
Fransa’da bir dönem siyasetin ve Komünist Parti’nin en tepesindeki isimlerden biri olan Garaudy, entelektüel derinliğiyle Fransa’nın “baş tacı” ettiği bir filozoftu. II. Dünya Savaşı’nda direnişe katılan ve esir düşen Garaudy, ardından komünizme ve Fransız Komünist Partisi’ne derin bir bağlılık geliştirdi. 28 yıl boyunca partinin en etkili teorisyenlerinden biri olarak görev yaptı.

Ancak Garaudy’nin inandığı sistem, Stalin’in icraatlarının ve Sovyet tanklarının Çekoslovakya’yı işgalinin ortaya çıkmasıyla sarsıldı. Bu olaylar üzerine partiye karşı çıkan ve eleştirilerini dile getiren Garaudy, kapı dışarı edildi. Ömrünü adadığı davası tarafından reddedilen Garaudy, bu süreçten sonra “İnsanı gerçekten kurtaran ne?” sorusu etrafında yeni bir arayışa girdi.
Hristiyanlık ve Yahudilik gibi dinleri inceledikten sonra, 1982 yılında, 69 yaşındayken herkesi şaşırtan bir karar vererek Müslüman oldu. Kelime-i Şehadet getirdikten sonra kendine “Umut” anlamına gelen “Raja” ismini aldı. Garaudy, İslam’ı “evrensel ve eksiksiz” olarak tanımlayarak, inancını şu sözlerle özetledi:
“İslam’ı evrensel ve eksiksiz buldum. İmanla aklı, maddeyle manayı birleştiren bir sistem.”
Hayatının büyük bir kısmını ideolojik arayışlarla geçiren ve yüzyılın sorularına cevaplar arayan Garaudy’nin hikayesi, inanan insanlar için “doğru kapıyı bulmanın” bir süreç olduğunu simgeliyor. 2012 yılında hayatını kaybeden Roger Garaudy, ardında hem komünist çevrede hem de İslam dünyasında yankı uyandıran sıra dışı bir yaşam öyküsü bıraktı.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube