islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

ORTA DOĞU’DA SAVAŞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: ENERJİ Mİ, MESİH Mİ?

ORTA DOĞU’DA SAVAŞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: ENERJİ Mİ, MESİH Mİ?
22/03/2026 12:53
A+
A-

ORTA DOĞU’DA SAVAŞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: ENERJİ Mİ, MESİH Mİ?

Orta Doğu’da yıllardır süren çatışmalar çoğu zaman enerji kaynakları, jeopolitik çıkarlar ve güç dengeleri üzerinden açıklanıyor. Petrol, doğalgaz ve stratejik geçiş hatları… Elbette bunlar savaşın görünen yüzü. Ancak meselenin derinlerine inildiğinde, çok daha eski ve güçlü bir motivasyon alanı karşımıza çıkıyor: İnançlar ve kutsal anlatılar.

Bu coğrafya yalnızca yer altı kaynaklarının değil, aynı zamanda üç büyük dinin de kesişim noktası. Ve bu durum, çatışmaları sadece siyasi değil, aynı zamanda teolojik bir zemine de taşıyor.

MESİH İNANCI VE KUTSAL TOPRAKLAR

Yahudi inancında “Mesih” (Maşiah), İsrailoğullarını yeniden yüceltecek, onları kutsal topraklarda bir araya getirecek ve ilahi düzeni kuracak bir kurtarıcı figür olarak kabul edilir. Bu inanca göre Kudüs ve özellikle Mescid-i Aksa’nın bulunduğu alan, büyük bir öneme sahiptir.

Bazı dini yorumlara göre, Mesih’in gelişinden önce “Süleyman Mabedi”nin yeniden inşa edilmesi gerektiği düşüncesi vardır. Bu yorumlar, özellikle radikal dini çevrelerde daha güçlü şekilde dile getirilmektedir.

Hristiyan dünyasında da “Mesih’in ikinci gelişi” (Second Coming) inancı, özellikle Evangelist akımlar içinde Orta Doğu’daki gelişmelerle doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bu çevreler, İsrail’in güçlenmesini ve bölgedeki gelişmeleri, kutsal metinlerde geçen kehanetlerin gerçekleşmesi olarak yorumlamaktadır.

SİYASET VE İNANÇ KESİŞİMİNDE ORTADOĞU

Bugün sahada yaşanan çatışmaların tamamını bir “din savaşı” olarak tanımlamak eksik olur. Ancak dini motivasyonların ve kutsal anlatıların, bazı siyasi kararları ve stratejileri etkilediği de inkâr edilemez.

Özellikle bazı radikal çevrelerin, kutsal mekânlar ve Mesih inancı üzerinden söylemler geliştirdiği, bu söylemlerin de zaman zaman siyasi atmosferi etkilediği görülmektedir.

Bu noktada önemli olan, dini inançlarla siyasi hedeflerin birbirine karıştırılmasıdır. Çünkü bu karışım, çatışmaları daha derin ve çözülmesi daha zor hale getirmektedir.

TARİHTE “MESİH” İDDİASIYLA ORTAYA ÇIKANLAR

Tarih boyunca Mesih olduğunu iddia eden ve geniş kitleleri peşinden sürükleyen birçok kişi ortaya çıkmıştır.

  1. yüzyılda Osmanlı topraklarında yaşayan Sabetay Sevi, kendisini Mesih ilan etmiş ve binlerce Yahudi’yi etkisi altına almıştır. Ancak daha sonra Osmanlı baskısı sonucu din değiştirerek Müslüman olmuş, bu da büyük bir hayal kırıklığına yol açmıştır.
  2. yüzyılda ise Menachem Mendel Schneerson (Lubavitch Rebbesi) bazı takipçileri tarafından Mesih olarak görülmüş, ölümünden sonra bile bu inanç devam etmiştir.

Bu örnekler, Mesih beklentisinin tarih boyunca nasıl güçlü bir toplumsal etki oluşturduğunu açıkça göstermektedir.

GERÇEK SORU: İNANÇ MI, ÇIKAR MI?

Bugün Orta Doğu’da yaşananları anlamak için tek bir sebebe odaklanmak yeterli değildir. Enerji kaynakları, küresel güç mücadeleleri ve jeopolitik hesaplar kadar; inançlar, kutsal anlatılar ve ideolojik yaklaşımlar da bu denklemde önemli bir yer tutmaktadır.

Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: İnanç, barışın da kaynağı olabilir; savaşın da gerekçesi…

Bu nedenle mesele sadece “kim haklı?” sorusu değil, aynı zamanda “hangi amaçla hareket ediliyor?” sorusudur.

SONUÇ: KUTSAL OLAN MI, KULLANILAN MI?

Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar, sadece toprak ve güç mücadelesi değil; aynı zamanda anlam, inanç ve gelecek tasavvuru mücadelesidir.

Belki de bugün sorulması gereken en önemli soru şudur:
Kutsal değerler gerçekten korunuyor mu, yoksa büyük hesapların bir aracı olarak mı kullanılıyor?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.