MUHAFAZAKÂR İKTİDARIN ÜRETTİĞİ YENİ TÜRKİYE MODELİ Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal dönüşüm, yalnızca bir iktidar değişimi ya da kadro yenilenmesi olarak okunamaz. Asıl mesele, sisteme bir dönem itiraz eden muhafazakâr ve Müslüman kesimlerin zamanla aynı sistemin taşıyıcı unsurlarına dönüşmesidir. Bir zamanlar laiklik, demokrasi, Kemalist devlet aklı, bürokratik vesayet ve Batıcı...
DİNİN ÖLÇÜSÜ NASLAR MI ALIŞKANLIKLARIMIZ MI? Türkiye’de din tartışmalarının merkezinde, çoğu zaman fark edilmeyen bir mesele vardır: Biz gerçekten İslâm’a mı uyuyoruz, yoksa İslâm’ı kendimize mi uyduruyoruz? Asıl soru budur. Çünkü pratikte ortaya çıkan manzara şunu göstermektedir: Dinin ölçüsü, çoğu zaman Kur’an ve sünnet değil; devletin çizdiği sınırlar, toplumun yerleşik...
MESİH-MEHDİ İNANCININ “YENİ OKUMA”SI Gerek Hz. İsa’nın nüzulünü gerekse Mehdi’nin zuhurunu İslam nokta-i nazarından kabul etmeyenler var, İbn Haldun bunların başında gelmektedir. Fazlurrahman “İslam” adlı kitabında “Mesih ve Mehdi inancının resmi Sünni Kelam sistemine sokulmamakla beraber Sünni halk arasında daima önemini koruduğunu, bu fikir veya inancın ahlaki zaaflara yol açtığını,...
İslam Penceresinden SOSYAL MEDYANIN ZARARLARI – 2 Sosyal Medya İmanımıza Zarar Verebiliyor Sosyal medya şüphelere düşürerek İslâmî inancımıza zarar vermektedir, verebilmektedir. İtiraf edelim; genelde bizler özelde de gençlerimiz İslâmi çizgide bilgili ve de bilinçli değildir. Sosyal medyada Allah’ı inkâr eden, âhiret hayatına inanmayan, hayat kitabımız Kur’ân-ı Kerim’in içerdiği namaz, zekât...
İSLAMİ İDDİANIN LAİK SİSTEME ENTEGRASYONU VE İSLAMİ AKIL Türkiye’de Müslümanların siyasal iddiası başlangıçta yalnızca bir partiye iktidar kazandırmak, devlet imkânlarını kullanmak veya seküler düzen içinde daha görünür hâle gelmek değildi. Asıl iddia; Allah’ın hükmünü hayatın merkezine almak, adaleti egemen kılmak, zulme karşı durmak, başörtüsü ve dinî kimlik üzerindeki baskıları kaldırmak,...
BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla insanların önüne gelmektedir. Buna rağmen Müslümanların zihninde ciddi bir dağınıklık...
MÜSLÜMAN ZİHNİN DAĞINIKLIĞI Bugünün Müslüman dünyasında en büyük krizlerden biri bilginin yokluğu değil, bilginin istikametsizliğidir. Kitaplar çoğalmış, konuşmalar artmış, ilim meclisleri genişlemiş, dijital mecralarda dinî içerik fazlalaşmıştır; fakat bütün bu yoğunluğa rağmen Müslüman zihinde bir dağınıklık, kararsızlık ve istikametsizlik görülmektedir. Çünkü bilgi vardır ama hikmet eksiktir; ilim vardır ama hayatı...
Ülkemizi Bugünlere Yalnızca Siyasiler Taşımadı UNUTULMAYAN KÜLTÜREL CİHAD ANILARI Süleymaniye Camii İmam Hatipliğimin beşinci senesi olan 1974 yılından itibaren başlayan yurt içi konferanslarım 12 Eylül İhtilaline kadar yoğun olarak devam etmiştir. 12 Eylül 1980 sonrasında bir ara azalmışsa da 2000’li yıllara kadar aralıklarla sürmüştür. Ama 2019’lara kadar da varlığını hep...
BİRİNCİ MECLİSİN İSLAMİ RUHUNA YENİDEN DÖNMEK Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, yalnızca bir savaş meclisi değil; aynı zamanda Anadolu halkının imanını, bağımsızlık iradesini, fedakârlığını ve İslamî-manevî direniş ruhunu taşıyan tarihî bir meşveret zeminiydi. 23 Nisan 1920’de açılan bu Meclis, işgal altındaki bir milletin sadece siyasî varlığını değil, aynı zamanda dinini,...
HERKES BAŞKASININ PUTUNA İBRAHİM! Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli banka hesabını “rızık garantisi” diye kutsayanlar mı? Hazreti İbrahim (a.s.)...
MÜSLÜMANLARIN İSTİKAMET KRİZİ VE SAVRULMA NEDENLERİ Geçmişten Günümüze Bir Kimlik, Bilinç ve Hakikat Muhasebesi İslam tarihi yalnızca zaferlerin, medeniyetlerin ve büyük fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda yönünü kaybeden toplumların, hakikatten uzaklaşan nesillerin, dünya karşısında çözülmeye başlayan bilinçlerin ve istikamet krizlerinin de tarihidir. Çünkü Kur’an’ın ortaya koyduğu hakikat şudur: Bir toplum...