BİLGİNİN REHBERLİĞE DÖNÜŞTÜĞÜ İLAHİ KİTAP وَلَقَدۡ جِئۡنَـٰهُم بِكِتَـٰبࣲ فَصَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ عِلۡمٍ هُدࣰى وَرَحۡمَةࣰ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ Biz onlara, bilgi ile açıkladığımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik. (el-A`râf 7/52) Bilgi hiç bu kadar çoğalmamış ve insan hiç bu kadar yönünü kaybetmemişti. Bir önceki ayette...
CHP – AK PARTİ KAVGASININ PERDE ARKASI Türkiye siyasetinde uzun yıllardır toplumun önüne büyük bir kavga görüntüsü konulmaktadır. Bu kavganın bir tarafında CHP, diğer tarafında ise AK Parti bulunmaktadır. Meydanlarda sertleşen söylemler, seçim dönemlerinde yükselen gerilimler, medya üzerinden yürütülen karşılıklı suçlamalar ve tabanlar arasında oluşturulan psikolojik kutuplaşma, bu mücadeleyi adeta...
KUR’AN AÇISINDAN İSA’NIN NÜZULÜ (2) Malum olduğu üzere Hristiyanlar arasında İsa’nın tabiatı konusunda temel görüş ayrılıkları var. Bu görüş ayrılığı Hristiyan teolojisinin temelini oluşturur. Tartışma doğrudan “tanrının zatı ve tabiatı”yla ilgilidir. İslam kelamında “Allah’ın zatı” müzakere veya tartışma konusu değildir, bu yüzden İslam kelamına “teoloji” denmez, hatta “ilahiyat” dense bile...
BASİRETLİ VE HİKMETLİ OLMAK Tarih boyunca insanlar çoğu zaman güçsüz oldukları için değil, hakikati zamanında göremedikleri için kaybetmişlerdir. Toplumları yıkan şey çoğu zaman düşmanların gücü değil, dost görünen yanlışların fark edilememesidir. Bir milletin elinden serveti alınabilir ve yeniden kazanılabilir; ordusu yenilebilir ve yeniden kurulabilir; şehirleri yıkılabilir ve yeniden inşa edilebilir....
MÜSLÜMAN, SİYASETİ DOĞRU OKUMA KABİLİYETİ YÜKSEK İNSAN OLMALI Bir toplumun geleceğini belirleyen şey yalnızca ekonomik gücü, askerî kapasitesi veya teknolojik imkânları değildir. Asıl belirleyici olan, o toplumun olayları nasıl okuduğu, hakikati nasıl anladığı ve önüne çıkan gelişmeleri hangi ölçülerle değerlendirdiğidir. Çünkü yanlış okunan bir gerçeklik, insanı yanlış sonuçlara götürür. Yanlış...
ÇOKLUKLA ÖVÜNMENİN BİTTİĞİ YERDE A‘RÂF EHLİNİN ŞAHİTLİĞİ وَنَادَىٰۤ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَعۡرَافِ رِجَالࣰا یَعۡرِفُونَهُم بِسِیمَىٰهُمۡ قَالُوا۟ مَاۤ أَغۡنَىٰ عَنكُمۡ جَمۡعُكُمۡ وَمَا كُنتُمۡ تَسۡتَكۡبِرُونَ A’raf’ta bulunanlar simalarından tanıdıkları birtakım adamlara şöyle seslenirler: “Çokluğunuz (veya biriktirdikleriniz) ve büyüklük taslamanız size bir yarar sağlamadı.” (el-A`râf 7/48) Âdemoğlu, bazen yanlış olduğunu bildiği şeylere değil, doğru...
DEMOKRASİ VE LAİKLİK İLE SESSİZ İŞGAL Türkiye’nin asıl meselesi yalnızca ekonomik kriz, siyasi çekişme, seçim tartışması veya günlük gündemlerden ibaret değildir. Bunların hepsi önemlidir; fakat bunların arkasında daha derin, daha sessiz, daha köklü bir mesele vardır: Türkiye’nin yön meselesi. Bir toplum yönünü kaybettiğinde, sadece kurumları bozulmaz; dili bozulur, ahlakı bozulur,...
DÜN KURTARICI KABUL EDİLENLERİN, BUGÜN HAİN İLAN EDİLDİĞİ BİR DÜNYADAYIZ Çözülmesi gereken bir sürü problemi olan Türkiye’nin gündemine bakar mısınız? Bir zamanlar Erdoğan’ı iktidardan düşürme uğruna “Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” olan bütün muhalif gruplar bir araya gelerek Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak seçmişti. Parayla yaptırdıkları anketler onlara...
MÜSLÜMAN ZİHNİN DAĞINIKLIĞI Bugünün Müslüman dünyasında en büyük krizlerden biri bilginin yokluğu değil, bilginin istikametsizliğidir. Kitaplar çoğalmış, konuşmalar artmış, ilim meclisleri genişlemiş, dijital mecralarda dinî içerik fazlalaşmıştır; fakat bütün bu yoğunluğa rağmen Müslüman zihinde bir dağınıklık, kararsızlık ve istikametsizlik görülmektedir. Çünkü bilgi vardır ama hikmet eksiktir; ilim vardır ama hayatı...
A`RÂFTAKİLER VE CENNETLİKLERE HİTABI وَبَیۡنَهُمَا حِجَابࣱۚ وَعَلَى ٱلۡأَعۡرَافِ رِجَالࣱ یَعۡرِفُونَ كُلَّۢا بِسِیمَىٰهُمۡۚ وَنَادَوۡا۟ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ أَن سَلَـٰمٌ عَلَیۡكُمۡۚ لَمۡ یَدۡخُلُوهَا وَهُمۡ یَطۡمَعُونَ İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve A`râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline,...
ŞÂHİT VE BEYYİNE ANLAMIYLA BASİRET Şâhit Anlamında Basiret “O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir. Bilakis insan, kendi kendinin besâir’idir (şâhididir).” (Kıyâme 75/12-14) Buradaki ‘besâir’, meallerde Türkçe’ye genelde ‘şâhitler’ şeklinde çevrildi. Yani kişi kıyâmette kendi nefsi üzerine şâhittir....
ULU’L-EBSÂR-BASİRETLİ OLMAK, DUYULAR ÜSTÜ GÖRMEK -Ulu’l-ebsâr (basar) “Ba-sa-ra-görmek” fiilinin masdarı olan “basîret (çoğulu ‘besâir)”; sözlükte, idrak etme, görme, doğru ve ölçülü bakış, uzağı görebilme, kavrayış, bir şeyin iç yüzünü anlayabilme, feraset, kalb ile görme gibi manalara gelir. ‘Basar’ (çoğulu ebsâr) ise göz, yani görme organı veya görme kabiliyetidir. Aynı...
Dünya hayatının aldatıcı düzeni içinde insanın kendini güvende hissetmesi, çoğu zaman azabı ve kıyameti göz ardı etmesine yol açar. Yûsuf sûresi 107.-108. ayetler, bu gaflet perdesini yırtarak bizi hem yaklaşan hakikate hem de ona nasıl çağrıda bulunmamız gerektiğine davet ediyor. Zira basiretle yürütülmeyen her çağrı sonuçsuz kalabilir. Bu yazıda bir...
01/05/2025 09:00
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.