islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
18°C
İstanbul
18°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Kuvvetli Sağanak
20°C
Salı Yağışlı
14°C
Çarşamba Yağışlı
10°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

ÖZHASEKİ DE HADDİNİ BİLMELİ

ÖZHASEKİ DE HADDİNİ BİLMELİ

Gün geçmiyor ki politikacılardan bazıları skandal sözler sarf etmemiş olsun. Biri çıkıyor şehit yakınının bacısına sövüyor, öbürü kalkıyor Allah’a iftira ediyor. Geçtiğimiz günlerde Ak Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki,  TV100’de yayınlanan “Deniz Tural ile Siyasetin Ev Hali” isimli programda Tural;  “LGBT’li bireylerle ilgili düşünceleriniz nedir?” diye sordu.

Özhaseki;  “Küçük bir hikâye anlatmak isterim. İstanbul da Sümbül Efendi, bir gün talebelerini toplar, hepsine; bugün size bir soru soracağım der! ‘Siz Tanrı olsaydınız ne yapardınız?’ Öğrenciler şaşkın, tövbe estağfurullah efendim der! Estağfurullah efendim diyenden geçilmez. Oğlum cevap verin, der! Hoca da kendilerini cesaretlendirince çocuklar konuşur. Biri ‘kötülükleri yok ederdim’, öbürü ‘çok soğuk oluyor kışı yok ederdim’, ‘açlığı yok ederdim, fakirliği yok ederdim’ diyorlar. Şimdi ellerine tanrısal bir güç geçirmiş olunca her biri böyle konuşuyor. Orada çalışkan bir öğrenci var, çok da zeki en son sözü ona veriyor, öğrencinin adı Musa Muslihiddin. “Sen ne yapardın” Musa diyor? “Efendim ben her şeyi merkezinde bırakırdım” diyor! Cenab-ı Allah hiçbir şeyi lüzumsuz, abes yaratmamıştır! Her yarattığında bir hikmet vardır. O yüzden hiçbir şeyi şunu yok ederdim, bunu yok ederdim olmaz! Madem Allah yaratmış, hepsinin başımızın üzerinde yeri var. ‘Her şeyi merkezinde bırakırdım, Allah her şeyi bir denge üzerine yaratmıştır. Madem Allah yaratmış, hepsinin başımızın üzerinde yeri var! Onu Cenab-ı Hakkın yarattığı bir emanet gibi görmek her kulun vazifesi diye düşünüyorum. Her inançlı insanın işi diye düşünüyorum. Onun dışında bana göre saygı duymak ve tercihlerine sonuna kadar saygılı olmaktan başka elimizden bir şey gelmez” diye konuştu.

Özhaseki, sözün şehvetine kendini o kadar kaptırmış ki, ağzından çıkanı kulağı duymamış. Allah’a karşı yalan uydurarak büyük bir iftirada bulunmuştur. “Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?” (11/Hud:18; 7/Araf:37; 61/Saf:7).

Lütfen Lût Aleyhisselamın homolara ne dediğini ayetlerden öğrenelim:

Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” demişti. (7/A’râf 80).

Şüphesiz ki sizler, kadınları bırakıp erkeklere şehvetle yaklaşıyorsunuz. Muhakkak ki siz, çok ileri giden azgın bir toplumsunuz.(7/A’râf 81).

Lût demişti ki: “Ben, sizin bu yaptığınız işten nefret ediyorum.” (26/Şuarâ 168).

Bu ayetlerde, LGBT’lilerin yaptığı çirkin işi yapanlara Hz. Lût’un; “Bu tercihlerinize saygı duyarım, ne yapalım sizi de Allah yarattı, başımızın tacısınız” misüllü herhangi bir hoşgörü içeren cümle kullandığını görüyor musunuz? Aksine “Sizin bu yaptığınız, daha önce hiç kimsenin yapmadığı çok çirkin bir iştir, aşırı giden azgın bir topluluksunuz, yaptığınız bu işten nefret ediyorum” demek suretiyle tepkisini göstermiştir. Kur’an’ı mezarlık kitabı olmaktan çıkarıp Hayat Kitabı olarak anlamaya çalışırsak bu gerçekleri görürüz.

Özhasiki’yi iyi tanırım. Kayseri İmama-Hatip lisesinden bizden bir devre önce mezun oldu. O Hukuk Fakültesini okuyarak Avukat oldu. Biz de İlahiyat okuduk. İmanından şüphem yok. Benim asla kabul edemediğim, bu tür Müslümanların politik hesaplarla, inançlarıyla asla bağdaşmayan ve tribünlerdeki Kemalist, laik ve bilumum İslam düşmanlarını memnun edecek ve Allah’ın gazabını celbedecek olan bu tür saçma sapan sözleri sarf ederek eziklik göstermeleridir. Oy verdiğimiz partinin en önde gidenlerinden birinin bu tür sözlerini tevil ederek aklamak, ona gusül abdesti aldırmak,  “Hırsızlık yapan kızım Fatıma bile olsa elini keserdim” diyen bir peygamberin ümmetine asla yakışmaz. Bu türleri “bizdendir” diye aklama mantığı “Benim teröristim senin teröristinden iyidir, ya da benim sapığım senin sapığından iyidir” mantığıdır. Ahlaksız Lütfü Türkkan’a, şehit yakınının bacısına küfretti diye hop oturup hop kalkıyoruz. Çünkü muhalif partidendir. Bizim partimizden biri, Sümbül Efendi güzellemesiyle Allah’a iftira edecek, biz de “iyi niyet” ayağına yatarak bunu tevil etmeye kalkacağız, öyle mi? Unutmayalım ki cehennemin yolları bu tür iyi niyet taşlarıyla örülmüştür.

Bir kötülük gördüğünüzde elinizle, dilinizle, bunlara güç yetiremiyorsanız kalbinizle buğz ederek karşı durun” diyen bir peygambere inanan mümin, hiç bir harama saygı duyamaz. Saygının altında gizli bir onay vardır. Allah korusun haramı onaylamak, imanımızı götürür. Haramlar karşısında bir Müslüman “Hayır, tasvip etmiyorum. Önlemeye gücüm yetmediği için tahammül ediyorum” diyebilir. Politik geleceğini değil de ahiret geleceğini düşünen kişi, oturduğu minder sahibini memnun etmek için bukalemun postuna bürünemez. Ya bu tür programlara çıkmaz, ya da çıkarsa omurgalı olur, izzetini ayaklar altına vermeden doğruları söyler.

Bizim adamımızdır, yıpratmayalım, partimiz zarar görür, kol kırılır yen içinde kalır” diyenlere de: “İslamî değerlerin yıpratılmaması, bizim adamımızın yıpratılmamasından önce gelir. Hakkın hatırı, halkın hatırından üstündür” deriz. Bizim mahallenin bu tür söz sahiplerini mesajlarla, telefonla, sosyal medyadaki paylaşımlarla dediğine pişman ettirmediğimiz sürece bu tür saçmalıklar yine tekrar edecektir. Ama elhamdülillah bu konuda halkımız gerekli duyarlılığı göstererek tepkisini ortaya koymuştur. Twitter’da en çok konuşulan isimler arasına girip “Trend Topic” olan Özhaseki, sıralamada artan döviz fiyatlarını bile sollamıştır.

Ayrıca Sümbül Efendi hikâyesinin de Özhaseki’nin dediği sözlerle hiç bir alakası yoktur. Biraz Türkçe bilen bunu rahatlıkla anlar. “BEN HER ŞEYİ MERKEZİNDE BIRAKIRDIM” sözünü kendine dayanak yapıyor. Fakat LGBT’lilerin yaptıkları eylem, merkezde bir eylem değildir, uç bir sapıklıktır. Hiç kimse bizim aklımızla alay etmesin.

Abdullah Gül, Davutoğlu, Babacan ve Abdüllatif Şener, yolda buldukları ile yol arkadaşlarını satarak Ak partiye zarar verirken, KADEM, feminist görüşleriyle ve Özhaseki gibiler de kavramlara takla attırıp inanç değerlerini satarak partiye zarar vermekteler.

Özhaseki’ye düşen “Zühul eseri olarak söylediğim LGBT’li sapıklara saygı ifade eden sözlerimden dolayı tüm Müslüman kardeşlerimden özür diliyor, Rabbimden de af talep ediyorum” demesidir. Bunu diyemeyecekse Hollanda’ya gitsin. LGBT’liler orada ona daha çok sahip çıkar.

Bize de düşen siyasi körlük yapıp pislikleri halının altına süpürmemektir. Mahallemizin delisine sahip çıkıp “bunda da vardır bir hikmet” demeden demokratik yollardan haddini bildirmektir.

Bu konuda Ebû Müslim Horasanî’nin şu tarihî sözünü tekrar hatırlayalım: “Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşmanları asla dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dostlar, zamanla düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.

Evet, bunda ısrar ederlerse Ak Partiyi işte bu yıkar. Sayın Özhaseki, Horasanî’nin bu sözü üzerinde derin derin düşünmeli ve şunu da bilmeli ki ne yaparsanız yapın onları kazanamazsınız. Onlar sizi kendilerine hizmet ettirirler ama asla sizden olmazlar. Gerisi laf-ı güzaf.

 

Musab SEYİTHAN

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.