İktidarı ve Muhalefetiyle Ey İslamcılar! Ey Solcular! Neredesiniz? EMEĞİMİZİ SÖMÜREN FAİZLE SAVAŞMALIYIZ Bismillah… “ Sömürücü faizci bir düzene ilkel seküler bir toplumda değil, İslam-Fıtrat çizgisinde birlikte yürüyen medeni bir toplumda karşı çıkılabilir” kaydını koyarak başlayalım. FAİZ İSLAM HUKUKUNDA CEZA GEREKTİRİR SAVAŞ SUÇUDUR Şanı yüce olan Rabbimiz Mekkî Rûm sûresinin...
İslamcılığın altı umdesi Bana göre İslamcılığın altı umdesi vardır. Bir yönetimi, yönetici kadrosunu, bir iktidarı İslamcı olarak isimlendireceksek, aşağıda zikredeceğim altı sosyo politik ideale ve umdeye sadık olması ve icraatında referans olması lazım. İslamcılığın en başta gelen hedefi özgürlüktür, herkes için özgürlük, herkese özgürlük. Özgürlüğü liberallerin veya başka akımların yaptığı...
Bir İdeale Göre Yaşamak Bu cümle, belki yani nesiller için çok fazla önemli görülmeyebilir. Fakat, önceki nesiller için çok önemli bir kavramdı!.. Hayatını günlük basit ihtiyaçlar için geçiren bir grup veya kesim için ideal, boş bir hayal veya avunma olarak düşünüldüğünde, onun kişiye kazandıracağı herhangi bir değeri olmayacaktır. İdeal, insan...
TOKİ’ye Uyarı: 1+1 Daireler, Aileye Darbe Vuruyor Bugün Türkiye’de masum bir konut modeli gibi sunulan 1+1 daireler, aslında çok daha geniş bir toplumsal dönüşümün yapı taşlarıdır. Mesele, “evin metrekaresi” meselesi değildir. Mesele medeniyet tasavvurunun hangi yöne çekildiği meselesidir. Şunu açıkça söyleyelim: Toplumun aile düzeni, konut mimarisi üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor....
MUTLULUĞA ADIM ATMAK MI DÜNYA EVİNE GİRMEK Mİ? Evlenme haberleri magazin basınında duyurulurken genelde “Mutluluğa adım attılar” ya da “Dünya evine girdiler” ifadeleriyle verilir. İlk ifade sanki mutluluğun başlangıcı evlilikmiş gibi bir ön kabul taşır; önceki hayatı göz ardı eder. “Dünya evine girmek” sözünde ise daha gerçekçi bir anlam sezilir:...
Faiz Suç, Bankalar Suçlu mudur? KUR’ÂN VE SÜNNET HUKUKU’NDA FAİZE VE FAİZCİLERE CEZA VAR MIDIR? Bismillah… “Aşağıdaki makalede açıklanan hükümler, ilkel seküler/laik bir toplumda değil Kur’ân ve Sünnet yasalarına göre yapılandırılmış medeni bir toplumda uygulanabilir kurallardır.” kaydını koyarak başlayalım. Şanı yüce olan Rabbimiz Mekkî Rûm sûresinin 39. âyetinde faizi...
Hamasetten Gerçeğe Siyasetin Sınavı Bugünlerde siyaset sahnesinde gözlemlediğimiz manzaralar, sadece bir iktidar arayışından öte, ülkenin geleceğini ipotek altına alabilecek derin bir kutuplaşmanın ve hamaset dilinin yükselişini gösteriyor. Özellikle muhalefet kanadının, “iktidar olmak uğruna” yürüttüğü siyasetin vatandaşta yarattığı etki, endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Bu siyaset dili, ne yazık ki, yapıcı...
BİR TASAVVUR SORUNUMUZ: KUR’AN NEDİR NE DEĞİLDİR? Kur’an tasavvuru konusunda genellikle Müslümanların, kafalarının bir hayli karışık olduğu anlaşılıyor. Nitekim Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 7-9 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve altmışın üzerinde bilim adamının katıldığı üçüncü “Kur’an Mealleri Sempozyumu” nda sunulan bazı tebliğlerden bu karışıklığın, devam ettiğini...
DAVETİMİZ HERKESE! Kendimden başlayayım. “Dinle ey nefsim!” Allah (cc) “kendini kınayan nefse” yemin eder. Kendimiz derken, kendi nefsimiz, ailemiz, ülkemiz, halkımız, kadınlar, erkekler, cemaat, tarikat, parti, hepsi aslında nefislerin yoğunlaştığı yerlerdir. Unutmayın, “Vel asr” da, bütün nefsiler için hüsran uyarısı olarak yapılır. Çoğunluk değil, herkes bu kapsamda, aklananlar, “iman edenler,...
KIYÂMET KAPIYA DAYANDI Kamer Sûresi’nin ilk âyeti “Son saat yaklaştı” uyarısıyla başlamaktadır. Âyette yaklaşma anlamındaki “ıkterebe” fiili, deyimsel olarak “evin yakınına konmak” anlamına gelmekte ve Türkçedeki “kapıya dayanmak” deyimine benzemektedir. Anlaşılıyor ki, son saat beklenen ve mutlak gerçekleşecek olan “Kıyâmet” olgusuna işâret etmektedir. Zaten âyetin ifâdesinin “geçmiş zaman” kipi ile...
ARILAR’A, KELEBEKLER’E, UĞUR BÖCEKLERİ’NE ELVEDA! Evet, Arılar’a, Kelebekler’e, Uğur böcekleri’ne “elveda” derken, onların başına gelenlerin yarın bizim başımıza gelmeyeceğinden emin misiniz? Onlar gibi binlercesi var daha. Onlardan en değersiz gördüğünüz biri bile bizi terkettiğinde biliminiz, teknolojiniz ve ekonominiz onu yeniden getirmeye yetmeyecektir ve onun sizin için ne yaptığını onu kaybettiğiniz...
İslamcılık üzerine Sıkça İslamcılığın öldüğüne dair iddialar atılır, bunlar dilek ve temennilerden ibarettir; ne İslamcılık ölür ne İslamiyet. Peki, İslamcılık nedir? Belki öncelikle İslamcılığın ne olduğunu, ne anlama geldiğini anlamak ve anlatmak gerekir. Bana göre İslamcılık, İslam’ın ana kaynaklarına göre yeni bir insan tanımı, yeni bir toplum, yeni bir iktidar,...
Devletin Dini İslâm Olsaydı… İslâmın temel hedefi, bireyin ve toplumun dünya-ahiret saadetini temin etmektir. Bu çerçevede kumar, içki, faiz, zina, fuhuş, uyuşturucu, cinsî sapkınlıklar ve medya yoluyla işlenen ahlâkî yozlaşmalar İslâm hukuk sisteminde yasaktır. Bir toplumun yasaları, o toplumun hangi değerlere inandığını gösterir. İslâm, yalnızca ibadetleri düzenleyen bir din değil;...
Cennetten Dünyaya: İmtihanın Başlangıcı İnsanın yeryüzündeki varlığı üzerine düşünmek, aslında kendi iç dünyamıza bakmaktır. Hz. Âdem’in hikâyesi, günümüze âdeta bir projeksiyon tutar. A‘râf sûresinin 24. ayetinde olduğu gibi “Kiminiz kiminize düşman olarak inin…” hitabında, insanın hem dışındaki hem içindeki mücadele hatırlatılır. Bu düşmanlık; nefisle, şeytanla ve bazen kendi zaaflarımızla süren...
Anma mı, Dayatma mı? Bir çocuğa kimi seveceğini, nasıl anacağını öğretmek; ona sevgiyi değil, itaati öğretmektir. Oysa sevgi, ancak özgür bir kalpte filizlenir. Geçtiğimiz günlerde 6-8 yaşlarında iki çocuğun konuşmasına kulak misafiri oldum. Küçük olan coşkuyla, “Ben dünyada en çok Galatasaray’ı seviyorum!” dedi. Diğeri ise ciddi bir edayla uyardı: “Hayır,...
SELÎM İLE NİTELENEN ÜÇ DİNAMİK DUYGU Selim nitelemesiyle gelen üç önemli kavram var: Kalb-i selîm, zevk-i selîm ve akl-ı selîm Bu üç önemli dinamik hem şahsiyetin oluşmasına katkı sağlar, hem de kişiliği korumada birer imkandırlar. Müslümanların akl-i selîme, sonra kalb-i selîme, bunların şekillendirdiği zevk-i selîme sahip olmaları gerekir. Önce selîm...
PUT VE PUTÇULUK Put ve putçuluğun, şüphesiz ki insanlık tarihiyle aynı yaşta olduğu tartışmadan uzaktır. Bunun böyle olduğunu, Allah tarafından her kavme bir resul göndermesinden anlayabiliyoruz. İnsanlar ne zaman Allah’ın yolundan ayrılmışsa, Allah da rahmetinin bir göstergesi olarak, sapan kullarına kendi yolunu göstersin diye resuller göndermiştir. Put ve putçuluğu gerek...
Felsefi Düşünmenin Neliği Üzerine… Felsefi düşünmeyi, salt belirli bir felsefe ile sınırlandırarak düşünmeye yönelik tepkisel bir tavır geliştirmek, üçüncü dünya ülkeleri ve müslüman ülkelerin yeni aydınlarında açığa çıkan bir olgu olarak öne çıkmaktadır. Din ve dini düşünceye yönelik tepkisel bir tavır üzerinden, felsefeye davet etmenin kendinde içkin bir tutarsızlığı da...