
İslam dinine ve kutsal değerlere yönelik ağır hakaretler içeren ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Göktaş’ın tutuklanmasının ardından, sosyal medya üzerinden ve bazı marjinal sol gruplar tarafından başlatılan “destek” kampanyaları ve düzenlenen protestolar, toplumun geniş kesimlerinde infiale yol açtı.

Kuran-ı Kerim’e ve İslami değerlere yönelik alaycı, saldırgan ifadeler kullanan Deniz Göktaş, gelen yoğun tepkiler üzerine gözaltına alınmıştı. Yürütülen hukuki süreç neticesinde mahkeme, Göktaş’ın tutuklanmasına hükmederek cezaevine sevk edilmesine karar verdi. Hukuk çevreleri, inançlara ve kutsal değerlere yönelik saldırıların yasal sınırlar içerisinde karşılıksız kalmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Göktaş’ın tutuklanması sonrası, birtakım sol ve marjinal grupların bir araya gelerek düzenledikleri destek eylemleri, kamuoyunda “inanç özgürlüğüne ve toplumsal değerlere saldırıya arka çıkmak” olarak nitelendirildi. İfade özgürlüğü kisvesi altında dini değerlere hakareti meşrulaştırmaya çalışan bu grupların tavrı, toplumun manevi dokusuna yönelik yeni bir provokasyon olarak değerlendiriliyor.
Yaşanan bu sürece tepki gösteren vatandaşlar, Necip Fazıl Kısakürek’in dizeleriyle inançlara yapılan saldırıların nafile olduğunu bir kez daha hatırlattı:
“Deden bile söndüremedi, İslam’ın nurunu!
Sen mi söndüreceksin, Ebu Cehilin torunu?”
Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yükselen tepkilerde, şu noktalara vurgu yapılıyor:
Deniz Göktaş’ın tutuklanmasıyla birlikte hukuki süreç devam ederken, söz konusu destek eylemlerine karşı toplumsal tepki de artarak devam ediyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube