Netanyahu Dua Etti, Füze Yağdı… Laik Vicdanlar Tatilde
İsrail Başbakanı Kudüs’te Dini Mesaj Verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 12 Haziran’da Kudüs’teki Ağlama Duvarı’nı ziyaret etti. Netanyahu, İsrail’in İran’a yönelik “Yükselen Aslan” isimli saldırısından hemen önce dua etti. Duvarın taşlarına “Dişi aslan gibi ayağa kalkan, aslan gibi kendini yücelten bir halk” yazılı bir not bıraktı. Ziyaret, dini bir mesaj içerdiği kadar askeri saldırı öncesi sembolik anlam da taşıdı.
İsrail, İran’a “Yükselen Aslan” Operasyonunu Başlattı
İsrail ordusu, İran’a yönelik büyük çaplı hava saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada, saldırıya onlarca jetin katıldığı ve ilk aşamanın tamamlandığı bildirildi. Hedefler arasında nükleer tesislerin de olduğu, İran’ın nükleer silaha “her zamankinden daha yakın” olduğu iddia edildi. İsrail, vatandaşlarını savunmak için “gerekli olan her yere” saldıracağını duyurdu.
İran’da Üst Düzey Askeri Yetkililer ve Bilim İnsanları Öldürüldü
İsrail’in düzenlediği saldırıda İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin hayatını kaybettiği bildirildi. İran devlet televizyonu, saldırının doğrudan Bakıri’yi hedef aldığını açıkladı. Ayrıca, Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Hüseyin Selami’nin de öldüğü öne sürüldü. Tesnim Haber Ajansı, aralarında eski Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi’nin de olduğu 7 nükleer bilim insanının öldüğünü duyurdu.
İran’dan Misilleme: İsrail’e Yüzlerce İHA Gönderildi
İran, saldırıya karşılık olarak İsrail’e 100’den fazla insansız hava aracı yönlendirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri, saldırıların sivil alanları hedef aldığını belirtti. İran sınırındaki Kasrı Şirin Valisi, Hüsrevi Sınır Kapısı’nın hedef alındığını, 1 sivilin öldüğünü ve 31 kişinin yaralandığını bildirdi. Bölgedeki geçişler tamamen durduruldu.
Ağlama Duvarı’nın Dini ve Siyasi Önemi
Ağlama Duvarı, Yahudiliğe göre kutsal kabul edilen en önemli ibadet yerlerinden biridir. MÖ 1. yüzyılda inşa edilen İkinci Tapınak’ın günümüze kalan tek parçasıdır. Yahudiler burada dua eder, ağlar ve dualarını taşların arasına yerleştirir. Hem dini hem tarihi hem de siyasi anlam taşıyan bu duvar, sık sık uluslararası krizlerin de odağında yer alır. Netanyahu’nun saldırı öncesi burayı ziyaret etmesi, saldırıya dini bir meşruiyet kazandırma çabası olarak değerlendirildi.
HABER YORUM
Netanyahu denilen seri katil, Tevrat’tan ayet okuya okuya Gazze’yi vurdu, Ağlama Duvarı’nda dualar ederek İran’ı vurmaya başladı. Bu saldırganlığa karşı bütün dünya sessiz, bizim laikler ise her zamanki gibi üç maymunu oynuyor. İslami bir ritüelden, başörtüsünden ya da bir Kur’an kursundan bahsedilince kin kusanlar, şimdi Netanyahu’nun sözde “ilahi mesajlarla” yürüttüğü işgallere tek bir kelime etmiyor.
İslam’a her fırsatta saldıran, Diyanet’in bir hutbesini bile tahammülsüzlükle karşılayan bu zihniyet, Netanyahu’nun ayet okuyarak ölüm yağdırmasını ise hayranlıkla izliyor. Kendilerini özgürlükçü ve çağdaş olarak tanıtan bu güruh, Müslümanların dini değerlerine savaş açarken, İsrail’in zulmüne kör ve sağır. Çünkü onların “özgürlükten” anladığı, yalnızca İslam’a saldırma özgürlüğüdür.
Gazze’de bebekler katledilirken, İran’da bilim insanları öldürülürken ses çıkarmayanlar, Diyanet İşleri Başkanı bir ayet okuduğunda öfke nöbetine giriyor. Bu çifte standart, bu ahlaki çöküş ve bu ikiyüzlülük en çok da zalimleri cesaretlendiriyor. Gerçek özgürlük ve insan hakları savunuculuğu, Netanyahu gibi zalimlerin değil, mazlumların yanında durmaktan geçer. Ama ne yazık ki bu laik kesimin medeni cesareti, sadece İslam’a karşı çıkacakları zaman ortaya çıkıyor.








Bayağı zorlayarak ta olsa konu gene “laik”lere bağlanmış..hatta yazının ana konusu bu denebilir..Laikliği teorik olarak benimseyen,ancak Türkiyede ki uygulamasına ciddi itirazları olan beni esas afallatan şey ise,2 milyar hareketsiz müslümana,Türkiye de dahil,57 islami devletin içinde bulunduğu rezil duruma hiç eleştiri yok..