islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,9188
EURO
16,8187
ALTIN
942,99
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C

MÜSLÜMANLAR İÇİN HER GÜN ANNELER GÜNÜ OLMALIDIR

MÜSLÜMANLAR İÇİN HER GÜN ANNELER GÜNÜ OLMALIDIR
08.05.2022
A+
A-

 

 

Yaratandan ötürü bütün canlılara merhameti ve tüm in­sanlara sevgiyi öğütleyen dinimiz, husûsiyle anne sev­gisine en üstün değeri vermiştir. Anaya saygı ve ikramı, Allah’a ibâdetten sonra, mükâfatı mutluluk ve Cennet olacak biricik amel olarak sunmuştur.

Kur’ân ifadelerinde kudsîleşen, Peygamberimizin dilinde yüceleşen anne, merhameti, çileyi, sabrı ve fe­dakârlığı aşk haline getiren, duası makbul ve kalbî hoşnutluğu Cennet sebebi olan en saygıdeğer insandır.

Mevlâmız şöyle buyurur:

« Rabbin -yalnızca Kendisine ibâdet etmenizi ve anaya-babaya iyilikte bulunmanızı- emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında birlikte yaşlanacak  olurlarsa onlara «öf» bile deme. Onları azarlama. On­larla güzel söz söyle. Onlara acıyarak te­vazu kanadını indir ve şöyle dua et:

 – Yüce Rabbim! Onlara sevgini ve şefkatini göster. Çünkü ben çocuk iken  onlar da   beni sevgi ve şefkatle büyütmüşlerdi. »  (İsra, 23-24)

Ana Yetimi Peygamberimiz

Öksüzlük beşiğinde büyümüş, altı yaşında iken kaybettiği anneciğinin kabri başında nurlu gözleri yaş­la dolmuş, süt annesini -anneciğim- diyerek baş tacı edinmiş sevgili Peygamberimiz de, anne sevgi ve saygısını İslâmî imanın ve ahlâkın temel görevi olarak öğretmiş ve şöyle buyurmuşlardır:

«… Allah analarınıza itaati emreder. Analarınıza ikramı emreder. (Evet evet) Allah analarınıza saygıyı emreder…» (İbn-ü Kesîr, İsra23)

Sevgili Peygamberimiz, kendisine -Ya Resûlellah! İnsanlar içinde maddî yardımıma ve manevî ilgime en çok lâyık olan kimdir? diye soran bir mü’mine de şu cevabı vermişlerdir:

Yardımına ve ilgine en ziyade lâyık olan annen­dir, annendir, annendir, sonra da baban gelir.» (et-Tac, 5/4)

-Allah şanını artırsın-Aziz Peygamberimiz, onlara karşı gösterilmesi ge­reken saygının ve yapılması gerekli olan yardımın öl­çüsünü öğrenmek isteyen bir mü’mine de bu görevin sürekli ve sınırsız olduğunu açıklamak için şöy­le buyurmuşlardır:

«Anan ve baban senin Cennet’in ve Cehennem’indir.» ( İbn-i Mace, Hadis No. 3662)

(Onlara ihsan  etmen ve ikramda bulnman  Cennet’e girmene,  karşı gelmen ve alakasız kalman da Cehennem’e düş­mene sebeptir.)

Ana Mutluluk Sebebidir

Gerçekten ana sevgisi  ve ilgisi mü’minler için ebedî mutluluk vesilesidir. Bu gerçeği duyurmak içindir ki   Peygamberimiz bizleri şöylece müjdelemişlerdir:

[“Cennet anaların ayağı atındadır.”

 «Anasının ayağını öpen Cennetin eşi­ğini öpmüş olur.»]  (Keşfül-Hafâ Hadis No. 1078)

Aşağıda sunacağımız hadîs de dinimizin ana sev­gisi ve ilgisine verdiği değeri bakınız nasıl vurgula­maktadır.

 Ananın Ayaklarına Kapanmalıdır

İlk inananlardan sahabi Cahimetüs-Selemî şöyle anlatı­yor:

«Hz. Peygambere geldim ve  arzumu şöylece dile getirdim:

-Ya Resûlellah! Cihad yaparak Allah’ın rızasını ve âhiret yurdunun saadetini kazanmak dileği ile ben de seninle beraber savaşa girip cihad yapmak için yanınıza geldim.

Hz. Peygamber bana şöyle buyurdu:

– Arzusuna eresice adam! Annen sağ mıdır?

–   Evet, sağdır YaResûlellah!

–   Evine dön, ananın nafakasını sağla, ona sevgi /saygı göster.

Cahimetüs-Selemî  anlatımını şöylece sürdürüyor:   Peygamberimi­zin huzurundan ayrıldım fakat tekrar gelerek arzumu dile getirdim. Peygamberimizle aramda aynı şekilde bir konuşma geçti.

Üçüncü defa gelerek Allah’ın rızasını ve âhiret yurdunun saadetini kazanmak için kendisiyle beraber savaşmak istediğimi ısrarla belirtince Hz. Peygamber bana şöyle buyurdu:

Be acınacak adam! Ananın ayaklarına kapan. Zira Cennet orada; ananın yanındadır.»  (İbn-üMâce, Hadis No: 2781)

Peygamberimiz, ana sevgisi ve saygısını Âhiret ha­yatının mutluluk sebebi kılamayan bedbahtları da beddua vasfındaki şu sözleri ile yermiş/kınamışlardır:

«Ana – babasından biri veya her ikisi ihtiyarlık za­manlarında kendisinin yanında bulunur da (onlara gereken­ sevgiyi, saygıyı ve yardımı göstermediğinden)
Cennet’e giremeyen   kişi sürüm sü­rüm sürünsün
.»  (İ. Kesir, İsra 23)

Anaları Terketmek İnsanlık Omuzlarını Çökertmektir

Analara baş kaldırmanın, gönül yakıcı, kalp kırıcı sözleri onlara reva görmenin, korkunç bir nankörlük ve taşları çatlatacak bir hissizlik içerisinde onları kendi başlarına terk etmenin, insanlık omuzlarını çökerte­cek, dünyada cezası çekilecek ve Ahiret’te azabı tadıla­cak pek büyük bir günah olduğunu da Şanlı Peygambe­rimiz şu hadisleriyle açıklamışlardır:

Allah sizlere (hususiyle) analara say­gısızlığı ve ilgisizliği haram kılmıştır.»

«(İyice biliniz ki Cehennem azabına sürükleyecek) büyük günahlar; Allah’a ortak koşmak, adam öldür­mek ve ana-babaya isyan etmek/başkaldırmaktır.»

«Allah, günahlardan dilediğini affeder de yalnız ana-babaya isyan günahını affetmez. Bu günahı işleyene ölümünden önce,  yaşarken de cezasını âcilen verir.»]

(Sırasıyla bak. R. Salihin Tahrîmil Ukûk ; İ. Kesîr, Nisa 29; M. Mesâbîh, Hn. 4945)

Taşıdığı büyük önemden ötürü­dür ki dinimiz ana sevgisi ve bakımını öğütlemekle ye­tinmemiş, farz bir görev kılmıştır.

Evlât fakir de olsa anaya ve babaya bakmakla mü­kelleftir. Çocuğun ölümü ve mîras bırakması halinde ana-babanın mağdur olmaması için de Rabbimiz zana-babaya evlâdın malından altıda birer pay çıkar­mıştır.

Yüce Rabbimizin ve Şanlı Peygamberimizin bütün bu müjdeleyici ve korkutucu irşatları karşısında, ken­dilerini aylarca karnında, yıllarca kucağında ve ömür­leri boyunca da kalplerinde taşımış annelerinin şefkatli kucağına atılamayan, onların ayaklarına kapanamayan, onların sözleri ve duâlarında saadet müziğinin nağmelerini duyamayan çocuklarda insanlık cevherini, mü’min kalbinin inceliğini bulmak mümkün müdür?

Çocuğunun gelişmesi, yetişmesi ve mutluluğu için her ıstırabı zevk bilmiş ve bu uğurda ömrünün baharını soldurmuş, her biri sevimli ve güzel olan annelerine sevgi, saygı ve ikram duyguları ile bağlanamayan  nan­kör tiplerden cemiyetimiz çirkinliklerden başka ne bekleyebilir?

Analarımızın Dualarını Alalım

Analarımıza daima sevgi ve saygı gösterelim. İhtiyaçlarını karşılayalım. On­ların ellerine, ayaklarına kapanalım;  dualarını alalım. İslâm’da her günün anneler günü olduğunu bilelim.

Sık-sık alacağımız hediyelerle analarımızın gönüllerini kazanalım. Ölmüş analarımıza da fatihalar okuyalım, dualar edelim. Sevaplarını ruhlarına bağışlamak üzere hayırlar yapalım, sadakalar vermeye çalışalım. Babala­rımıza da ihsan ve meşru emirlerine itaatten ayrılmayalım.

Ana sevgisi ile dünyamızın ve Âhiret’imizin mesrur olmasını Yüce Rabbimden diler, yazımı bir ha­dîsle  bitirirken okuyucularımdan anneciğim için de bir fatiha okumalarını dilerim.

«(Analarınıza ve) babalarınıza itaat ediniz, ikram­da bulununuz ki çocuklarınız da size itaat etsin ve ikramda bulunsun...»  (C. Sağîr 1/125)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.