NFT’ler ve yeni üretim biçimleri

Cemil Şinasi Türün

NFT çılgınlığı artarak devam ediyor! Bu gördüğünüz tweet, NFT’ler hakkında bestelenmiş ve icra edilmiş bir şarkının NFT’lenmiş formunu satan Elon Musk’ın 15 Mart’da attığı tweet: “NFT konulu bu şarkıyı NFT olarak satıyorum”.

NFT çılgınlığından bir kaç dakika olsun kafamızı kaldırıp perdenin arkasında olan bitene bakmak istiyorum. Çok derin bir dönüşüm oluyor şu anda, 500 yıllık, hatta bir görüşe göre (yazının sonuna bakınız) belki de 2500 yıllık bir dönüşümün içinde ve o dönüşümün kırılma noktasındayız. Şu anda gözümüzün önünde insanlık tarihinde çok önemli bir dönüm noktası geçiliyor. Toplumsal olarak maddi üretim yapılan 15,000 yıllık insanlık tarihinde, ilk defa dijital üretim yapma ve çoğaltma devri şimdi gerçekten başladı.

İnternet çağı başında söyledim

1992 yılı sonunda yazmaya kalkıştığım doktora tezimde, bir gün internet üzerinde sanatsal, yaratıcı işlerin dağıtımı olursa bunların o günkü (1990’ların) sosyal ve teknolojik değer yaratma ve ödeme sistemleri içinde kullanılamayacağını, alınıp-

satılamayacağını iddia etmiştim. Bunun yapılabilmesi, yani yapılan üretimin dijital ağda karşılığının ödenebilmesi için internetin doğasına uygun, yani merkezi olmayan yeni bir para/değer sistemi gerekeceğini öngörmüştüm. Tabii kibarca üniversiteyi terk etmem tavsiye edildi.

Su kaçıran İnternet, ahlaksız Merkez Bankası

 O zamandan bu zamana geçen 28 yıl içinde oluşan World Wide Web benzeri oluşumlar, protokollar ve sair ileri internet teknolojileri bu açıdan devreyi kapatamamıştı: İnternet bugüne kadar hep su kaçırıyordu! Sonunda blokzinciri protokolü geldi ve su kaçıran deliğin üzerinde çalışmalar da başlamış oldu. Ve gördüğümüz gibi bu değişim ile para sisteminin de implosion’u başlamış oldu. Implosion, içine patlamak demek. Kendi ağırlığı ya da kendi hesapsızlıkları ve ahlaksızlıkları sonucunda dünyanın merkez bankalarında üretilen merkez paraları içine doğru patlamaktalar. Bu durum artık durdurulamıyor.

Üretim biçimi açısından NFT’ler

Üretim biçimi (mode of production) diye bir kavram vardır. Bu kavramı ortaya atan ve dünyanın dikkatini bu konuya çeken kişi Karl Marks (1818-1883) isimli düşünürdür.  Marks’a göre üretim biçimi kavramı, üretim araçları ile üretim yaparken dahil olduğumuz sosyo-teknolojik ilişki biçimleri, mülkiyet tanımları, güç ilişkileri, toplumun üretim araçlarını nasıl kontrol ettiği, hukuken bu araçların nasıl tanımladığı, kullanım iznini hangi şartlarla verdiği ve buna benzer pek çok başka soruyu içinde barındırır. Üretim yapanların birbirleri arasındaki tüm ilişkiler de bunlara göre biçimlendirilmiştir.

Marks üretim yapabilme kabiliyeti ile sosyal ilişki biçimlerini temelde derin çelişki içinde bulmuş ve bu durumun ileride kapitalizmin içine doğru patlamasına neden olacağını söylemişti. Bugünden geriye baktığımda Marks’ın bazı öngörüleri doğru ve enteresan geliyor ama şu anda yaşadığımızın sebebini tamamen bambaşka olarak algılıyorum. Şu anda sınıfsal bir dönüşüm görmüyoruz, daha büyük, global bir yıkım görüyoruz. 1989’da yıkılan Berlin duvarının getirdiği yıkımının yüzlerce, belki binlerce kat büyüğünü yaşıyoruz.

Şu anda internet ve dijital ağlar sayesinde üretim biçimleri tamamen değişiyor, dönüşüyor. Bu dönüşüm mülkiyet konusunu da tartışmaya açtı, daha da açacak. Paylaşımlı mülkiyet kavramını artık yadırgamıyoruz.  Tüm merkezi yapılar, bu arada “merkezi devlet” de yıkıma doğru hızla ilerliyor. Yani, Karl Marks’ın devrinde, ortalıkta daha hayaleti bile olmayan “dijitalleşme”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here