
Burada yeri gelmiş gelmişken Müslüman ve seküler-laik kesimlerde görülen münafıkça tavırlı iki yüzlülüğe değinmek isteriz.
Müslümanlardan yüceliği kâfirlerde gören ve onların onayını almak ve beğenisini kazanmak için çırpınanlar var. Onları bize Rabbimiz şöylece tanıtıyor:
“Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri kendilerine hakim konuma getirirler. Zalimleri ve kâfirleri yakın dost, yardımcı, yandaş ve müttefik olarak görürler.
Peki onların yanında yücelik ve şeref mi arıyorlar? İnkârcıları izleyip onların hayat tarzını, kültürünü taklit ederek güçlü, gelişmiş, ileri bir toplum oluşturabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar da aldanıyorlar! Oysa izzet ve şeref, tamamen ve yalnızca Allah’a aittir.” (Nisa 139)
Bunun gibi ateist veya deist üstelik jakoben laik kesimlerden Müslümanların kendilerini tasvip ve tasdik etmesini bekleyen ve beklentilerini bulamadıklarında laikliğe ve 5816’ya sığınıp yermeye ve ihbar etmeye kalkışan şahsiyetsiz tipler de var. Görelim:
“Bu iki yüzlüler Müminlerle bir araya geldiklerinde “Biz de sizin inandığınız gibi inanıyoruz!” derler. Fakat kendileri gibi şeytanlaşmış kişilerle baş başa kalınca, “Bizim öyle arada bir Müslüman göründüğümüze bakmayın, aslında biz sizinle beraberiz, gerçek yoldaşımız ve müttefikimiz sizlersiniz. Müslüman olduğumuzu söylemekle onlarla sadece alay ediyoruz!, derler.” (Bakara 14)
Neyleyelim ki Batı’dan ithal edilen ve geleceği olmayan bu köksüz laik Batıcı düzen adam gibi adam yani ne hakiki Müslüman ve ne de gerçek kâfir yetiştirebildi:
“Onlar müminlerle kâfirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara. Kararsızlıkları sebebiyle Allah kimi de şaşırtırsa sen ona Hakikat’e ulaştırıcı hiçbir yol bulamazsın.” (Nisa 144)
Bunlar ne dünyada kalıcı bir başarı elde edebilir, ne de Ebedi azaptan kurtulabilir. Okuyalım:
“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp, Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirleri dost edinip üzerinize hakim kılmayın. Bunu yaparak Allah’a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Şüphesiz ki, münafıklar ateşin en aşağı tabakasına atılacaklardır. Sen onlara yardım edici birini bulamayacaksın.” (Nisa 144-145)
ARD
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-