AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK’E TEVHİDİ İTİRAZ Müslüman İçin Asıl Mesele Laiklik Değil, Allah’ın Egemenlik Hakkıdır AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, yeni anayasada laiklik ilkesinin korunacağını ve partilerinin laiklikten vazgeçmeyeceğini söylemesi, Müslümanlar açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir açıklamadır. Çünkü mesele yalnızca anayasanın bir maddesi değildir. Asıl mesele, hayatı kimin...
SÜNNET KUR’AN’IN TEFSİRİDİR VE UYMAK ZORUNLUDUR Risalet görevini hakkıyla yerine getiren Hz. Muhammed (s.a.v.), Yüce Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde ayetleri beyan etmiştir. Onun beyanı olmasaydı Kur’an’ı hakkıyla anlayamazdık. Ayetlerdeki müşkil manaları, hükümleri, helal ve haramı yüce Allah, Peygamberine öğretmiştir. Mücmel lafızları hadislerden ve sünnetten öğrendik. Müphem denilen zamir, edat ve...
MUHAFAZAKÂR İKTİDAR TARİHİ BİR TERCİHLE KARŞI KARŞIYA Türkiye yeni bir anayasa tartışmasının eşiğinde bulunuyor. Bu tartışma yalnızca hukuk metinlerinin yeniden düzenlenmesi meselesi değildir. Aynı zamanda toplumun hangi değerler üzerine yükseleceği, hangi ilkeleri esas alacağı ve geleceğini hangi referanslarla inşa edeceği sorusudur. Özellikle uzun yıllardır muhafazakâr kimliğiyle siyaset yapan ve geniş...
ANAYASA MİLLETİN İNANCINI YANSITMALIDIR Türkiye’de yeniden anayasa tartışmaları gündeme gelirken, en temel sorulardan biri şudur: Bu anayasa gerçekten milletin inancını, değerlerini ve kimliğini mi yansıtacaktır; yoksa uzun yıllardır olduğu gibi milletin inancından bağımsız bir anlayışın metni olarak mı kalacaktır? Biz Müslümanlar için mesele yalnızca hukuki veya siyasi değildir. Bu mesele,...
İSLAM’IN LAİKLİĞE İTİRAZI: BİR İNANÇ TERCİHİ DEĞİL, EGEMENLİK TASAVVURU TARTIŞMASIDIR Her anayasa tartışmasının yeniden gündeme geldiği dönemlerde, Türkiye’de aynı soru tekrar sorulmaktadır: “Müslümanlar laikliğe neden itiraz ediyor?” Bu soru çoğu zaman yalnızca bir siyasi tercih meselesi gibi ele alınmakta, meselenin inanç, hukuk ve dünya görüşü boyutu ise yeterince tartışılmamaktadır. Oysa...
HAKİKATİN İZİNDE: ÇAĞI DOĞRU OKUMAK İnsanlık tarihi incelendiğinde açıkça görülen en önemli hakikatlerden biri şudur: Toplumları değiştiren asıl güç, çoğu zaman orduların büyüklüğü, ekonomilerin zenginliği veya devletlerin siyasi kudreti değildir. Tarihin akışını belirleyen asıl unsur, insanın dünyayı nasıl anlamlandırdığı, olayları hangi ölçülerle değerlendirdiği ve yaşadığı çağın arka planını ne kadar...
Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’dan Yeni Eser: “Kur’ân-ı Kerîm Işığında Risaletin Tarihi” Okuyucuyla Buluştu İslâm tarihi ve İslâm düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın yeni eseri “Kur’ân-ı Kerîm Işığında Risaletin Tarihi”, Duruş Yayınları etiketiyle yayımlandı. Klasik “Kısas-ı Enbiya” ve “Peygamberler Tarihi” eserlerinden farklı bir yaklaşım ortaya koyan kitap, Kur’an...
DERİN BAKIŞ Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı? Muharrem ayı geldiğinde sokaklarda yine aynı manzaralar yaşanıyor… Evlerde büyük kazanlar kuruluyor. Buğday kaynıyor… Nohut, fasulye, kuru üzüm, incir, kayısı, ceviz… Komşulara tabaklar dağıtılıyor. Çocuklar kapıları çalıyor. Birlik, paylaşma ve bereket konuşuluyor. Ne güzel… Fakat asıl soru şu: Aşure gerçekten sadece...
VAHİY PENCERESİ Modern Dünyanın Altın Buzağıları Musa’nın kavminden birçokları, onun vahiy almak üzere Sina Dağı‘na çıkmasının hemen ardından, süs eşyalarından edindikleri ve rüzgârın etkisiyle böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladılar. Peki, onlar taptıkları bu eski Mısır putunun kendileriyle konuşmaktan bile aciz olduğunu, hele onlara asla doğru yolu gösteremeyeceğini göremiyorlar mıydı? Evet, görmesine görüyorlardı, ama işlerine öyle geldiği için onu tanrı edindiler...
DİNİ, İDEOLOJİLEŞTİREREK SÖMÜRENLER Bizim vazifemiz, İslam’ı Allah’tan geldiği ve Rasûlullah’ın tebliğ ettiği orijinal haliyle kabullenip yaşamaktır. O, herhangi bir dünya görüşü ve hayat tarzına payanda olarak kullanılmak için gelmemiştir. Çünkü İslam’ın kendisi bir hayat tarzıdır. Onun için makamı, mevkii, rütbesi, unvanı, sosyal statüsü, dindeki yeri ve akademik kariyeri ne olursa...
‘HAMİYYETÜ’L-CÂHİLİYYE’ ZİHNİYETİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIMALAR Arif Nihat Asya, meşhur “Naat” nın bir yerinde, “Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” diye yazar. Arif Nihat, bu dizelerle sadece tarihî iki kişiye gönderme yapmıyor, aynı zamanda çağlar...
CİHAD OLMADAN KUDÜS OLMAZ Ubudiyet amacıyla yaratılan insan, bu görevlerini hakkıyla yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle ubudiyet kavramını anlam daraltmasına uğratmak doğru bir yaklaşım değildir. Kur’an’ın diline ve Resulullah(s.)’in uygulamasına vakıf olmayan kimseler yaşadıkları ortam ve kültürden de etkilenerek ibadet konularında da birçok yanlışa düşmüşlerdir. İbadet denilince sadece namaz, zekât, oruç...
KUR’AN’DA AZAP KELİMESİ (KELİMETÜ’L-AZAB) Allah (cc) şöyle buyuruyor: “İnkâr edenler grup grup Cehenneme sevk edilirler. Cehennem’e vardıklarında oranın kapıları açılır ve Cehennem bekçileri (hazene) onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Onlar da “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar...
VAHİY VE AKIL “Objektif” olarak tanımlanan bir filozofun şu sorunun sorulması halinde ne cevap verileceği sorulursa: “Neden vahiy gereklidir? İnsan aklı neden tek başına yeterli değildir?” Bu soruya cevaben: İnsan aklı sınırlıdır. Tarih boyunca insan aklı, tek başına insanlığı kurtuluşa götüren, bütün insanları mutlu eden ve hayatın bütün alanlarını kapsayan...
ÖLÜM KOMASINA GİRMEDEN ÖCALAN DA İSLAM’A EREBİLİR Abdullah Öcalan ile ilgili Odatv’de yayımlanan aşağıdaki yazıyı aynen aktarıyoruz. İslamî iman esaslarıyla hakikati bulamayan insanın iç dünyasındaki sancısı ve savruluşu bitmez. Kur’ânî Vahy’in yardımını almadan soyut akılla varılabilecek sonuç ancak bu kadar olabilir. Savrulma devam edecektir. Dileriz bu manevî yolculuk Marksizm’den İslam’a...
DİNİN ÖLÇÜSÜ NASLAR MI ALIŞKANLIKLARIMIZ MI? Türkiye’de din tartışmalarının merkezinde, çoğu zaman fark edilmeyen bir mesele vardır: Biz gerçekten İslâm’a mı uyuyoruz, yoksa İslâm’ı kendimize mi uyduruyoruz? Asıl soru budur. Çünkü pratikte ortaya çıkan manzara şunu göstermektedir: Dinin ölçüsü, çoğu zaman Kur’an ve sünnet değil; devletin çizdiği sınırlar, toplumun yerleşik...
LAİKLİĞİ ELEŞTİRİLEMEZ KILMAK: HAKİKATİN ÜZERİNE DEVLET MÜHRÜ BASMAK Bir ülkede herhangi bir ilke, ideoloji, tarihsel tercih veya anayasal kavram eleştiriden muaf tutulmak isteniyorsa, orada mesele artık sadece hukuk meselesi değildir; aklın, vicdanın, ilmin ve toplumun geleceği meselesidir. Çünkü eleştirilemeyen her fikir zamanla hakikat olmaktan çıkar, dokunulmaz bir put hâline gelir....