
Netanyahu’nun Küstah Açıklaması: Filistin’i Suudi Arabistan’a Taşıyın!
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington’daki temasları sırasında İsrail’in Kanal 14 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu bir kez daha yineledi. Ancak bu kez, Filistin meselesi hakkında dile getirdiği sözler, sadece siyasi bir açıklama olmanın ötesine geçerek açık bir provokasyon ve alay içeriyordu.
Netanyahu’dan Küçümseyici Sözler
Netanyahu, Suudi Arabistan’ın İsrail ile normalleşme için bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını şart koşmasına tepki göstererek, “Filistin devleti istiyorlarsa Suudi Arabistan’da kurabilirler. (Suudi Arabistan) geniş topraklara sahip.” ifadelerini kullandı. Bu sözler, sadece Filistin halkını değil, tüm Müslüman dünyasını hedef alan küçümseyici bir bakış açısını yansıtıyor.
Netanyahu’nun bu açıklamaları, Filistin topraklarının işgal altında olduğu gerçeğini perdelemeye yönelik bir algı operasyonu niteliğinde. Oysa Filistin halkının yurdu bellidir: Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere, İsrail’in yıllardır işgal altında tuttuğu tüm Filistin toprakları. Netanyahu, bu gerçekliği değiştirmek adına adeta tarih ve hukukla alay ediyor.
Tarihi Gerçekler ve Netanyahu’nun Çelişkisi
Netanyahu’nun Filistin halkına Suudi Arabistan’da bir devlet kurmalarını önermesi, siyasi bir sorunun çözümü değil, bir halkın yok sayılmasıdır. Eğer bu mantıkla hareket edilecekse, İsrail devleti de Amerika’nın topraklarında kurulabilir! ABD, İsrail’e yıllardır koşulsuz destek veriyor, o halde neden İsrail’i ABD’nin geniş topraklarına taşımıyorlar?
Asıl gerçek şu ki, Netanyahu ve İsrail hükümeti, Filistinlilere ait olan toprakları gasbetmeye devam ederken, müzakereleri baltalamak ve Filistin halkının haklı davasını sulandırmak için her yolu deniyor. Ancak tarih boyunca işgalcilerin sonu hep aynı olmuştur. Zira yeryüzünün mülkü Allah’a aittir ve zulüm ile abat olanların akıbeti hüsrandır.
Filistinlilerin Toprakları ve İsrail’in İhaneti
İsrail’in, Filistin topraklarını gasp edip, ardından Filistin halkını başka ülkelere yönlendirmesi, uluslararası hukukun ve insan haklarının açık bir ihlalidir. Netanyahu, İsrail’in güvenliği bahanesiyle her türlü zulmü ve işgali meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak unuttuğu bir gerçek var: Tarih, zulme uğrayanların değil, zulmedenlerin sonunu yazar.
Bugün Netanyahu’nun sözleri, sadece İsrail’in değil, onun destekçileri olan Batılı güçlerin de ikiyüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Müslümanlar, Filistin halkının yanında durmaya devam ettikçe, Kudüs ve tüm Filistin er ya da geç özgürlüğüne kavuşacaktır.
Netanyahu ve destekçileri Filistinlilere topraklarını terk etmeyi önerirken, biz de diyoruz ki: Amerika size kendi topraklarından versin de İsrail devletinizi orada kurun! Çünkü Amerika’nın toprakları daha büyük…