islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

KUR’AN ARAŞTIRMALARI KONGRESİ”NE DAİR NOTLAR

KUR’AN ARAŞTIRMALARI KONGRESİ”NE DAİR NOTLAR

KUR’AN ARAŞTIRMALARI KONGRESİ”NE DAİR NOTLAR

Prof. Dr. Celal Kırca

Yahya Kemal, “Ankara’nın nesini seviyorsunuz?” sorusuna “İstanbul’a dönüşünü” diye  cevap  verirmiş.  Ondaki İstanbul sevgisini, hem “Aziz İstanbul” kitabından, hem de  1957-1971 yılları arasında İstanbul’da okumuş  ve yaşamış biri olarak  ben de  hissetmiştim. Bu sevginin bende pekişmesinde ise Sâmiha Ayverdi’nin “Boğaziçi’nde Tarih” kitabının  da  etkisi olduğunu  düşünüyorum. O yıllardan  bugüne  dek değişik  vesilelerle İstanbul’a  her gelişimde farklı bir İstanbul görüyordum. En son 26-28 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen ve  Fatih Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen CQS (Congress of Qur’anic Studies/Kur’an Araştırmaları  Kongresi’ne “Tefsirin İnterdisipliner Olabilirliği” oturumuna  davetli mentor olarak katılmam  vesilesiyle İstanbul’u – kısmen de olsa- yeniden  görme imkânım oldu.

İstanbul Hava Limanına ilk defa geliyordum, diğer hava limanları gibi değildi, zira  çıkışa gidebilmek için yolu  bulmakta zorluk çektim ve sora sora çıkışı  bulmaya çalıştım; labirent gibi köşelerden dönüp iniş ve çıkışlarla  ancak  dakikalar sonra beni bekleyen  vasıtaya ulaşabilmiştim. Çıkış yerini bulmak zor olsa da gelişte o kadar zorluk çekmedim.  Uçağa bindiğimde Yahya Kemal’in o meşhur sözünü hatırladım ve “Şayet Yahya kemal  bugün yaşasaydı ve benim yaşadıklarımı da o yaşasaydı,  acaba bu cümleyi yine de  söyler miydi? ” diye düşünmeden de  edemedim.  Zira yarım asır önce İstanbul’daki o asude hayatı yaşadıktan sonra senelerce bir taşra şehrinde ikamet eden ve günümüzde İstanbul’daki trafik sorununu ve sıkışıklığını kısa süreli de olsa yaşayan biri olarak Yahya Kemal gibi  düşünemeyeceğimi ve “İstanbul’un nesini seviyorsunuz sorusuna da “Kayseri’ye  dönüşünü”  diye  cevap  verebileceğimi  anladım.

Her ne kadar hayat şartları meşakkatli ve trafik zor olsa da İstanbul’un bir bilim, kültür, sanat ve ekonomi  merkezi olduğu, asla inkar edilemez.  Buna bu kongre vesilesi ile  bir kere daha şahit oldum. Kongrenin yapıldığı yer, Fatih Neslişah Sultan Kültür Merkezi’ydi. Bu yerin, daha önce “Sulukule” diye meşhur olan ve genellikle gecekondulardan oluşan bakımsız yapıların  yer aldığı, altyapı sorunlarının  bulunduğu bir yerleşim alanı olduğu düşünülürse,  yeni şekliyle  bilim ve kültüre hizmet veren  bir mekân haline  dönüştürülmesi, takdire şayan bir gelişme olmuş. Nitekim burada gerçekleştirilen kongreye yerli ve yabancı bir çok bilim  adamının iştirak edip tebliğ sunmaları, bu değişim ve dönüşümün olumlu  veçhesini  yansıtıyordu.

Kayseri’den İstanbul Hava Alanına gelen uçağımız, rötar yaptığı için öğleden önceki  oturumda Prof. Dr. Mehmet Görmez’ in yaptığı “Kur’an Hukuku ve Tefsir Usulü”  başlıklı açılış konferansına  katılamadım.  Ancak üç oturum halinde yapılan paneli ve akşamleyin  de Doç. Dr. Mustafa Demirci’nin solist olarak katıldığı tasavvuf musikisi konserini  dinledim. İkinci  ve üçüncü gün iki salonda devam eden bilimsel konuşmalardan  ilgi duyduğum  konuların ele alındığı her oturuma  katıldım ve yapılan sunumları  takip ettim. 8 Oturum  ve bir panel halinde yapılan bu sunumlarda Batı’da Kur’an Araştırmaları; Mushaf Araştırmaları; Modern Tefsir; Kur’an El Yazma Araştırmaları; Kur’an Dili ve Üslubu   Araştırmaları; Dijital Kur’an Araştırmaları; Tefsir Usulü ve Kıraat Araştırmaları ve Kur’an’ın Nüzul Dönemi’ni ele alan  konularla Kur’an ve Arkeoloji konusu işlendi. Yurt içi ve yurt dışından her biri alanlarında uzman bilim adamlarının sundukları bu tebliğler ve yapılan konuşmalardan ziyadesiyle istifade ettiğimi belirtmeliyim. Özellikle bazı genç akademisyenlerin sundukları tebliğlerdeki, içerik ve sunum tekniği takdire şayandı. İlim adına gelecek için umut vadediyorlardı.

Pazar günü ise akademik hayatımda o güne kadar görmediğim bir uygulamaya şahit oldum: Mentorlük. Bu kavramın, internetteki tanımı şöyle: “Mentor, daha az deneyimli veya gelişmiş bir kişi için danışman veya koç olarak hareket eden, daha deneyimli bir bakış açısıyla uzmanlık ve profesyonel bilgi sağlayan bir kişidir. İlişkinin özünde, tavsiye vermek, destek sağlamak ve yol göstermek vardır. İşe yeni başlayanlara ya da yeni bir sorumluluk üstlenenlere tavsiyeler verir ve kendi bilgi, birikimlerini aktarır. Mentor, Yunan mitolojisinde karşımıza ‘akıl hocası’ olarak çıkar.”

Salon 1. de dört kişi mentorlük yaptı.  Bunlardan biri bendim ve  benim konum da “Tefsirin İnterdisipliner Olabilirliği” idi. Prof. Dr. Sadık Kılıç, “Tefsirin Yeni Meseleler”i; Prof. Dr. M. Akif Koç, ”Tefsir İlminin Kurucu Zihni”   ve Prof. Dr. Taha Boyalık ise “Tefsir Klasiklerine Yeni Yaklaşımlar”  konularında mentorlük yaptılar.

Salon 2. de iki mentor vardı: Prof. Dr.  Nicolal Sinai, The Current Issues and Agenda İn Western Qur’anic Studies ve   Dr. Dirk Hartwing, Three Ways Reading the Qur’an konusunda mentorlük yaptılar.

Yıldız sarayında  gidildi ve orada  Prof. Dr. Abdülhamid Tüfekçioğlu tarafından verilen  Kur’an yazmaları ile ilgili kapsamlı ve görsel bilgilerden sonra Prof. Dr. Angelika Neuwirth, kapanış konferansını yaptı.

Bu seyahatim de bir çok değerli meslektaşımı görmüş oldum. Bunlar arsında İstanbul İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Düzenli, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.  Şehmus Demir;  Prof. Dr. Necmettin Gökkır; Prof. Dr. Şevket Kotan; Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat;  Prof. Dr. Hasan Elik;  Prof. Dr. İsmail Çalışkan; Prof. Dr. Sadık Kılıç, Prof. Dr. Mehmet Akif Koç;  Prof. Dr. Ali Karataş; Prof. Dr. Emrah Dindi ve Dr. Sevim Gelgeç  vardı.  Ayrıca bu kongre vesilesiyle Prof. Dr. Taha Boyalık, Doç. Dr. Veysel Gengil,  arkeolog Prof. Dr. Güngör Karauğuz ve Dr. Eyyup Ay’ ile tanıştım ve konuşmalarından yararlandım. Ayrıca iki gönül dostumla da görüşme imkanı buldum.  Birincisi  talebelik yıllarımızda İstanbul İmam-Hatip Okulu Mezunları Derneğinde birlikte çalıştığım  ve bir zamanların  Süleymaniye hatibi olan Ali Rıza Demircan;  diğeri de  Ordu’da görev yaparken tanıdığım, ara sıra da olsa  merhabalaştığım Cezmi Bayram’dı. Yıllar sonra onlarla görüşmek ve kısa süreli de olsa sohbet etmek bana şevk ve heyecan verdi.

Katılımcılara hediye edilen “Avrupa’da Kur’an, İslâm’ın Kutsal Kitabıyla Avrupa’nın  Karşılaşması” isimli kitaptan da söz etmek gerekiyor ve  bunu zikretmeyi de  bir kadirşinaslık  sayıyorum. 9. Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar geçen süre içinde  Avrupa da yapılan çalışmalar hakkında  derli toplu  bilgilerin yer aldığı  bu kitap,  Necmettin  Gökkır  ve diğer altı  katılımcı tarafından tercüme edilmiş  ve  editörlüğünü de Jan Loop  ve Naima Afif  yapmış. Bu kitapta, Kur’an’ın Batılılar tarafından nasıl algılandığını ve yapılan Kur’an tercümelerin mahiyetini açıklayan son derecede dikkat çekici bilgilerin ve değerlendirmelerin yer aldığı görülüyor.

Asistanlık ve öğretim üyeliği dönemlerimde tatillerde Süleymaniye ve Köprülü Kütüphanelerinde ilmî çalışma çalışmak üzere İstanbul’a her gelişimde rahmetli hocam Prof. Dr. Bekir Topaloğlu’nu da ziyaret ederdim. Bu ziyaretlerimden birinde bana “İstanbul’a sık gidip geliyorsun. Bir özel durum mu var?” demişti. Ben de ona “Taşrada öğrencilerime bilgi aktarıp deşarj oluyorum, İstanbul’a şarj olmaya geliyorum” diye cevap vermiştim. Bu cevabımdan da onun memnun kaldığını anlamıştım. Bu düşüncem bugün de geçerliliğini aynen koruyor. Zira bu kongrede sunulan tebliğlerden ziyadesiyle yararlandığımı ve bilgi dağarcığımı da bir hayli doldurduğumu düşünüyorum. Ayrıca bu kongre vesilesiyle gönül dostlarım ve meslektaşlarımla mülaki olmaktan ve bilgi alış-verişinde bulunmaktan ziyadesiyle  memnun kaldığımı da ifade etmek istiyorum.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Faruk Saban dedi ki:

    selamlar, İlim aşığı bir hocanın talebesi olmak güzel bir nasibmiş,İnşallah daha çok istifade etmeyi rabbim bizlere ikram eder, Sağlık sıhhat ve bereketli çalışmalar yapmayı rabbim fazlasıyla verir saygılar hürmetler değerli hocam

  2. Kemal Turksoy dedi ki:

    Değerli hocam,
    Eskiler der ki; yediğiniz içtiğiniz sizin olsun. Bize gördüklerini anlat. Çok teşekkür ederim. Güzel bir bilgilendirme yapmışsınız. Allah razı olsun. Sanki biz de bu sempozyuma katılmış gibi olduk. Mentor’u ilk defa duymuştum. Öğrenmiş oldum. Akademik bir çalışma… Hayırlara vesile olur İnşaallah… Selam ve saygılarımla…