islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,6572
EURO
56,1945
ALTIN
6.753,73
BIST
13.892,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
22°C
İstanbul
22°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Psikologların Çizdiği Netanyahu Profili: Narsisizm, Paranoya ve Güç Tutkusu

Psikologların Çizdiği Netanyahu Profili: Narsisizm, Paranoya ve Güç Tutkusu
15/08/2026 10:25
A+
A-

Psikologların Çizdiği Netanyahu Profili: Narsisizm, Paranoya ve Güç Tutkusu

Bir devletin savaş politikalarını anlamak için yalnızca ordularına, silahlarına ve siyasi kararlarına bakmak yeterli midir? Ya o politikaların merkezindeki liderin kişiliği ve karar alma biçimi de bu tablonun bir parçasıysa?

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu‘nun Gazze saldırıları sırasında aldığı kararlar, yalnızca siyasi ve askerî açıdan değil, liderlik psikolojisi açısından da tartışılmayı hak ediyor. Çünkü Netanyahu‘nun kişiliği ve davranış biçimi yeni bir araştırma konusu değil. İsrailli psikolog Prof. Shaul Kimhi ve çalışma arkadaşları, Netanyahu’nun davranışlarını 1999’dan itibaren inceleyen çalışmalar yayımladı. 2017’de yapılan ikinci analizde ise yıllar içerisinde ortaya çıkan davranış örüntülerinin büyük ölçüde devam ettiği, bazı özelliklerin daha da belirginleştiği sonucuna ulaşıldı.

Psikologların çizdiği Netanyahu profili

Kimhi‘nin çalışması doğrudan klinik muayeneye dayanan bir psikiyatrik teşhis değil; Netanyahu‘nun konuşmaları, röportajları, davranışları ve kendisiyle çalışmış kişilerin aktarımları üzerinden yapılan bir davranış analizi.

Çalışmada Netanyahu’nun davranışlarında aşırı kendine önem verme, kendisini diğerlerinden daha yetenekli görme, yoğun dikkat ihtiyacı, benmerkezcilik, empati eksikliği, aşırı kuşkuculuk, eleştiriye tahammülsüzlük, öfke ve saldırganlık gibi özelliklerden söz ediliyor.

Araştırmacılar ayrıca Netanyahu’nun amaçlarına ulaşmak ve özellikle siyasi geleceğini güvence altına almak için manipülasyona başvurma eğilimine dikkat çekiyor. Siyasi hayatta kalmanın Netanyahu’nun davranışlarında önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor.

Burada dikkat çekici olan nokta şu: Bu değerlendirmeler Netanyahu’nun Gazze savaşı sonrasında ortaya çıkmış siyasi rakiplerinin iddiaları değil. İlk psikolojik profil çalışması 1999’a, kapsamlı karşılaştırmalı çalışma ise 2017’ye dayanıyor.

“Herkes bana karşı” duygusu

Çalışmalarda Netanyahu’nun belirgin özelliklerinden biri de kuşkuculuk ve mağduriyet algısı olarak öne çıkıyor.

Kimhi ve arkadaşları, Netanyahu’nun siyasi çevresinde kendisine karşı sürekli bir tehdit bulunduğu düşüncesinin belirgin olduğunu ifade ediyor. Uzun süreli iktidarın da bu kuşkuculuğu ve baskı altında karar verme sorunlarını artırmış olabileceği değerlendiriliyor.

Bu durum, siyasi liderlik açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Bir lider dünyayı sürekli tehditler üzerinden okumaya başladığında, aldığı kararlar ne kadar sağlıklı kalabilir?

Özellikle savaş dönemlerinde bu soru çok daha büyük önem taşıyor. Çünkü savaş ortamında tehdit algısı zaten yükselmiş durumdadır. Liderin kişisel korkuları, öfkesi, güvensizliği veya güç kaybetme endişesi devlet politikasına yansıdığında bunun bedelini yalnızca siyasetçi değil, toplumlar öder.

2025’te İsrailli bir klinik psikolog da Netanyahu’yu değerlendirdi

Netanyahu’nun kişiliği üzerine değerlendirme yapan isimlerden biri de İsrailli klinik psikolog ve psikanalist Dr. Ofer Grozberg.

Grozberg, 2025’te Netanyahu’nun kişiliği, aile geçmişi ve karar alma biçimi üzerine yaptığı değerlendirmede onu zeki, otoriter ve güçlü bir liderlik kapasitesine sahip, ancak aynı zamanda duygusal açıdan mesafeli bir kişilik olarak ele aldı. Netanyahu’nun yetişme koşulları ve babasıyla ilişkisinin kişiliğinin oluşumunda etkili olduğunu değerlendirdi.

Bu değerlendirme bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Bir insanı anlamak, yaptığı her şeyi mazur görmek anlamına gelmez.

Tam tersine, bir liderin kişiliğini anlamaya çalışmak, onun kararlarının toplum üzerindeki etkisini daha iyi değerlendirmemizi sağlayabilir.

Peki Gazze bunun neresinde?

Asıl kritik soru burada başlıyor.

Gazze’de yaşanan büyük yıkım karşısında Netanyahu’nun savaş politikasını savunmaya devam etmesi, liderlik psikolojisi açısından ayrıca incelenebilir. Burada “Netanyahu insan öldürmekten zevk alıyor” şeklinde zihnini okuyan kesin bir hüküm vermek doğru olmaz.

Fakat empati eksikliği, saldırganlık, kuşkuculuk, güç tutkusu, kendini haklı görme ve siyasi hayatta kalma dürtüsü gibi davranış özelliklerinin bir liderin savaş kararlarını nasıl etkileyebileceğini sorgulamak son derece meşrudur.

Çünkü mesele artık yalnızca Netanyahu’nun kişisel karakteri değildir.

Mesele, bir liderin psikolojik ve kişisel özelliklerinin devlet gücüyle birleştiğinde ortaya ne çıkarabileceğidir.

Bir insanın öfkesi kendi hayatıyla sınırlı kaldığında sonuçları sınırlı olabilir. Ancak aynı insan milyonlarca insanın kaderini belirleyen bir makamdaysa, kişisel özellikleri artık sadece “kişilik meselesi” olmaktan çıkar.

Netanyahu’yu anlamak, politikayı anlamaktır

Netanyahu‘nun yıllardır iktidarda kalması, siyasi hayatta kalma becerisinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Psikolojik analizler de bu hayatta kalma dürtüsünün onun davranışlarında önemli bir yer tuttuğuna işaret ediyor.

Bu nedenle Netanyahu‘yu yalnızca “İsrail Başbakanı” olarak değil, güçle ilişkisi, tehdit algısı, empati kapasitesi, saldırganlığı ve siyasi geleceğini koruma refleksi üzerinden de okumak gerekiyor.

Belki de asıl soru şudur:

Bir lider kendi siyasi geleceğini korumayı, karşısındaki insanların hayatından daha önemli görmeye başladığında ne olur?

İşte Netanyahu’nun psikolojik profilini tartışmak tam da bu noktada anlam kazanıyor.

Çünkü Gazze bize yalnızca bir savaşın nasıl yürütüldüğünü değil, gücün insan psikolojisiyle birleştiğinde nasıl bir devlet politikasına dönüşebileceğini ve insanlık adına nasıl tehlikeli hale gelebileceğini açık ve net bir şekilde gösteriyor.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.