islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1847
EURO
52,8022
ALTIN
6.674,07
BIST
14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

NECMETTİN NURSAÇAN HOCANIN EVLİLİĞİ ÜZERİNE

NECMETTİN NURSAÇAN HOCANIN EVLİLİĞİ ÜZERİNE
28/04/2026 09:00
A+
A-

NECMETTİN NURSAÇAN HOCANIN EVLİLİĞİ ÜZERİNE

Geçen yıl hanımı vefat eden Nursaçan hoca, geçtiğimiz günlerde evlenmiş. Bu evliliği makul karşılayanların yanında abuk-sabuk yorumlar yaparak 85 yaşındaki hocaya, yaşından dolayı yakıştıramayanlar da vardı. Özellikle kemalist-laik kesim, pusuda bekliyormuş gibi bunu fırsata dönüştürüp bu evliliği hocaya pek yakıştıramadılar.

Herkes konuşsa bile, Uşak belediye başkanının 21 yaşındaki metresine, Ekrem İbanoğlu’nun kiraladığı jette yapılan fuhuşa, belediye çalışanının 16 yaşındaki kızına taciz mesajları atan CHP’li Giresun Görele belediye başkanına karşı gıkları çıkmayan bu laik-kemalist tayfanın, Necmettin hocanın resmi nikâhlı meşru evliliğine söz etme hakları yoktur, hadleri de değildir. Bu namus ve ahlak yoksunlarında utanma diye bir şey yok ki… Ar damarları çatlak.

Necmettin Nursaçan hocanın bu evliliği bana yıllar önce yaşadığım bir olayı hatırlattı. Onu sizinle paylaşmak istiyorum:

Yıllar önce Temmuz ayının ilk günlerinde resmî bir iş için Ankara’ya gitmiştim. Kızılay’daki Egemenlik parkında bir arkadaşımı bekliyordum. Arkadaşımın gelmesi gecikince beton kanepelerde oturma sürem de uzamıştı. Yanımda birkaç kişi ile beraber 70 yaşlarında bir bey de oturuyordu. Herkes kendi ikliminde düşünceler dünyasında yaşarken karşıdan gelen 60-65 yaşlarında bir bayan sessizliği bozarak:

– Merhaba, beni tanıdın mı? diye yanımdaki yaşlı beye yaklaştı ve sordu.

Çorum’un Alaca kazasından olduğunu tanışırken öğrendiğim 70’lik delikanlı:

Dur iyice bakayım hele diyerek kadıncağızı derin bir şekilde süzdü ama kadın fazla meraklandırmadan kendini tanıttı:

-Ben Şafak. Hani sen bize geldiğinde ben evde olmadığım için bulamadan birkaç defa geri gittiğin, bir defasında da ayaküstü görüştüğümüz Şafak’ım ben.

– Haa! Demek sen o’sun. Ne yaptın, kararını verdin mi?

– Vallahi ne yalan söyleyeyim, şu ilerden gidecektim vazgeçtim, bu istikametten geldim; belki seni görürüm diye… Evet, kararımı verdim. Allah şahit olsun ki, ben evleneceğim.

– Gerçekten ciddi misin? Kararın kesin mi?

Allah, oğlum kızım dedirtmesin. Şu anda kızımın yanından geliyorum. Ölüsünü göreyim, aç gittim aç geliyorum. Banka cüzdanım ondaydı onu aldım. Yarın bankadan aylığımı çekeceğim.

– Ne kadar alıyorsun?

– Üç ayda bir, üç teklik alıyorum.

– Yani otuz bin lira.

– Evet, o kadar işte.

– Demek evlenmeye kararlısın!

– Evet. Evlatlar hayırsız çıktı. Yalnızlık canıma tak etti.

– Ben de öyle. Oğlum-kızım yerinde sağ olsun. Hepsi evlenip çoluk-çocuk sahibi oldular. Yalnızlık beni de perişan ediyor. Fakat benim bir endişem var. Komşularına seni sordum; “O kadın evlendiği adamdan kısa süre sonra ayrılıyor” diyorlar.

– Hay Allah! Ben seni kandırsam bile Allah’ı kandırabilir miyim? Yarın ölüm var, hesap var. Eğer ben sana öyle yaparsam ya benim hesabım nice olur? Bu iş çocuk oyuncağı değil. Yemin ediyorum ölene kadar seninle beraber olacağım. Hastalığımızda birbirinize destek olacağız.

– Pekiyi ne zaman buluşalım?

-Yarın Salı. Parayı bankadan çekeyim, borçları ödeyeyim; seninle Çarşamba veya Perşembe günü buluşalım. Ama ben senin evini bilmiyorum.

Hayır, çarşamba geç olur. Ben senin borcunu öderim. Senin adına bankaya biraz para da yatırırım. Hemen şimdi gidelim.

– Hemen olur mu? Bak! Ayrıca ben senin çocuklarının yanında kalmak istemem. Ayrı ev tutman lazım. Resmî nikâh da istemem. Çünkü ölen kocamdan kalan maaşım kesilir.

– Tamam. Şartname yapar hoca nikâhı ile evleniriz. Ayrı da ev tutarım.”  diyerek 70’lik delikanlı,  65’lik gelin adayının elinden tutup yanımızdan uzaklaştı…

Olaya şahit olan bizler sadece arkalarından bakakaldık. Yanımdakiler; “Adam işini biliyor.” demekle yetindiler.

Evet, olay bu… Senaryo değil. Belki binlerce hayat gerçeğinden sadece biri… Yalnızlık ve eşsizlikten bunalan yaşlılarımızın dramı.

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde “her şeyi çift yarattığından” bahsediyor. Tabiatı gereği “çift olma” özelliğinde olan varlıkları eşinden koparırsanız çürümeye terkedersiniz. Rûhen yalnızlık girdabında çürür gider. İnsanoğlu da erkek ve dişisiyle bir bütündür. Biri olmadan diğeri hep yarımdır. Rasûlullah (sav); “Kadın erkeğin yarısıdır” derken bu gerçeği vurgulamıştır.

Evlatlar, eş ve çocuklarıyla kendi dünyalarını yaşarken, eşini kaybetmiş olan baba veya annelerin “yalnız dünyalarını”  anlayamıyorlar. Belki de o yaşta onların evlenme taleplerini yadırgıyorlar. Ama bu, fıtratın gereğidir. Hangi yaş gurubunda olursa olsun her insan eşiyle olmak ister. Belki evliliğin gençlik dönemlerinde “cinsellik” ağır basar ama yaşlılık döneminde “arkadaşlık”  üstün gelir. Anne-babalarına yaşlılıklarında arkadaşlık edemeyenler, onları anlayacak “arkadaş-eş”  bulmalıdırlar. O yaşlarda onların evlenme isteklerini çok görmemelidirler. Evlatlar, ne kadar iyi de baksalar, anne-babalar kendilerini onların yanında yine de yalnız hissederler. Hayat sadece, karın doyurma, kıyafetlerin yıkanması, ütülenmesi ve yatacak yer sağlanmasından ibaret değildir. Akşam oturumlarında bile yaşlılar yalnızlar. Hele bir de gece olup aile efradı odalarına çekilince bu yalnızlık çekilmez olur.

Bir defasında eşimi on günlüğüne sılayı rahim için İstanbul’a annesinin yanına göndermiştim. O günlerde oğlum, gelin ve torunlar gelmişlerdi. Evin içi cıvıl cıvıldı. Ama eşim gözümün önünde yoktu ve kendimi çok yalnız hissetmiştim. Onun için eşsiz yaşlıları çok iyi anlıyorum.

Herkesin kendine göre gidip gelecekleri yerleri, sohbet edecek konuları vardır. Yaşlıların her sözü ve yüksek tonlu hitapları batar. Gidecekleri yerlere götürmezler, “Evde otur, bizimle gelip ne yapacaksın?” derler. Öksürmesi, hapşırması, terlemesi, ilaçları, istekleri hatta yediği lokmalar bile göze batmaya başlar.

Bu yönüyle Nursaçan hocanın çocuklarını -ki onlardan biri İmam-Hatip lisesinde benim öğrencimdi- babalarının evlenmesiyle ilgili aldıkları karardan dolayı tebrik ediyorum. Babalarını, kendilerinden çok, nikâhlısı olan eşi daha iyi anlar. Allah mesut ve bahtiyar eylesin. Hocam laik-kemalistlerin sözlerine hiç takmasın. Onları ve dediklerini klozete atıp üstlerine sifonu çekerek lağım çukuruna göndersin.

Eskiler, “YÂRABBÎ! GENÇLİKTE KÖTÜ EVLİLİKTEN, İHTİYARLIKTA YALNIZLIKTAN SANA SIĞINIRIM” duasını hep yaparlarmış.

Aynı dua ve temennilerle…

Musab Seyithan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Abdullah Yıldız dedi ki:

    Allah razı olsun Musab Hocam. Muhterem Necmeddin Hocamızın İslam’a, şeriata hatta geleneklerimize de uygun olan evliliğini diline dolamak kimsenin haddi değildir. Çocuklarının bile karşı hakkı yoktur. Kaldı ki, evliliğe rızaları olduğunu zaten beyan ettiler. Kadın bir nebze yalnız yapabiliyor, erkek için çok zor. Bazen hanım şaka olarak bana: “Ben ölürsem ne yaparsın?” diye soruyor. Ben de şakayla karışık; “Evlenirim, ne yapacağım?” diyorum ve gülüşüyoruz. (Rabbim ona hayırlı uzun ömürler versin tabi ama) Hâlbuki ben bu konuda ciddiyim.

  2. YUSUF CENGİZ TAŞ يوسف جنگيز تاش dedi ki:

    Allah ömrün de, ölümün de hayırlısını versin;

    Cenab-ı Allah i’lâ-i kelimetullah uğrunda CİHÂD etmeyi ve ŞEHÎD olarak can verebilmeyi arzu eden tüm Mü’minlere ve bize de nasip eylesin. Amin. Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed

  3. adem kargülü dedi ki:

    ALLAH CC RAZI OLSUN HOCAM.AHLAKSIZLARIN GÖZÜNE ELBETTE NAMUSLU İNSANLARIN TEMİZ OLUŞLARI BATAR. İSTERLER Kİ ONLARDA KENDİLERİ GİBİ PİSLİK ÇUKURUNDA OLSUNLAR. NİKAHTA KERAMET VARDIR.BEREKET VARDIR. NECMETTİN HOCAMI DA TEBRİK EDER HAYIRLI MUBAREK OLSUN DERİM.

  4. Nazmi Uçkan dedi ki:

    Evliliğinde gerektiğinde ayrilmanında zorlaştıran dünyevileşme.ayrıca evlenenlerin aldığı maaşda kesilmemeli.Allah kimseyi kendisinden başkasına muhtaç etmesin.

  5. Nuh dedi ki:

    Dul kalan erkeklerin evlendirilmesine vesile olacak faaliyetler olmalı, çevre ve toplum baskısı nedeniyle erkekler yalnızlığa itilmekte, dul kadınlar zengin ve şöhtertli olmayan erkekleri tercih etmemektedir. Evlenmeyen dul kadınlardan ek vergialınmalı gibi tedbirler alınmalı.

  6. Ahmet Tekelioğlu dedi ki:

    Doğru bildiğini eğmeden büğmeden anlatan musap hocam kalemine eline koluna sağlık.