düzeltilmesi yönünde de hiç bir adım atılmıyor ! Ve siz hala beklemeye devam edin ! Üsjüdarı geçen-geçene !..