ALGI, OLGU, BİLGİ VE KUŞATICI DÜŞÜNCENİN İNŞASI Günümüz toplumsal yapısında en derin kırılmalar, kendilerini “entelektüel”, “aydın” ya da “topluma öncü” olarak takdim eden kesimlerin ahlaki ve eylemsel tutarsızlıkları zemininde yaşanmaktadır. Büyük iddialarla ortaya çıkan, ancak pratik hayatta taşıdıkları değerlerin tam zıddı bir savrulma sergileyen bu figürler, toplum nezdinde telafisi güç...
HAKİKATİN İZİNDE: ÇAĞI DOĞRU OKUMAK İnsanlık tarihi incelendiğinde açıkça görülen en önemli hakikatlerden biri şudur: Toplumları değiştiren asıl güç, çoğu zaman orduların büyüklüğü, ekonomilerin zenginliği veya devletlerin siyasi kudreti değildir. Tarihin akışını belirleyen asıl unsur, insanın dünyayı nasıl anlamlandırdığı, olayları hangi ölçülerle değerlendirdiği ve yaşadığı çağın arka planını ne kadar...
İNSANIN VARLIK SERÜVENİ Giriş: İnsanı Anlama Çabasının Sürekliliği İnsan, tarih boyunca kendisini anlamaya çalışan tek varlık olmuştur. Bu çaba, felsefenin, dinin, sanatın ve bilimin temel motivasyonlarından biridir. İnsanın kim olduğu, nereden geldiği, neyi amaçladığı ve nereye yöneldiği soruları, sadece teorik değil aynı zamanda varoluşsal bir zorunluluk olarak ortaya çıkar. İnsan,...
BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla insanların önüne gelmektedir. Buna rağmen Müslümanların zihninde ciddi bir dağınıklık...
YAŞADIKÇA ÖĞRENMEK: HAYATA DAİR DÜŞÜNCELER İnternet sitelerinde yer alan “Oğullar babaları hakkında ne düşünür?” başlığı altında verilen bilgiler, oldum olası ilgimi çekmiştir. Bu yazıda bir çocuk, 6 yaşına geldiğinde, “Babam her şeyi biliyor”; 10 yaşına geldiğinde, “Babam çok şey biliyor”; 15 yaşına geldiğinde, “Ben de babam kadar biliyorum”; 20 yaşına...
İNSAN OLMAK: AKIL, VİCDAN, İRADE VE SORUMLULUK İnsan olmak, yalnızca biyolojik bir varlık olarak dünyaya gelmek değildir; asıl mesele, bu varoluşu anlamlandırabilmek, ona değer katabilmek ve onu ahlâkî bir zemine oturtabilmektir. Diğer bir ifade ile insan olmak, bu biyolojik varlığı/beşeri, ahlâkî bir varlığa/insana dönüştürebilmektir. Zira beşer kavramı, insan denilen bu...
BİLGİ VAR, ANLAM YOK: MODERN İNSANIN KAYIP MEDENİYETİ Modern insan çok şey biliyor… Ama çok az şey anlıyor. Bilgi çoğalıyor. Teknoloji büyüyor. Güç artıyor. Fakat aynı zamanda adalet kayboluyor, anlam zayıflıyor ve insan yönünü kaybediyor. Peki kendimize hiç şu soruyu sorduk mu? Tevhid hayatın merkezine dönmeden gerçek bir medeniyet kurulabilir...
GÜNÜMÜZDE MÜSLÜMANLARIN ANLAM VE YÖN SORUNU Pek çok Müslümanın, “niçin yaşıyorum?” ve “nereye gidiyorum?” sorularına tatmin edici bir cevap aramadığı veya arayanların da bulamadığı bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle modern çağın etkisinde kalan insanların, maddî imkânları arttıkça anlam ve yön duygusunu daha çok yitirdikleri görülüyor. Bu da günümüzde yaygın biçimde...
Gönlümüzde iman, zihnimizde Kur’an ayetleriyle yürümeye çalıştığımız bu yolda her bir kelâmın adalet ve rahmet dolu çağrısına kulak veriyoruz. A‘râf sûresi 7.-8. ayetleri, sadece geçmiş toplumlara değil, bugünün hakikat arayan yüreklerine de yöneltilmiş bir davettir. Bu yazıda “ilahi bilginin” yalnızca bir mutlakiyet değil, aynı zamanda kulların özgür iradesini hesaba katan...
Önceki yazımızda Yûsuf 12/76 ayetini kısmen ele almıştık. Bu yazımızda ise ayetin ele almadığımız yönleri üzerinde duracağız. Ayet, Hz. Yûsuf’un kardeşi Bünyamin’i yanında tutma sürecinde kullandığı yöntemle ilgili önemli ipuçları sunuyor; ancak mesele yalnızca bir hile ya da strateji meselesi değildir; bu olay, adaletin sağlanmasında ilahi bir planın nasıl devreye...
28/11/2024 09:00
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.