islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,9755
EURO
16,7399
ALTIN
931,23
BIST
2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Perşembe Açık
20°C
Cuma Açık
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Az Bulutlu
20°C

SALDIRGAN KÖPEKLER İTLAF EDİLEBİLİR Mİ?

SALDIRGAN KÖPEKLER İTLAF EDİLEBİLİR Mİ?
20.04.2022
A+
A-

Okuyucularımıza Hayvanlara Bakışımız ve Vazifelerimiz başlık incelememizi okumalarını tavsiye ederim. Bu çalışmamızda hayvanların   hayatlarına saygı gösterilmesi ve onlara merhamet gösterilip  işkenceye uğratılmamasının başlıca görevimiz olduğunu  açıklamaya çalıştık.

Milyonlarca canlı varlık türleri içerisinde insan en yüce kıyamda,  denemeye uğratılmak üzere yaratılan ve ebediliğe erdirilen  sorumlu  varlıktır. İnsanlığın bir ferdini öldürmenin bütün insanlığı öldürmek olduğu gerçeği  Rabbimizin bildirdiği Kur’ânî bir hakikattir. Böyle iken örneğin canımızı malımızı tecavüzlerden koruyabilmemiz için insan öldürülebileceği gibi, katil olan zararlı insana  ölüm cezası da verilebilmektedir.

Bütün yeryüzü varlıkları gibi hayvanlar da bizi insanlar için yaratılmışlardır. Hayvanlarda bizler için bildiğimiz ve henüz bilmemiz nice faydalar vardır. Peki bunlar içinde saldırganlaşarak tehlike oluşturan ve fiilen zarar veren  mesela  saldırgan köpekler öldürülebilir mi?

Bu sorunun cevabını verebilmek için Harun Reşit Demirel kardeşimizin   “Köpek ve Diğer Bazı Hayvanların Öldürülmesine Cevaz Veren Hadislerin Değerlendirmesi” başlık gerçekten değerli çalışmasını okudum. Okunmasını tavsiye ederim. Şimdi sizlere bu çalışmanın değerlendirme ve sonuç bölümünü sunuyorum. Ancak kişisel olarak yaşadığımız şartlarda alınacak önlemlerle itlafa gerek kalmayacağı görüşümü ifade etmek isterim.

Ali Rıza Demircan

 

DEĞERLENDĠRME VE SONUÇ

Allah  tarafından  bizlere  en  güzel  örnek  olarak  takdim  edilen  Peygamber (s.a.v.)‘in gereksiz yere köpeklerin ve diğer hayvanların öldürülmesini istemesi düşünülemez. Zira kendisi Hüdhüd, kurbağa, karınca, arı, göçeğen kuşu ve kurbağanın öldürülmesini ve hayvanlara eziyeti yasaklamış, Mekke‘nin fethine giderken yolda yavrularını emziren köpeği ve yavrularına  zarar gelmesin diye ashabından birisini görevlendirmişken  köpekleri öldürtmesinin hikmeti ne olabilir?

Yukarıda zikrettiğimiz bütün bu rivayetlerden anlaşılan Medine ve etrafında köpek itlafının yapıldığıdır. Bu itlaf hareketinde her ne kadar Cibrîl (a.s.)‘ın ifadesi etkili olmuşsa da o dönemde köpek nüfusunda çok artış olduğu ve insanlara zarar verdiği ve meskenlere girerek kaplara battığı ve  pislediği  gözlenmektedir. Kapı, pencere gibi evi dışarıdan gelen varlıklara karşı engel olan eşyaların yetersiz oluşu köpeklerin mescide, evlere rahatlıkla girebildiğini, kaplara battığını hatta karyolanın altına girip yattığı yukarıda verdiğimiz rivayetlerde açıkça görülmektedir. Nitekim Abdullah b. Ömer‘in: ―Ben bekârken mescitte sabahlardım. Köpekler mescide girer çıkarlar hatta bevl ederlerdi de, Peygamber (s.a.v.) bundan dolayı (mescidi yıkamak için) hiç (su) serpmezlerdi,  ifadesi de buna işaret etmektedir.

Hz. Âişe‘nin rivayetinden köpeklerin öldürülmesi ile alakalı herhangi bir emir görülmemektedir. Halbuki Meymûne‘nin rivayetinde olayın akabinde öldürme emri görülmektedir. Bu iki hadis beraberce ele alındığında Âişe‘nin rivayet ettiği durumun  daha  önce  olduğu  düşünülebilir.

Meymûne‘nin  rivayetinden  olayın  bir  kez daha cereyan ettiği ve yine Cibrîl‘in (a.s.) gelmemesinin bir köpek olduğunu anlayınca bu sefer insanları rahatsız edecek artan köpek nüfusunu da kontrol altında tutmak için böyle bir emir vermiş olmalıdır. Ancak ashabın öldürme işinde aşırıya kaçtıklarını fark edince “Eğer köpekler de bir topluluk olmasaydı …. şeklinde buyurarak öldürme işini bazı şartlarla sınırlandırmıştır.

Buradan da çevreye vermiş oldukları rahatsızlıktan dolayı da böyle bir emrin verildiği düşünülebilir.

Akûr olan köpek eğer kuduz anlamıyla tercüme edilirse zaten böyle bir hayvanın öldürülmesi tıbben gerekli olmaktadır. Böyle bir köpeği kişi ihramlı olsun veya olmasın  öldürmesi  gereklidir.

Biz  Akûr  kelimesinin  kuduz  olarak  değil  saldırgan olarak tercüme edilmesinden yanayız. Zira gerek sahabe gerekse tabiin ulemasından birçok kişi yukarıda verdiğimiz rivayetlerde görüldüğü gibi böyle anlamaktadır. Eğer bu kelimeyi saldırgan olarak anlarsak saldırgan olan böyle bir hayvanın öldürülmesinden daha başka ne olabilir. Özellikle günümüzde Pitbul gibi değişik saldırgan köpek türlerinin çoğaltılması, satılması ve bahis oyunlarının yasaklanması kamuoyunda tartışılmaktadır.

Hadiste yer alan yılan, akrep ve fare gibi hayvanlar hem o gün hem de bugün haşerattan sayılmaktadır. Tabiatta besin zinciri içerisinde bir başka hayvanın besini olan bu hayvanlar fare dışında insanlara çok fazla yaklaşmayan hayvanlardır. Ama bir şekilde insana zarar vermeye başlamışsa itlaf edilmelerinde sakınca olmayacağı hadislerde izaha kavuşturulmuştur.

Yine hadislerde dikkat çeken bir husus da Peygamber‘in (s.a.v.) gereksiz yere köpek beslenmesine sıcak bakmadığı hatta bunu kişinin ecrinden eksileceği ile korkutmaktadır. Günümüzde gereksiz bir şekilde evlerde ya da daha başka yerlerde köpek beslemenin dinen kişiyi manevî zarara soktuğu anlaşılmaktadır. Başı-boş köpeklerin çevreye zarar vermediği müddetçe öldürülmemeleri, belediye veya daha başka kamu kurumlarınca bir şekilde bu hayvanları koruma altına almaları gerekmektedir.

Bununla birlikte bazı selef âlimleri gibi, esasen hadislerde yer alan bu hayvanların dışında mesela domuz, çekirge ve benzeri hayvanların insanlara ve mahsule zarar veriyorsa öldürülmesinde bir sakınca olmayacağını düşünüyoruz.

İbn Cureyc: ―İhramlı iken eti yenmeyen hayvanı öldürürsen bir ceza gerekmez, derken yine gereksiz yere bu hayvanların öldürülmesini yasaklamış,  düşmanlık yapması veya sıkıntı vermesi durumunda öldürülebileceğini belirtmiştir.

Konumuzla ilgili güzel bir tespit olan bu açıklama günümüz içinde geçerli olsa gerek.

 Harun Reşit Demirel

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.