KELİMELERE KEYFİ ANLAM VERİP GÖRÜŞLERİNİ KUR’AN’A ONAYLATMAK Birinci örnek: Zikir kelimesinin hadisleri de kapsadığı iddiası… Geçen sene (2025te) sosyal medyada bir muhterem –sanırım hadis inkârcılarına cevap olarak- şunu paylaştı (aynen alıyorum, imla hataları bana ait değil): “Sünnet (hadisi şerifler) de Vahiydir. Sünneti nebeviyyeyi Resülüllah sallellahu aleyhi ve selleme Allah celle...
BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla insanların önüne gelmektedir. Buna rağmen Müslümanların zihninde ciddi bir dağınıklık...
KÂFİRLERE CENNET HARAMDIR Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve makasıduşşeria bütünlüğünden kopuk ve usülsüz bir yaklaşımla bazı akademisyenlerin Yahudi ve Hıristiyanların da cennetlik olabileceklerini söylemeleri hem yöntemsiz hem de itikaden tehlikeli bir yaklaşımdır. İtikaden tehlikeli, çünkü mü’mine kâfir demek nasıl ki sahibini küfre götürürse; kâfirliği kesin olana mü’min demek de insanı küfre...
KUR’AN’DA HADİS KELİMESİ VE KAVRAM OLARAK HADİS Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Fakat zalimler kendilerine söylenenleri başka sözlerle (kavl ile) değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.” (Bekara 2/59. Bir benzeri: A’raf 7/161-162) Kur’an, ‘hadis’ kelimesini daha çok söz-kelâm ve haber anlamında kullanıyor. Zaten...
KELİMELERİN YERİNİ DEĞİŞTİRMEK Kelimeler ile kastedilen asıl manayı bir tarafa bırakıp onları faklı bir amaç için, hiç ilgisi olmayan anlamda kullanmak… Ya da özellikle kavramlaşmış kelimeleri olduğu gibi anlamak yerine, delilsiz, işine geldiği gibi anlam vermek… Kelimeleri eğip bükmek. Yanlış ve kötü niyetle kullanmak. Bunların hepsi de yanlış tavırlardır. (Mesela;...
A`RÂFTAKİLER VE CENNETLİKLERE HİTABI وَبَیۡنَهُمَا حِجَابࣱۚ وَعَلَى ٱلۡأَعۡرَافِ رِجَالࣱ یَعۡرِفُونَ كُلَّۢا بِسِیمَىٰهُمۡۚ وَنَادَوۡا۟ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ أَن سَلَـٰمٌ عَلَیۡكُمۡۚ لَمۡ یَدۡخُلُوهَا وَهُمۡ یَطۡمَعُونَ İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve A`râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline,...
TUTUCULUK, MUHAFAZAKÂRLIK VE KUR’AN İnsan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğu bağ sayesinde kimliğini ve yönünü tayin eden bir varlıktır. Bu bağ, bazen geleneğe körü körüne bağlılık şeklinde ortaya çıkarken, bazen de geçmişi tümüyle reddeden bir kopuşa dönüşebilmektedir. Dolayısıyla geçmişi kutsallaştıran bir tutuculuk ile tümden yok sayan bir anlayışın, doğru bir...
ELMALILI HAMDİ YAZIR’A GÖRE DİN-DİYANET AYRIMI Din kavramı, İslam düşünce tarihinde hem ilahî kaynağı hem de insan tarafından anlaşılma biçimi bakımından farklı boyutlarda ele alınmıştır. Bu çerçevede Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsiri, “din” ile “diyanet” arasındaki ayrımı doğrudan bir kavram ikiliği olarak değil, Kur’an’ın bütünlüğü içinde ortaya koyan önemli bir yaklaşım...
Din ile Dinî Yorumları Ayırma İşlemini Hangi Usûl ile Kimler Nasıl Yapacak? Özet Bu çalışma, İslâm düşüncesinde din ile dinî yorum arasındaki ayrımı marifet nazariyesi (epistemoloji) çerçevesinde ele almakta ve bu ayrımın hangi usûl, hangi ilmî çerçeve ve hangi ehliyet mertebesiyle tahakkuk ettirilebileceğini müzakere etmektedir. Modern dönemde yaygınlaşan metodolojik belirsizliklerin,...
DİNÎ YORUMLARI ALGILAMA VE TANIMLAMA SORUNUMUZ İnsanların dinle kurduğu ilişki, çoğu zaman sandığımız kadar berrak değildir. Zira çoğu kimse, farkında olmadan “din” ile “dinî olanı”, yani ilâhî olan ile beşerî yorumu birbirine karıştırarak anlamaya çalışmaktadır. Oysa bu iki alanın sınırları doğru çizilmediğinde, ortaya çıkan şey ne tam anlamıyla din olur...
HAKİKATİ BÜKME HEZEYANI VE EBEDÎ HÜSRAN ٱلَّذِینَ یَصُدُّونَ عَن سَبِیلِ ٱللَّهِ وَیَبۡغُونَهَا عِوَجࣰا وَهُم بِٱلۡـَٔاخِرَةِ كَـٰفِرُونَ﴾ Onlar Allah’ın yolundan alıkoyar ve onu çarpık bir hâle sokmak isterler. Onlar aynı zamanda ahireti inkâr ederler. (el-A`râf 7/45) Hakikatin kendi yalın, dik ve sarsılmaz duruşuna tahammül edemeyen birtakım insanlar, neden onu kendi...
KUR’AN’DA «HABÎS (KÖTÜ) BİR KELİME» «Habîs bir kelime-kelimetü’n-habîsetün» Kur’an’da güzel bir sözün (kelimetü’n-tayyibetün) deyiminin zıddı olarak bir âyette geçiyor. (İbrahim 14/26) – Habîs Ne Demektir Bunun aslı ‘ha-bu-se’ fiilidir. Bu da sözlükte; bir şeyin pis, bozuk, kötü, çirkin olması, bir şeyin insana ağır gelmesi, sıkıntılı olması demektir. Masdar olarak habîs...
YETİMİ ÖRSELEMEMEK Kur’ân, “yetimi doyurmamayı, itip kakmayı, dini yalanlamakla eşdeğer tutan” bir kitaptır. Yine Kur’ân’ın yirmiyi aşan âyeti yetim haklarıyla ilgili emirler ve yasaklar içermektedir. Bu emirler içerisinde en çok dikkat çekilen ilk nokta, yetimlerin mallarına dokunmamaktır. İkinci nokta ise yetimlerin eğitilip yeteneklerinin ortaya çıkarılmasıdır. Şimdi, Duhâ/9. âyete baktığımızda,...
RABBİN SÖZÜ (KELİMESİ) TAMAMLANMIŞTIR Kelime bir mana ve maksatla söylenmiş sözdür. Bir kimsenin konuşmasına veya yazdıklarına “bu falancanın kelimesidir” denir. “Rabbinin sözü (kelimetü rabbike), doğruluk (sıdk) ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini (kelimâtihi) değiştirecek kimse yoktur. O (her şeyi) işitendir, bilendir.” (En’âm 6/115) ’Sıdk’; sözde ve işte doğruluk, dürüstlük, gerçeğe...
İMAN, TESLİMİYET VE İHSAN Bakara Sûresi 112 Üzerine Bir Tefekkür بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُ أَجْرُهُ عِندَ رَبِّهِ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ “Hayır! Kim ihsan üzere olarak yüzünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbi katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır” (el-Bakara, 2/112)....