islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Ormanlar Yanmasın, Geleceğimiz Kararmasın

Ormanlar Yanmasın, Geleceğimiz Kararmasın
A+
A-

Ormanlar Yanmasın, Geleceğimiz Kararmasın

Bursa ve İzmir’de çıkan orman yangınlarının kontrol altına alınması yüreklere su serpti. Ancak asıl önemli olan, bu yangınların hiç yaşanmamasını sağlayacak tedbirleri almaktır.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları etkisini artırmaya başladı. Uzmanlar, bu yıl da aşırı sıcak hava dalgalarının ve kuraklığın yangın riskini ciddi ölçüde artıracağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl ülkemizin birçok noktasında çıkan orman yangınları milyonlarca ağacı kül etmiş, sayısız canlı yaşamını yitirmiş, binlerce hektarlık yeşil alan yok olmuştu. Adeta ciğerlerimiz yanmıştı.

Bu yıl aynı acıları yeniden yaşamamak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bursa‘nın Osmangazi ilçesinde ağılda başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangın ile İzmir‘in Dikili ilçesinde tarım arazisinden ormana ulaşan yangının kontrol altına alınmış olması sevindirici bir gelişmedir. Ancak bu olaylar, ihmalin ne kadar büyük felaketlere yol açabileceğini bir kez daha göstermektedir.

Ormanlar sadece ağaçlardan ibaret değildir. Onlar temiz havamızın kaynağı, oksijen depomuz, su kaynaklarımızın güvencesi ve sayısız canlı türünün evidir. Bugün yanan her ağaç, aslında geleceğimizden eksilen bir nefestir.

Bu nedenle özellikle yaz aylarında vatandaşların çok daha dikkatli davranması gerekiyor. Piknik alanlarında ateş yakma kurallarına mutlaka uyulmalı, söndürülmeden bırakılan mangal közleri ve sigara izmaritleri kesinlikle doğaya atılmamalıdır. Cam şişe ve cam parçaları da ormanlık alanlarda bırakılmamalıdır. Çünkü uygun şartlarda cam yüzeylerin güneş ışınlarını odaklayarak kuru otların tutuşmasına katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Bunun yanında asıl yangın sebepleri arasında insan ihmali, kontrolsüz ateş, elektrik hatları ve çeşitli teknik arızalar da önemli yer tutmaktadır.

Özellikle orman köylülerine de büyük görev düşmektedir. Ormanlarla iç içe yaşayan vatandaşlarımızın çevrelerinde oluşabilecek en küçük dumanı bile vakit kaybetmeden yetkililere bildirmeleri, tarımsal faaliyetlerde ateş kullanımına azami dikkat göstermeleri ve hayvancılık yapılan alanlarda gerekli güvenlik tedbirlerini almaları büyük önem taşımaktadır.

Devlet kurumlarının aldığı tedbirler kadar toplumun göstereceği duyarlılık da belirleyici olacaktır. Bir kişinin dikkati, binlerce dönümlük ormanı kurtarabilir; bir kişinin ihmali ise yılların emeğini birkaç saat içinde yok edebilir.

Unutulmamalıdır ki ormanlar yalnız bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın da emanetidir. Onları korumak sadece devletin değil, 86 milyon vatandaşın ortak görevidir.

Yangın mevsimine girdiğimiz bu günlerde hepimize düşen görev; daha dikkatli olmak, çevremizi uyarmak ve doğaya emanet gözüyle bakmaktır. Çünkü ormanlar bizim ciğerlerimizdir. Ciğerlerimizi korumak ise geleceğimizi korumaktır.

ORMANLAR DA BİZE RABBİMİZİN EMANETİDİR

İslâm’ın yeryüzüne bakışı da bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Yüce Allah, insanı yeryüzünün sahibi değil, emanetçisi olarak yaratmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Yeryüzü düzene konulduktan sonra orada bozgunculuk yapmayın.” (Kur’an-ı Kerim, A’râf, 7:56) buyurularak tabiata zarar vermenin büyük bir vebal olduğu hatırlatılır. Yine, “Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf, 7:31) emri, tabiatın nimetlerini ölçülü ve sorumlu kullanmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de, “Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin.” meâlindeki hadisiyle üretmeyi, yeşertmeyi ve geleceğe umut bırakmayı teşvik etmiştir. Bu anlayışla bakıldığında, bir ağacı korumak sadece çevrecilik değil; aynı zamanda emanete sahip çıkmanın, kul hakkını gözetmenin ve Allah’ın yarattığı dengeye saygı göstermenin de bir gereğidir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.