İLÂHÎ MİZANIN SOSYOLOJİK TOKADI: “AZAP KAMÇISI” METAFORU (3) Fecr Suresi’nde Ad, Semud ve Firavun gibi güçlerinin zirvesindeki medeniyetlerin hazin akıbeti anlatılırken, Kur’an-ı Kerim fevkalade sarsıcı edebî bir metafor kullanır: “Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısını yağdırdı.” Rasyonel akıl bu ifadeyi sıradan bir cezalandırma cümlesi gibi okuyup geçebilir; fakat feraset...
TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ NASIL AÇABİLİRİZ Türkiye’nin tarihi tecrübe, nüfus, kültür ve değerlere bağlılık, merhamet anlayışı gibi, birçok toplumda olmayan veya yeterince bulunmayan özelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Fakat, her nedense bunları harekete geçirmek ve onların üzerine bir şeyler koymak konusunda ciddi bir acziyetimiz bulunmaktadır. Bu acziyetin giderilmesi ile ilgili bazı teklifler öne...
YÜREĞİNDE SIZI OLANLAR İnsanlık tarihi dikkatle okunduğunda görülür ki büyük değişimler önce kalplerde başlamış, sonra toplumlara yayılmıştır. Allah’ın gönderdiği bütün peygamberler bozulmuş bir toplumun tam ortasında yaşamış, önce yaşadıkları çağın hastalıklarını görmüş, ardından vahyin rehberliğiyle o hastalıklara çare olmuşlardır. Hiçbir peygamber yaşadığı toplumdan habersiz, insanların acılarından uzak, yalnızca kendi dünyasına...
SÖZDE DEĞİL, ÖZDE MÜMİN OLMAK İslâm, sadece “Ben îmân ettim.” demekten ibaret değildir. Hakiki îmân, insanın düşüncesine, konuşmasına, davranışına ve bütün hayatına yansır. Kalbe yerleşen sağlam bir îmân, kişiyi doğruluk (sıdk) sahibi, emin, âdil ve istikamet üzere bir mümin hâline getirir. Çünkü hakiki îmân, ahlâkı inşa eder ve şahsiyeti güzelleştirir....
GAZZE DAHA BİR FRAGMAN Kelebeklerin, uğur böceklerinin, arıların başına gelenler biz insanoğullarının da başına gelecek… Aslında biz önce havayı, suyu, toprağı kaybettik. Üçünü de zehirledik ve sömürdük, kirlettik. Hala da zehirlemeye, kirletmeye, sömürmeye devam ediyoruz. Onun için yediğimiz sebzeler, meyveler, tahıllar, hatta ballarımız bile zehirli. Zehir yiyor, zehir içiyor, zehir...
İSLAM ALLAH’I HAYATIN MERKEZİNE KOYAN DİN’DİR Laiklik ve diğer seküler sistemler insanı toplum yönetimin merkezine koyar, İslam ise bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’ı yerleştirir. LAİKLİK AKIL VE BİLİM DIŞI HURAFEDİR Akıl ve bilim karşıtı modern bir hurafe olan laiklik ve benzeri seküler düzenler, insan hayatını anlamlı ve amaçlı kılmak isteyen...
LİDER PARTİLERİNDE BAKAN OLMAK! Lider partilerinde gelmek de kolay gitmek de… Tam tersi de doğru: gelmek de zor, gitmek de… Her şey lidere bağlıdır. Lider partilerinde lider her şeydir. Her şeyi en iyi o bilir, o yapar… O partinin sadece genel başkanı değil, sahibidir, ideoloğudur. Ona “kutsal bir kişilik” muamelesi...
İLK VE SON ÇAĞRI Ey ömrünü, sabahın aldatıcı aydınlığını ebediyet zannederek tüketen insan; söyle bana, hangi dağ sonsuza kadar ayakta kalabilmiş, hangi deniz kıyılarını ebediyen koruyabilmiş, hangi hükümdar mezarının kapısını kapatıp ölüm meleğine “Buraya giremezsin!” diyebilmiş ve hangi medeniyet kendi gururunun ağırlığı altında ezilmeden çağları aşabilmiştir ki sen hâlâ kendini...
SİYASETİN REEL VE İDEAL POLİTİĞİ Çoğu zaman ideal politik ile reel politiğin ayrı, hatta karşıt siyaset biçimleri olduğu farz edilir, bu yanlıştır. Söz konusu yanlış hem iç hem dış siyasette tekrarlanır. İnsan hayatının en esaslı faaliyeti olan siyasetin iki boyutundan biri ideal, diğeri reeldir. Demek istediğim şu ki, tümüyle reel...
ONTOLOJİK EŞİTLİK VE YARATILMIŞ HER ŞEYLE İLİŞKİ AHLAKI Giriş: İlişkilerin Hiyerarşisi ve Temel Zemin İnsanın varlık âlemindeki konumu, kurduğu çok katmanlı ilişkiler ağıyla şekillenir. Bu ağın merkezinde, insanın Rabbiyle kurduğu ilişkinin mahiyeti yer alır; çünkü bu asli bağ, insanın kendisiyle, diğer insanlarla ve nihayetinde tüm yaratılmış varlıklarla kurduğu ilişkinin niteliğini...
HAK İHLALİ, ÇIKAR SAVAŞIDIR BU BARBARLIK HAK, insana, varlığa veya millete mutlaka verilmesi, ödenmesi hatta iade edilmesi gereken bir emanettir. Onun olup da ona ait iken ondan yoksun ve mahrum bırakılan, o alacağın, emanetin adıdır hak. İster maddi, manevi olsun, ister havada, karada, denizde, isterse yedi kat yerin dibinde, her...
DÜNYA KUPASI FİNALİNİ FİLİSTİN KAZANDI Dün gece oynanan Dünya Kupası finalinde kupayı kaldıran takım İspanya oldu. Fakat bazı zaferler, yalnızca skor tabelasında yazılmaz. Bazı maçlar, milyonlarca insanın vicdanında başka anlamlar taşır. İşte bu final de öyleydi… ** 7 Ekim’den bu yana Gazze‘de yaşananlar, dünyanın spor müsabakalarına bakışını bile değiştirdi. Artık...
ZİHİN DÜNYASI DUMURA UĞRAYAN ÜMMETİN HAYATI BİTER! İman zayıfladığında düşünce körelir. Düşünce körelince kalp ölür. Kalp ölünce ümmet çöker. Diriliş ise yeniden imanla beslenen diri bir tefekkürle başlar. Hamd, âlemlerin Rabbi, mülkün yegâne sahibi, tek egemen ve mutlak kudret olan Allah’a mahsustur. O’ndan başka ilah ve mabut yoktur. Ben O’nun...
KUR’ÂN AYNASINDA CAHİLİYE Yeryüzü nice çağlar gördü; nice şehirler yükseldi, nice ordular geçti, nice saraylar göklerle yarışacak kadar büyüdü; fakat insan, Rabbinin kelâmından yüz çevirdiği her vakit, taşların şekli değişse de karanlığın adı değişmedi ve Kur’ân’ın “cahiliye” diye haber verdiği o eski yara, her çağın kalbinde yeniden açıldı. Cahiliye yalnızca...
SİYASETTEN NEFRET ETTİRDİLER! Siyaset ya da politika… “Siyaset” Arapça “s-w-s” kökünden türetilen bir kavramdır. Bu kavram “at bakıcılığı, seyislik, terbiye etme ve bir hayvanı ya da sürüyü gütme, idare etme/yönetme” anlamına gelir. Bu kelime buradan “devleti idare etme, bir toplumu yönetme ve işleri yoluna koyma” anlamlarına dönüştürülmüştür. Arapçada bir hayvanın...
YAZILAN VE YAŞANAN TARİH 70’lerin en popüler kitaplarından biri Mustafa Müftüoğlu’nun “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” kitabıydı. Zaman içinde Müftüoğlu yazmaya devam etti, şimdi 12 cilde baliğ olan kitap hala piyasada bulunmaktadır. Düzenli olarak kitabı okumuş değilim ama piyasaya çıktığı günden beri ismi hep hoşuma gitmiştir. Müftüoğlu şiirsel bir ifade kullanarak...
KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin. İnsan seni rafların sessizliğine...
DİNDE AŞIRI GİDENLER HELAK OLURLAR! Yaşadığımız toplum içinde, fıkıh yapmak suretiyle, dinde aşırı gitmenin temel iki versiyonundan bahsedebiliriz. Bunlardan birisi; Yahudi ve Hıristiyanların ortak temayülüdür. Kendilerini seçilmiş insanlar, “Allah’ın ahbapları” olarak görmek suretiyle dinin emirlerine kayıtsız kalan bir anlayıştır. Böyle bir anlayışta kişiler kendilerini mutlak kutsala nispet ederek âdeta üzerlerinden...