
Ramazan Ayının Son On Gününe Girdik
Ramazan ayının son on gününe girdik. Bu, hem bir veda hem de bir arayış zamanıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu son günlerde ibadetlerini artırır, gecelerini ihya eder, ailesini de bu kutlu gecelere hazırlardı. Zira bu on günde, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi gizlidir. Allah Resulü, bizlere onu bu günlerde aramamızı tavsiye etmiştir…
Ramazan, rahmetiyle başlayan, mağfiretiyle devam eden ve sonunda cehennemden kurtuluşa vesile olan bir ay. Şimdi bizler, bu bereketli ayın son demlerindeyiz. Bir misafirin evden ayrılışı gibi, Ramazan da bizden ayrılmak üzere. Gerçek mü’minler, onu karşılarken duydukları mutluluğu, uğurlarken ise derin bir hüzünle yaşarlar. Zira kim bilir, belki de bu, hayatımızın son Ramazanıdır…
Bu düşünce ile her anını dolu dolu yaşamalı, son on günü adeta bir ahiret azığı gibi görmeli ve kendimizi Rabbimize yaklaştırmalıyız. Tevbelerin kabul edildiği, duaların reddedilmediği, secdelerin rahmetle dolduğu bu günlerde, af dilemeli, ibadetlerimize daha da sarılmalıyız. Hz. Peygamber (s.a.v)’in buyurduğu gibi, Kadir Gecesi’ni ararken, “Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet!” duasını dilimizden düşürmemeliyiz.
Her Ramazan, bizler için bir okul, bir terbiye ve bir rahmet kapısıdır. Ama ne yazık ki, zaman hızla akıp giderken, Ramazan da elveda demeye hazırlanıyor. Bugün için bir nefesimiz var ama yarın için bir garantimiz yok. Bu nedenle son on günün hakkını vermeli, Rabbimize dönmeli, onun affına sığınmalı ve Ramazan’ın ruhunu hayatımıza taşımalıyız.
Ey Ramazan, seni karşılarken nasıl sevinçle dolduysak, uğurlarken de bir o kadar hüzünlüyüz. Belki seneye seni yeniden karşılayamayacağız, belki de bu son buluşmamız. Çünkü hayat bir yolculuk ve her yolculuğun bir sonu var.
Rabbim, bizleri Ramazan’ın hakkını verenlerden, Kadir Gecesi’ni hakkıyla ihya edenlerden ve bayrama tertemiz çıkanlardan eylesin. Amin.