‘HAMİYYETÜ’L-CÂHİLİYYE’ ZİHNİYETİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIMALAR Arif Nihat Asya, meşhur “Naat” nın bir yerinde, “Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” diye yazar. Arif Nihat, bu dizelerle sadece tarihî iki kişiye gönderme yapmıyor, aynı zamanda çağlar...
MÜSLÜMANLARIN İSTİKAMET KRİZİ VE SAVRULMA NEDENLERİ Geçmişten Günümüze Bir Kimlik, Bilinç ve Hakikat Muhasebesi İslam tarihi yalnızca zaferlerin, medeniyetlerin ve büyük fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda yönünü kaybeden toplumların, hakikatten uzaklaşan nesillerin, dünya karşısında çözülmeye başlayan bilinçlerin ve istikamet krizlerinin de tarihidir. Çünkü Kur’an’ın ortaya koyduğu hakikat şudur: Bir toplum...
MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMA İMTİHANI İslam, insanı yalnızca bireysel ibadetlerle sınırlı bir varlık olarak görmez; onu aynı zamanda ahlaki, toplumsal, siyasal ve medeniyet kurucu bir sorumluluğun taşıyıcısı olarak tanımlar. Müslüman olmak, sadece şahsi kurtuluş arayışı değil; hakikatin, adaletin, merhametin, kardeşliğin ve ümmet bilincinin yeryüzünde temsil edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle İslam, insanı...
03/05/2026 12:00
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.